Kelimeler arşivinde; içinde "derlem" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde derlem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu derlem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında derlem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DERLEMECİLİK
DERLEMCİLİK, DÖNDERLEMEK
BONDERLEME, DÖRDERLEME, GÜDERLEMEK, HEDERLEMEK, KADERLEMEK, KEDERLEMEK
DERLEMECİ, GİDERLEME
DERLEMCİ, DERLEMEK
DERLEME
DERLEM
DERLEM
Koleksiyon. Bir dilin türlü kullanım alanlarından derlenmiş örneklerinin dil bilgisi ve kuramsal dil bilimi araştırmalarında kullanılmak üzere bilgisayar tarafından okunabilecek biçimde bir araya getirilmiş kümesi.
KEDERLEMEK
Engel olmak, engellemek.
DERLEMCİLİK
Koleksiyonculuk.
BONDERLEME
Boyamadan önce, metal yüzeylere ince bir fosfat örtü uygulama işlemi.
DERLEMCİ
Koleksiyoncu.
KADERLEMEK
Takdir etmek, mukadder kılmak.
DÖRDERLEME
Bir gazelin her koşasının üzerine ikişer dize eklenerek dördere çıkarılması. (Eklenen dizeler koşanın birinci dizesiyle uyaklanır.).
GİDERLEME
Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. Mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri.
HEDERLEMEK
Ansızın ürkmek.
DÖNDERLEMEK
Döndürmek, bir şeyin altını üstüne getirmek.
DERLEMECİLİK
Derleyicilik.
DERLEME
Derlemek işi, tedvin. Seçilip toplanmış.
DERLEMECİ
Derleyici.
DERLEMEK
Seçme yaparak toplamak, bir araya getirmek, tedvin etmek. Düzgün bir biçimde toplamak.
GÜDERLEMEK
Karıştırmak (yemek için).
Bu bölümde tanımı içerisinde DERLEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOLEKSİYONCU
Koleksiyon yapmaya meraklı kimse, derlemci.
DERLEYİCİLİK
Derleyicinin yaptığı iş, derlemecilik.
BELİTKE
Bir bilimde ya da bilimler derleminde belirtileri araştıran vebunları bir dizge içinde toplayan dal. Uzbilime usbilimsel birtemel koyma denemesi.
TEDVİN
Derleme.
TARAYICI
Kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri tanıyıp bilgisayar ortamına aktaran araç. Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçiren veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit eden kimse.
DERLENMEK
Derleme işi yapılmak, toplanmak, düzene girmek.
DERMEK
Bir araya getirmek, derlemek, toplamak, devşirmek.
DERLETİLMEK
Derleme işi yaptırılmak.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
DERLEYİVERMEK
Çabucak derlemek.
KOLEKSİYON
Öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü, derlem. Modaevlerinin giyimdeki yenilikleri tanıtmak için düzenlediği defilelerde gösterilen modellerin bütünü.
DERLEYİCİ
Derleme yapan kimse, derlemeci.
DERİM
Sonbahar ortasında elma derleme günleri. Çadırın etrafını koruyan çul siper. Kuş yemi. Cemiyet, toplantı.
DERGE
Her bir nesne ikilisinin ortak bir özelliği olan uzambilgisel nesnelerin derlemi.
DERLETMEK
Derleme işini yaptırmak.
DERLEYİŞ
Derleme işi.
KOLEKSİYONCULUK
Koleksiyoncunun yaptığı iş, derlemcilik.
DEVŞİRMEK
Bir araya getirmek, derlemek, toplamak. Katlamak, düzgün duruma getirmek.
TARAMAK
Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek. Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek. Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraklamak. Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek. Dikkatle bakmak, süzmek. Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek. Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak. Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri bilgisayar ortamına aktarmak. Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek. Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılmış olan inceleme.
DERLEYEBİLMEK
Derleme imkânı veya olasılığı bulunmak.