Kelimeler arşivinde; içinde "data" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde data bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu data ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında data olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇITIRDATABİLMEK, ÇOBANALDATANLAR, KIMILDATABİLMEK, KIPIRDATABİLMEK
ÇITIRDATABİLME, KIMILDATABİLME, KIPIRDATABİLME
ÇOBANALDATAN, ALDATABİLMEK
ALDATABİLME
YURDATAP
DATA
DATA
Veri. Aslında kendileri ekonomik olmayan ancak ekonomi dünyasını dışarıdan kuşatan veya çerçeveleyen, nüfus, teknik bilgi, hukuk düzeni ve yönetim biçimi ögelerinden her biri.
ÇOBANALDATAN
Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş, keçisağan (Caprimulgus europaeus).
ÇITIRDATABİLMEK
Çıtırdatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KIPIRDATABİLMEK
Kıpırdatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KIMILDATABİLMEK
Kımıldatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ALDATABİLMEK
Aldatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KIPIRDATABİLME
Kıpırdatabilmek işi.
ÇOBANALDATANLAR
Kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinatae) bölümünün, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımından, geniş ve yassı başlı, yumuşak tüylü, çobanaldatangiller (Caprimulgidae) familyasını da içine alan bir alt takım.
KIMILDATABİLME
Kımıldatabilmek işi.
ALDATABİLME
Aldatabilmek işi.
YURDATAP
"Yurduna hizmet et" anlamında kullanılan bir isim".
ÇITIRDATABİLME
Çıtırdatabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DATA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATRİYOPOR
Amfïyoksüslerde (Cephalochordata) solungaç çevresi boşluğunun arka bölgeden dışarı açıldığı delik; diğer hayvanlarda buna benzer açıklık. Branşiyal delik. (karşılık: brankiyal delik),Amfiyok süslerde solungaç çevresi boşluğunun ard bölgede dışarı açıldığı delik.
ALDAĞAN
Çok aldatan.
YALDIZLI
Üzerine yaldız sürülmüş, yaldızla süslenmiş. Aldatan, göz boyayan.
TAVCI
Birini kandırarak, yüze gülerek aldatan kimse. Yurt dışından geldiğini söyleyerek üzerindeki değeri düşük altın veya mücevherleri çok değerli gösterip dolandırıcılık yapan kimse.
KAYIŞÇI
Kayış yapan veya satan kimse. Aldatan, hileci.
KAZIKÇI
Alışverişte aldatan, pahalı mal satan kimse.
DOLANDIRMAK
Dolanma işini yaptırmak. Birisini aldatarak parasını veya malını elinden almak. Dolaştırmak.
BATRAK
İkincil ağızlı hayvanlardan, kordalılar (Chordata) alt filumunun, kafatassızlar (Acrania) dalından, 6 cm kadar uzunlukta, saydam, sırt ve anüs yüzgeçleri bulunan, Avrupa denizlerinde yaşayan bir tür. Amfiyoksüs. (karşılık: amfiyoksüs, Amphioxus lanceolatum), İkincil ağızlı hayvanlardan kordalılar (Chordata) alt-filumunun kafatassızlar (Acrania) dalından bir tür. Uzunluğu 6 cm. Saydamdır. Sırt ve anüs yüzgeçleri vardır. Avrupa denizlerinde yaşar.
AMFİYOKSUS
Omurgalıların en basit biçimini oluşturan, kolumna vertebralisleri bulunmayan, kordata grubunda yer alan ve deniz sahillerinde kumların oluşturduğu oyuklarda yaşayan canlı hayvan.
HOKKABAZ
El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olaylar yapmayı meslek edinen kimse. Başkalarını aldatarak yalan dolanla iş gören.
KEÇİSAĞAN
Çobanaldatan.
AVANTI
Boş yere, aldatarak gönderiş: Beni avantıya salmış, bu defa karşılaşırsam ona avantıyı gösteririm.
DÜZENBAZ
Hile yoluyla aldatan, hile yapan.
SAĞMAK
Memeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak. Yumak durumundaki bir şeyi çözüp açmak. Kovandaki balı peteklerden almak. Aldatarak parasını çekmek.
KURNAZCA
Kurnaza yakışır. (kurna'zca) Kurnaz bir biçimde, kandırarak, aldatarak, kurnazcasına.
DOLANDIRICI
Birini aldatarak mal veya parasını alan kimse, ayyar, tokatçı.
YEM
Hayvan yiyeceği. Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey. Rüşvet. Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para. Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne. Ağızotu.
KAFESÇİ
Kafes yapan veya satan kimse. Birini aldatarak çıkar sağlayan kimse.
VERİ
Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.
GÖKKUZGUNUMSULAR
Gökkuzgunlar, ağaçkakanlar, çobanaldatanlar ve sağanları içine alan kuşlar sınıfından bir takım.