Kelimeler arşivi içinde; sonunda "diş" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu diş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında diş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde diş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KUTNAKDİŞ
REDDEDİŞ, TARAKDİŞ, SEYİRDİŞ, MÜHEDDİŞ, MÖFETDİŞ, KÜRSÜDİŞ, DEFNEDİŞ
DİŞEDİŞ, UZUNDİŞ, DANADİŞ, DEFEDİŞ, AFFEDİŞ, AKSEDİŞ, ARKİDİŞ
DİŞDİŞ, YİDDİŞ, DÜZDİŞ, GANDİŞ
İĞDİŞ, BİDİŞ, DADİŞ, GIDİŞ, GEDİŞ, GİDİŞ
İDİŞ, EDİŞ
DİŞ
DİŞ
Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.
SEYİRDİŞ
Koşma süresi, koşum.
KÜRSÜDİŞ
Azıdişi.
DANADİŞ
Danaburnu.
KUTNAKDİŞ
Azıdişi.
ARKİDİŞ
Arkadaş.
DİŞEDİŞ
Bir saldırının öcünün, uğranılan zarara eş bir zarar verdirilerek saldırgandan alınması geleneği.
AFFEDİŞ
Bağışlayış.
TARAKDİŞ
Kuşlar (Aves) sınıfının, kazlar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, erkeğinin başı parlak ve koyu yeşil, başının gerisinde tepeden sarkan ve enseden kabaran iki tüy demeti bulunan, yurdumuzun Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerinde kışlayan, deniz, göl ve nehir kenarlarında yaşayan, yuvalarını yere yapan göçmen bir tür. Tepeli ördek, tepeli testereburun.
DEFNEDİŞ
Defnetme işi.
MÖFETDİŞ
Arapça kökenli müfettiş: müfettiş.
UZUNDİŞ
Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan ve bir ekbileziğiyle bir ters somunu alacak uzunlukta açılmış vida.
MÜHEDDİŞ
Müfettiş.
AKSEDİŞ
Aksetme işi.
DEFEDİŞ
Defetme işi.
REDDEDİŞ
Reddetme işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BERAT
Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.
AZI
Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.
ARPALIK
Arpa ekilen yer, arpa tarlası. Karşılıksız yarar sağlanılan yer veya kimse, yemlik. Osmanlılarda memurlara görevleri sırasında maaşlarına ek olarak, görevden ayrıldıktan sonra ise bir tür emeklilik maaşı olarak verilen gelir. Hayvanın dişinde bulunan ve hayvan yaşlandıkça silindiği için yaşını belli eden bir nişan. Arpa konulan yer.
BAŞMAKLIK
Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.
ARKEGON
Eğrelti otlarında, bütün kara yosunlarında, bazı su yosunlarında ve açık tohumlularda görülen dişilik organı.
ASLIK
Kısır olan (kadın veya dişi hayvan).
BAR
Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.
AYKIRI
Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.
ALÇI
Alçı taşının pişirilip toz durumuna getirilmesinden elde edilerek yapılarda, sanatta, mimarlıkta ve dişçilikte kullanılan madde.
BARDO
Aygır ile dişi eşek çiftleşmesinden üretilen hayvan.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
ANADUT
Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.
AM
Dişilik organı. Amerikyum elementinin simgesi.
AZİMET
Gidiş.
BAKİRE
Cinsel ilişkide bulunmamış (dişi), kızoğlan, kızoğlankız, erden.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AKZAMBAK
Zambakgillerden, süs bitkisi olarak yetiştirilen, çiçeği diş ve yüz şişlerinin tedavisinde kullanılan bir bitki (Lilium candidum).
ANNE
Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.
BIÇKI
Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. Saraç bıçağı. Motorla çalışan bir tür güçlü testere. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.