Kelimeler arşivi içinde; başında "derlem" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. derlem ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu derlem ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde derlem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DERLEMECİLİK
DERLEMCİLİK
DERLEMECİ
DERLEMCİ, DERLEMEK
DERLEME
DERLEM
DERLEM
Koleksiyon. Bir dilin türlü kullanım alanlarından derlenmiş örneklerinin dil bilgisi ve kuramsal dil bilimi araştırmalarında kullanılmak üzere bilgisayar tarafından okunabilecek biçimde bir araya getirilmiş kümesi.
DERLEMECİ
Derleyici.
DERLEMCİ
Koleksiyoncu.
DERLEME
Derlemek işi, tedvin. Seçilip toplanmış.
DERLEMEK
Seçme yaparak toplamak, bir araya getirmek, tedvin etmek. Düzgün bir biçimde toplamak.
DERLEMCİLİK
Koleksiyonculuk.
DERLEMECİLİK
Derleyicilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde DERLEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DERLEYİŞ
Derleme işi.
DERLEYEBİLMEK
Derleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DERGE
Her bir nesne ikilisinin ortak bir özelliği olan uzambilgisel nesnelerin derlemi.
TEDVİN
Derleme.
DEVŞİRMEK
Bir araya getirmek, derlemek, toplamak. Katlamak, düzgün duruma getirmek.
BELİTKE
Bir bilimde ya da bilimler derleminde belirtileri araştıran vebunları bir dizge içinde toplayan dal. Uzbilime usbilimsel birtemel koyma denemesi.
DERLENMEK
Derleme işi yapılmak, toplanmak, düzene girmek.
DERLEYİVERMEK
Çabucak derlemek.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
DERMEK
Bir araya getirmek, derlemek, toplamak, devşirmek.
TARAMAK
Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek. Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek. Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraklamak. Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek. Dikkatle bakmak, süzmek. Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek. Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak. Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri bilgisayar ortamına aktarmak. Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek. Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılmış olan inceleme.
TARAYICI
Kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri tanıyıp bilgisayar ortamına aktaran araç. Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçiren veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit eden kimse.
DERLETİLMEK
Derleme işi yaptırılmak.
KOLEKSİYONCULUK
Koleksiyoncunun yaptığı iş, derlemcilik.
DERLEYİCİLİK
Derleyicinin yaptığı iş, derlemecilik.
KOLEKSİYON
Öğrenme, yarar sağlama veya zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü, derlem. Modaevlerinin giyimdeki yenilikleri tanıtmak için düzenlediği defilelerde gösterilen modellerin bütünü.
DERLEYİCİ
Derleme yapan kimse, derlemeci.
DERİM
Sonbahar ortasında elma derleme günleri. Çadırın etrafını koruyan çul siper. Kuş yemi. Cemiyet, toplantı.
DERLETMEK
Derleme işini yaptırmak.
KOLEKSİYONCU
Koleksiyon yapmaya meraklı kimse, derlemci.