İçinde DOK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dok" olan, toplam 176 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dok bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dok ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dok olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DOKUZALTMIŞBEŞLİK, NÖROENDOKRİNOLOJİ

16 harfli kelimeler

MİYOENDOKARDİTİS

15 harfli kelimeler

ANDROMETODOKSİN, ENDOKRİNOLOJİST, ENDOKRİNOTERAPİ, SUBENDOKARDİYAL

14 harfli kelimeler

ENDOKRİNOLOJİK

13 harfli kelimeler

DOKUNULMAZLIK, DOKÜMANTASYON, ENDOKRİNOLOJİ, DOKUZDEĞİRMEN, ENDOKARDİOZİS, ENDOKRİNOPATİ, KNEMİDOKOPTES, KORDOKARSİNOM

12 harfli kelimeler

DOKUNAKLILIK, DOKUZUNCULUK, ONDOKUZMAYIS, BAŞDOKTORLUK, DOKSORUBİSİN, DOKUNUVERMEK, DOKUYABİLMEK, ENDOKARDİTİS, ENDOKARDİYAL, ENDOKARDİYUM, ENDOKUTİKULA, ENDOKÜTİKÜLA, İMİDOKSANTİN, KOLEDOKOTOMİ, NÖROENDOKRİN

11 harfli kelimeler

DOKUMACILIK, DOKUNDURMAK, DOKUNMABANA, DOKUYUCULUK, ORTODOKSLUK, DOKSİSİKLİN, DOKTORCULUK, DOKUNUVERME, DOKUYABİLME, DOKUZARLAMA, DOKUZÇELTİK, DOKUZLATMAK, DOKÜŞTÜRMEK, ENDOKOLİTİS, ENDOKÜTİKÜL, KLADOKARPUS, PRİDOKSAMİN, SÜLFADOKSİN

10 harfli kelimeler

DOKSANINCI, DOKTORASIZ, DOKUMAHANE, DOKUNCASIZ, DOKUNDURMA, DOKUNULMAK, DOKUNULMAZ, DOKÜMANTER, PARADOKSAL, DOKSANARLI, DOKTORGÖZÜ, DOKURCUNLU, DOKUZÇAVUŞ, DOKUZDANLU, DOKUZGÖBEK, DOKUZHÜYÜK, DOKUZKONAK, DOKUZPINAR, DOKUZTEKNE, ENDOKARANS, ENDOKORYON, HETERODOKS, RODOKROZİT

9 harfli kelimeler

DOKSANLIK, DOKTORALI, DOKTORLUK, DOKUNAKLI, DOKUNCALI, DOKUNULMA, DOKUZUNCU, BAŞDOKTOR, DOKALAMAK, DOKANAKLI, DOKLAŞMAK, DOKSANDAN, DOKSAPRAM, DOKUZAĞAÇ, DOKUZARLI, DOKUZELMA, DOKUZOĞUL, DOKUZTEPE, KOLEDOKUS, PRİDOKSAL, PRİDOKSİN, PSÖDOKİST

8 harfli kelimeler

DOKSANAR, DOKUMACI, DOKUMALI, DOKUNMAK, DOKUNSAL, DOKURCUK, DOKURCUN, DOKUTMAK, DOKUYUCU, DOKUZGEN, DOKUZTAŞ, ENDOKRİN, ORTODOKS, PARADOKS, DOKANMAK, DOKAŞMAK, DOKTAMAK, DOKURCUM, DOKURMAK, DOKUŞMAK, DOKUZÇAM, DOKUZDAL, DOKUZDAM, DOKUZKAT, DOKUZKÖY, DOKUZLAR, DOKUZTAY, DOKUZYOL, DOKÜRGEN, ENDOKARD, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

DOKTORA, DOKTRİN, DOKUMAK, DOKUNAÇ, DOKUNCA, DOKUNMA, DOKUNUM, DOKUNUŞ, DOKUSUZ, DOKUTMA, DOKUYUŞ, DOKUZAR, DOKUZLU, DOKÜMAN, KOLEDOK, DİLDOKU, DOKAMAK, DOKMİOS, DOKUSAN, DOKUZAN, ENDOKİT

6 harfli kelimeler

BULDOK, DOKSAN, DOKTOR, DOKUMA, REDOKS, DOKDOK, DOKDUR, DOKGUZ, DOKKIZ, DOKKUK, DOKKUZ, DOKMEK, DOKŞAN, DOKTUR, DOKUZA, DOKZAN, KONDOK

5 harfli kelimeler

DOKUZ, PADOK, AYDOK, BADOK, DOKIZ, DOKKA, DOKUR, DOKUS, DOKUŞ, KODOK

4 harfli kelimeler

DOKU

3 harfli kelimeler

DOK

Bazı kelimelerin anlamları

DOK

Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.

DOKUZALTMIŞBEŞLİK

Namlusu 9,65 milimetre çapında olan bir tabanca türü.

ENDOKARDİOZİS

Kalp kapakçıklarında kronik fibrozis, kapakçıkların serbest uçlarında nodüler kalınlaşmayla belirgin, sol kalp yetersizliğine neden olan ve nedeni bilinmeyen köpeklerin en yaygın kalp hastalığı.

ENDOKRİNOTERAPİ

Hormon tedavisi.

DOKUNULMAZLIK

Dokunulmaz, ilişilmez, karışılmaz olma durumu, masuniyet. Anayasa veya uluslararası gelenekler gereğince, kişilere tanınan ilişilmez olma durumu.

ENDOKRİNOLOJİST

Endokrinolojiyle ilgilenen bilim adamı.

DOKUZDEĞİRMEN

Düzce şehri, Cumayeri ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum kenti, Oltu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

SUBENDOKARDİYAL

Endokard altı, endokard altında bulunan.

ENDOKRİNOLOJİK

İç salgı bilimsel.

ENDOKRİNOLOJİ

İç salgı bilimi.

NÖROENDOKRİNOLOJİ

Sinir sistemiyle iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.

ENDOKRİNOPATİ

İç salgı bezlerinin bozukluğundan kaynaklanan hastalık hâli.

ANDROMETODOKSİN

Kimi Fundagiller ailesindeki bitkilerde bulunan ve geviş getirenlerde salya artışı, sancı, kusma, ayakta duramama, sendeleme, kollaps ve ölümle belirgin olan öncelikli "vagus" uyarımını sağlayan, sonra ise hem bu siniri hem de çizgili kaslardaki sinir uçlarını felce uğratan bir bitkisel zehir, greyonotoksin.

KNEMİDOKOPTES

Akarların bir cinsi.

DOKÜMANTASYON

Belgeleme.

MİYOENDOKARDİTİS

Miyokart ve endokardın birlikte yangısı.

  -   -   -  

Anlamında DOK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

ALPAKA

Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.

AHTAPOT

Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

AMFİZEM

Doku ve organlarda sıra dışı hava toplanması.

AĞIR

Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.

ACIMSI

Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.

ANGORA

Ankara keçisinin kılından veya tavşanının tüyünden elde edilen iplikle dokunan (giysi).

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

ALACA

Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.

ALTMIŞ

Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 60 ve LX rakamlarının adı. Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ALBÜMİN

Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ASİMİLASYON

Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ALTMIŞINCI

Altmış sıfatının sıra bildiren biçimi, sırada elli dokuzuncudan sonra gelen.

APRE

Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.

ACILIK

Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.