Kelimeler arşivinde; içinde "dis" olan, toplam 209 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dis bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dis ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dis olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DENİZKEDİSİGİLLER
ADDİSONHASTALIĞI, DİSKOSPONDİLİTİS, GASTRODİSKİYOZİS, GONİYODİSGENEZİS, KONDRODİSTROFİYA, RAGAMUFFİNKEDİSİ
DİSARTİKÜLASYON, DİSMİYELİNASYON, DİSOSTEOGENEZİS, GASTRODİSCOİDES, MİKRODİSEKSİYON, TONKİNESEKEDİSİ, YAHUDİSEVMEZLİK
BAŞMÜHENDİSLİK, DİSİPLİNSİZLİK, DİSİNTEGRASYON, DİSKONDROPLAZİ, DİSNEYFİKASYON, DİSTRİBÜTÖRLÜK, DİSVİTAMİNOZİS, HERMAFRODİSMUS, KONDRODİSPLAZİ, KONDRODİSTROFİ, MUNCHKİNKEDİSİ, NEBELUNGKEDİSİ, ODONTODİSTROFİ, PREDİSPOZİSYON, PSİKODİSLEPTİK, REDİSTRİBÜSYON, SAVANNAHKEDİSİ, TİFFANİEKEDİSİ
DİSPONİBİLİTE, ANSİKLOPEDİST, DİSADRENALİZM, DİSİPLİNSİZCE, DİSKOBLASTULA, DİSKOLORASYON, DİSPROTEİNEMİ, OSTEODİSTROFİ, RAGDOLLKEDİSİ, REDİSLOKASYON
DİSİMİLASYON, MÜHENDİSHANE, PROPAGANDİST, DİSFONKSİYON, DİSKERATOZİS, DİSKJOKEYLİK, DİSSEMİNATUS, DİSTİŞİYAZİS, DİSTOMATOZİS, GASTRODİSCUS, LAPERMKEDİSİ, PEDİSELLERYA, RADİSİDASYON, SLATEHİNDİSİ, SOKOKEKEDİSİ, SOMALİKEDİSİ, TREMATODİSİT
AGRANDİSMAN, BAŞMÜHENDİS, DENİZKEDİSİ, DİSİPLİNSİZ, DİSKALİFİYE, DİSTRİBÜTÖR, KREDİSİZLİK, MÜHENDİSLİK, PANDİSPANYA, TRADİSYONEL, DİSGERMİNOM, DİSİMLASYON, DİSİNFEKTAN, DİSLOKASYON, DİSMOTİLİTE, DİSPEÇÇİLİK, DİSPOZİSYON, DİSSEPİMENT, DİSSOLÜSYON, DİSTİKLAMAK, DİSTİLASYON, DİSTORSİYON, HİRUDİSİDAL, KEDİSIRNAĞI, MAYISYEDİSİ, MERKELDİSKİ, NEMATODİSİT, PNÖMODİSPNÖ, POLİDİSPERS
AGRANDİSÖR, ASPİDİSTRA, DİSPROSYUM, KENDİSİNCE, ORTOPEDİST, BLASTODİSK, DİSAKKARİT, DİSEKSİYON, DİSGALAKSİ, DİSGENEZİS, DİSİPLİNLİ, DİSKOGRAFİ, DİSMORFİYA, DİSOSTOZİS, DİSOTONOMİ, DİSPLASTİK, DİSTORTİON, DİSÜLFİRAM, SESTODİSİT, YEDİSALKIM
APANDİSİT, DİSİPLİNE, DİSKÇİLİK, DİSKJOKEY, DİSPANSER, HADİSESİZ, HAYDİSENE, KONDİSYON, KÜLKEDİSİ, SADİSTLİK, TRADİSYON, DİSKÇALAR, DİSBANSER, DİSEFALUS, DİSENTRİK, DİSHİDROZ, DİSKIRASİ, DİSKİNEZİ, DİSKİNMEK, DİSOREKSİ, DİSPARÖNİ, DİSPENSIR, DİSPNOTİK, DİSRAFİZM, DİSSEMİNE, DİSTEGİYA, DİSTEMPER, DİSTROFİK, HİRUDİSİT, İYODİSMUS, Devamını Oku »»
DİSİPLİN, DİSKOTEK, DİSPEÇÇİ, HADİSELİ, HADİSENE, MODİSTRA, MUHADDİS, MÜHENDİS, SADİSTÇE, DİSİZYON, DİSPEPSİ, DİSPİREM, DİSPLAZİ, DİSRİTMİ, DİSTALİS, DİSTOSYA, DİSTROFİ, KREDİSİZ, MONADİST
ADİSYON, APANDİS, EDİSYON, HAVADİS, DİSEMEK, DİSFAJİ, DİSKOİT, DİSRAFİ, DİSTONİ, DİSTOPİ, DİSTORT, DİSÜRİK, HADİSAT, HİNDİSE, KENDİSİ, NEDİSEN, PATADİS, PEDİSEL
BUDİST, DİSKÇİ, DİSKET, DİSKUR, DİSPEÇ, HADİSE, SADİST, TAKDİS, TESDİS, YEDİSU, DİSKUS, DİSPNE, DİSPNÖ, DİSTAL, DİSTEN, DİSTİR, DİSTOM, DİSÜRİ, HEDİSE, NÜDİST
DİSKO, HADİS, İNDİS, BADİS, DİSİK, DİSSİ, KADİS, LADİS, PEDİS
DİSK
DİS
DİS
Engel, olumsuzluk.
GASTRODİSCOİDES
Paramphistomatidae ailesinde bulunan birçok türü bağırsaklarda parazitlenen trematod cinsi, Gastrodiscus.
GASTRODİSKİYOZİS
Gastrodiscoides hominis'in neden olduğu enfeksiyon.
GONİYODİSGENEZİS
İridokorneal açıyı dolduran mezenkimin atrofisi veya ligamentum pektinatumu oluşturan ipliklerdeki yoğunlaşma yetersizliğinden kaynaklanan gözün filtrasyon açısının yapılış bozukluğu. Kimi köpek ırklarında baskın, kalıtsal ailevi bir bozukluk olarak görülür.
BAŞMÜHENDİSLİK
Başmühendis olma durumu. Başmühendisin yaptığı iş.
DİSOSTEOGENEZİS
Kusurlu kemikleşme.
DİSARTİKÜLASYON
Dezartikülasyon.
DENİZKEDİSİGİLLER
Balıklar (Pisces) sınıfının, keski solungaçlılar (Elasmobranchii) alt sınıfının, tüm başlılar (Holocephali) takımından, vücutları uzun, başları basık, göğüs ve karın yüzgeçleri geniş olan türlere sahip bir familya. (Chimaeridae),takımına giren bir familyası. Vücutları uzun, başları basık, göğüs ve karın yüzgeçleri geniş olur. Deniz kedisi (Chimare monstrosa)iyi bilinen türüdür.
DİSKOSPONDİLİTİS
Omurlar arası diskin komşu omurlardaki osteomiyelitisle birlikte seyreden yangısı. Bakteriler, travma, mantarlar ve hareket eden yabancı cisimlere bağlı olarak biçimlenir.
KONDRODİSTROFİYA
Kıkırdağın normal dışı gelişimiyle belirgin bozukluk, kondrodistrofi.
TONKİNESEKEDİSİ
Kuzey Amerika ve Asya'dan köken alan, 1960 yılında Siyam ve Burmese ırklarının birleştirilmesiyle geliştirilmiş, Siyam'ların vücut yapısı ve Burmese'lerin etkileyici güzelliklerinin birleşmesiyle oluşmuş, tüyleri ve gözlerinin parlaklığıyla inanılmaz bir güzelliğe sahip, rengi açık kahve tonları, krem ve şampanya rengi karışımı, uçuk mavi gri ve pembe tonları genelde bu renklerin karışımı kulak, yüz ve ayaklarda giderek koyulaşan, gözleri açık yeşil veya mavi renkli, güvenilir, meraklı, sahibine bağlı ve duygusal yapıda, kısa tüylü kedi ırkı.
YAHUDİSEVMEZLİK
Bir ülke halkına genel olarak tanınmakta olan toplumsal ve yasal haklardan Yahudi kökenli yurttaşların yararlanmasına sözle ya da eylemle karşı koyma. 2-Genel olarak: Yahudilerin azınlık olarak bulundukları toplumlarda Yahudi ekininin o toplumun gönencine aykırı olduğu gerekçesiyle aşağılanması.
MİKRODİSEKSİYON
Mikroskop altında ince iğneler araciyle doku ve gözelere yapılan diseksiyon.
ADDİSONHASTALIĞI
Birincil hipoadrenokortisizm.
DİSMİYELİNASYON
Miyelinin hatalı sentezlenmesi.
RAGAMUFFİNKEDİSİ
Amerika'dan köken alan, muhtemelen vahşi kedilerin Burmese ve Birman ırkı kedilerle birleştirilmesi sonucu geliştirilmiş, yüzünde siyamlar gibi siyah veya kahve maske bulunabilen, kulak çevreleri koyu çizgilerle çevrili, tüyleri yumuşak, sık, ipeksi, pelüşe benzeyen ve baş bölgesinde yele şeklini almış, rengi genellikle tek renkli, mühürlü, tekir, kaplumbağa deseni, vaşak ve vizon, renkleri farklı olmasına rağmen gözleri genellikle parlak ve derin mavi renkli, kuyruğu uzun ve kuş tüyü görünümünde bol tüyle kaplı, ergenliğe geçişleri diğer kedilere göre daha yavaş, uysal, sıcakkanlı, sevecen, yarı uzun tüylü kedi ırkı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
AMBERBU
Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü.
ALPYILDIZI
Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).
ANTİJEN
Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
ADLANMAK
Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.
APORT
Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
APANDİSİT
Apandisin iltihaplanması.
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
ARANMAK
Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ASPİRATÖR
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.
ARKALANMAK
Kendisine yardım edilmek, destek olunmak.
ALTAYCA
Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.
ANSİKLOPEDİCİ
Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.
ALICI
Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.