Kelimeler arşivi içinde; başında "derlen" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. derlen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu derlen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde derlen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DERLENEBİLMEK
DERLENDİRMEK, DERLENEBİLME
DERLENDİRME
DERLENMEK
DERLENİŞ, DERLENME
DERLEN
DERLEN
"Düzgün bir biçimde toplan, düzenli ol" anlamında kullanılan bir söz.".
DERLENDİRME
Derlendirmek işi.
DERLENDİRMEK
Derlenme işini yaptırmak.
DERLENMEK
Derleme işi yapılmak, toplanmak, düzene girmek.
DERLENEBİLME
Derlenebilmek işi.
DERLENEBİLMEK
Derlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DERLENİŞ
Derlenme işi.
DERLENME
Derlenmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DERLEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BIZILAMAK
Kederlenmek. Doğurmak (İnek hakkında).
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
DEVŞİRİMSİZ
Düzenli olarak derlenmemiş.
DERLEM
Koleksiyon. Bir dilin türlü kullanım alanlarından derlenmiş örneklerinin dil bilgisi ve kuramsal dil bilimi araştırmalarında kullanılmak üzere bilgisayar tarafından okunabilecek biçimde bir araya getirilmiş kümesi.
ACIŞMAK
Kızmak, çıkışmak, öfkelenmek. Üzülmek, acı duymak, kederlenmek: O kadar acışma, ölenle ölünmez. Birinin ölümüne, felâketine hep birlikte üzülmek, yanmak. Sızlamak, ağrımak, için için acımak. Canı yanmak. Sevişmek: Biz kızımla pek acışırız. Acı duymak, üzülmek. Üzülmek, acı duymak, kederlenmek. Ağrımak, acıyı kendi organı üzerinde duymak.
KARARMAK
Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.
DEVŞİRİMLİ
Düzenli olarak derlenmiş.
YOLUNMAK
Yolma işi yapılmak, çekilip koparılmak. Çok kederlenerek çırpınmak.
KALKMAK
Gitmek üzere yerinden ayrılmak. Güncelliğini yitirmek. Başka yere gitmek, taşınmak. Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek. Ayakta beklemek. Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak. Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak. Taşıtlar yola çıkmak. Yukarı doğru yükselmek. Yok olmak, artık bulunmamak. Derlenip götürülmek. Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek. Uygulanmaz olmak. Uçmak, havalanmak. Varlığı, hayatı son bulmak. Uyanarak yataktan ayrılmak. Kabarmak, ayrılmak.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
MÜRETTEP
Dizilmiş, dizili. Gizli bir amaçla düzenlenmiş, yapılmış (iş). Sonradan düzenlenmiş, derlenmiş.
ACİLENMEK
Meraklanmak, kederlenmek.
REKOLTE
Tarımda bir yılda derlenen ürünlerin bütünü.
KAHIRLANMAK
Çok ve için için üzülmek, kederlenmek.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
BULUTLANMAK
Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.
KEDERLENİŞ
Kederlenme işi.
ACİŞMEK
Üzülmek, acı duymak, kederlenmek.
VİDEO
Manyetik bantlar üzerinde yer alan veya sayısal olarak derlenmiş hareketli resimler dizisi. Videoteyp.
KARTOTEK
Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb., kartoteks.