Kelimeler arşivi içinde; sonunda "derlen" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu derlen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında derlen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde derlen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DERLEN
DERLEN
"Düzgün bir biçimde toplan, düzenli ol" anlamında kullanılan bir söz.".
Bu bölümde tanımı içerisinde DERLEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACİLENMEK
Meraklanmak, kederlenmek.
MÜRETTEP
Dizilmiş, dizili. Gizli bir amaçla düzenlenmiş, yapılmış (iş). Sonradan düzenlenmiş, derlenmiş.
ACİŞMEK
Üzülmek, acı duymak, kederlenmek.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
KARARMAK
Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.
VİDEO
Manyetik bantlar üzerinde yer alan veya sayısal olarak derlenmiş hareketli resimler dizisi. Videoteyp.
DERLEM
Koleksiyon. Bir dilin türlü kullanım alanlarından derlenmiş örneklerinin dil bilgisi ve kuramsal dil bilimi araştırmalarında kullanılmak üzere bilgisayar tarafından okunabilecek biçimde bir araya getirilmiş kümesi.
KAHIRLANMAK
Çok ve için için üzülmek, kederlenmek.
ACIŞMAK
Kızmak, çıkışmak, öfkelenmek. Üzülmek, acı duymak, kederlenmek: O kadar acışma, ölenle ölünmez. Birinin ölümüne, felâketine hep birlikte üzülmek, yanmak. Sızlamak, ağrımak, için için acımak. Canı yanmak. Sevişmek: Biz kızımla pek acışırız. Acı duymak, üzülmek. Üzülmek, acı duymak, kederlenmek. Ağrımak, acıyı kendi organı üzerinde duymak.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
KALKMAK
Gitmek üzere yerinden ayrılmak. Güncelliğini yitirmek. Başka yere gitmek, taşınmak. Girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek. Ayakta beklemek. Geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak. Yerinden ayrılıp yol almaya başlamak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Hayvan iki art ayağı üzerinde dik durum almak. Oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak. Taşıtlar yola çıkmak. Yukarı doğru yükselmek. Yok olmak, artık bulunmamak. Derlenip götürülmek. Hasta iyileşerek gezecek duruma gelmek. Uygulanmaz olmak. Uçmak, havalanmak. Varlığı, hayatı son bulmak. Uyanarak yataktan ayrılmak. Kabarmak, ayrılmak.
KEDERLENİŞ
Kederlenme işi.
DERLENME
Derlenmek işi.
DEVŞİRİMLİ
Düzenli olarak derlenmiş.
BULUTLANMAK
Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.
YOLUNMAK
Yolma işi yapılmak, çekilip koparılmak. Çok kederlenerek çırpınmak.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
DEVŞİRİMSİZ
Düzenli olarak derlenmemiş.
KARTOTEK
Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb., kartoteks.
REKOLTE
Tarımda bir yılda derlenen ürünlerin bütünü.