Kelimeler arşivi içinde; başında "dis" olan, toplam 108 adet kelime bulunmaktadır. dis ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dis ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dis olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİSKOSPONDİLİTİS
DİSARTİKÜLASYON, DİSMİYELİNASYON, DİSOSTEOGENEZİS
DİSİNTEGRASYON, DİSİPLİNSİZLİK, DİSKONDROPLAZİ, DİSNEYFİKASYON, DİSTRİBÜTÖRLÜK, DİSVİTAMİNOZİS
DİSADRENALİZM, DİSİPLİNSİZCE, DİSKOBLASTULA, DİSKOLORASYON, DİSPONİBİLİTE, DİSPROTEİNEMİ
DİSFONKSİYON, DİSİMİLASYON, DİSKERATOZİS, DİSKJOKEYLİK, DİSSEMİNATUS, DİSTİŞİYAZİS, DİSTOMATOZİS
DİSGERMİNOM, DİSİMLASYON, DİSİNFEKTAN, DİSİPLİNSİZ, DİSKALİFİYE, DİSLOKASYON, DİSMOTİLİTE, DİSPEÇÇİLİK, DİSPOZİSYON, DİSSEPİMENT, DİSSOLÜSYON, DİSTİKLAMAK, DİSTİLASYON, DİSTORSİYON, DİSTRİBÜTÖR
DİSAKKARİT, DİSEKSİYON, DİSGALAKSİ, DİSGENEZİS, DİSİPLİNLİ, DİSKOGRAFİ, DİSMORFİYA, DİSOSTOZİS, DİSOTONOMİ, DİSPLASTİK, DİSPROSYUM, DİSTORTİON, DİSÜLFİRAM
DİSBANSER, DİSEFALUS, DİSENTRİK, DİSHİDROZ, DİSİPLİNE, DİSKÇALAR, DİSKÇİLİK, DİSKIRASİ, DİSKİNEZİ, DİSKİNMEK, DİSKJOKEY, DİSOREKSİ, DİSPANSER, DİSPARÖNİ, DİSPENSIR, DİSPNOTİK, DİSRAFİZM, DİSSEMİNE, DİSTEGİYA, DİSTEMPER, DİSTROFİK
DİSİPLİN, DİSİZYON, DİSKOTEK, DİSPEÇÇİ, DİSPEPSİ, DİSPİREM, DİSPLAZİ, DİSRİTMİ, DİSTALİS, DİSTOSYA, DİSTROFİ
DİSEMEK, DİSFAJİ, DİSKOİT, DİSRAFİ, DİSTONİ, DİSTOPİ, DİSTORT, DİSÜRİK
DİSKÇİ, DİSKET, DİSKUR, DİSKUS, DİSPEÇ, DİSPNE, DİSPNÖ, DİSTAL, DİSTEN, DİSTİR, DİSTOM, DİSÜRİ
DİSİK, DİSKO, DİSSİ
DİSK
DİS
DİS
Engel, olumsuzluk.
DİSKOSPONDİLİTİS
Omurlar arası diskin komşu omurlardaki osteomiyelitisle birlikte seyreden yangısı. Bakteriler, travma, mantarlar ve hareket eden yabancı cisimlere bağlı olarak biçimlenir.
DİSVİTAMİNOZİS
Vitamin eksikliği veya fazlalığı nedeniyle oluşan bozukluk.
DİSTRİBÜTÖRLÜK
Distribütörün yaptığı iş, dağıtıcılık.
DİSNEYFİKASYON
Hayvanların insanlara özgü bazı karakteristik ve kültürel özellikler göstermesi.
DİSKOLORASYON
Normal rengini kaybetme, renk değişikliği.
DİSADRENALİZM
Adrenalizm.
DİSİPLİNSİZLİK
Disiplinsiz olma durumu.
DİSMİYELİNASYON
Miyelinin hatalı sentezlenmesi.
DİSKOBLASTULA
Kanatlıların embriyolojik gelişmelerinde morulayı izleyen evredeki blastula. Disk biçimindeki blastoderm tabakası gelişerek diskoblastulayı biçimlendirir.
DİSİNTEGRASYON
Ağız yoluyla alınan katı ilaç şekillerinin ufak taneciklere parçalanması işlemi.
DİSİPLİNSİZCE
Disiplinsiz bir biçimde.
DİSOSTEOGENEZİS
Kusurlu kemikleşme.
DİSPONİBİLİTE
Bankalarda mevcut nakit ve derhâl paraya çevrilebilecek kıymet.
DİSARTİKÜLASYON
Dezartikülasyon.
DİSKONDROPLAZİ
Uzun kemiklerin uç kısımlarında kıkırdak dokuda gelişimin durması nedeniyle, baş ve gövdenin normal olmasına karşın, kol ve bacakların kısa kalmasıyla belirgin bir iskelet yapılış bozukluğu.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANSİKLOPEDİCİ
Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.
ASPİRATÖR
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ANTİJEN
Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.
APORT
Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü.
ALINMAK
Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.
ALTAYCA
Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
ALO
Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.
APANDİSİT
Apandisin iltihaplanması.
ADLANMAK
Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.
ALICI
Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
ARANMAK
Arama işine konu olmak. Kendi kendine bir şeyler aramak. İsteklisi bulunmak. Olumsuz, kötü davranışlarda bulunarak zor duruma düşmek. Eksikliği duyulmak. Şart koşulmak. Kendisine eş ya da sevgili aramak.
ARKALANMAK
Kendisine yardım edilmek, destek olunmak.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
ALPYILDIZI
Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).
AMBERBU
Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun taneli bir pirinç türü.