Kelimeler arşivinde; içinde "dava" olan, toplam 37 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dava bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dava ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dava olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HIRDAVATÇILIK
ANDAVALLILIK, BEDAVALAŞMAK
TOHUMDAVARI, BEDAVACILIK, BEDAVALAŞMA
ANDAVALLIK, HIRDAVATÇI, DÜYEDAVANI, BEDAVASINA, DAVALAŞMAK
DAVALAŞMA, TÜLÜDAVAR, KARADAVAR, DAVACILIK, ANDAVALLI, BESBEDAVA, BEDAVADAN
CIRDAVAL, HIRDAVAT, BEDAVAYA, BEDAVACI, DAVAZLAR
ANDAVAT, AZDAVAY, MUDAVAK, MUDAVAH, MISDAVA, BEYDAVA, DAVALIK, ANDAVAL
DAVA
Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma. Sorun. Sav. Ülkü. Sevgili.
DAVALAŞMA
Davalaşmak durumu.
BEDAVACILIK
Bedavacı olma durumu, beleşçilik, lüpçülük.
BEDAVASINA
Bedavadan.
DAVALAŞMAK
Birbiri aleyhinde mahkemeye başvurmak.
HIRDAVATÇILIK
Hırdavatçının yaptığı iş, nalburluk.
ANDAVALLILIK
Andavallı olma durumu.
TOHUMDAVARI
Düğünden bir hafta önce oğlan evinden kız evine yollanan çeyiz.
BEDAVALAŞMA
Bedavalaşmak durumu.
ANDAVALLIK
Andavallılık.
KARADAVAR
Her yaştaki kıl keçisi veya kıl keçisi sürüsü.
BEDAVALAŞMAK
Bedava duruma gelmek.
DAVACILIK
Davacı olma durumu.
TÜLÜDAVAR
Koyun.
HIRDAVATÇI
Hırdavat satan kimse, nalbur.
DÜYEDAVANI
Kabuğu soyularak yenilen, kekremsi tadı olan bir bitki.
Bu bölümde tanımı içerisinde DAVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANDAVALLI
Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz (kimse), andaval.
DAVALI
Dava edilen (kimse), müddeialeyh. Dava konusu olan. Davası olan (kimse).
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
DAVACI
Dava eden kimse, savlayıcı, müddei.
ÇÜRÜTÜLMEK
Çürütme işine konu olmak. Doğru olarak ileri sürülen düşüncenin, davanın, iddianın yanlışlığı, gerçeklere dayanmadığı ortaya çıkarılmak.
BELEŞÇİLİK
Bedavacılık.
ÇÜRÜTMEK
Çürümesine sebep olmak. Eti bayatlatıp gevrek bir duruma getirmek. Doğru olarak ileri sürülen bir düşüncenin, bir davanın, bir iddianın yanlışlığını ortaya koymak.
BEDAVAYA
Bedavadan.
BEDAVA
Karşılıksız, parasız. Herhangi bir bedel ödemeden. Çok ucuz. Bedavadan. Emeksiz, caba.
AVANTACI
Çıkarcı, beleşçi, bedavacı.
BESİCİ
Sığır, davar vb. hayvanları besleyerek semirten, satan kimse.
ARKAÇ
Ağıl. Dağ sırtlarında davarların yatırıldığı düz, rüzgâr almayan kuytu yer.
ANDAVAL
Andavallı.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
CABADAN
Bedavadan.
AVANTADAN
Bedavadan, beleşten.
BEDAVACI
Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse, beleşçi, abacı, lüpçü.
BELEŞÇİ
Bedavacı.
DAVALIK
Davayı gerektiren. Dava konusu olan.
BEDAVADAN
Bedava olarak, cabadan, bedava, bedavasına, bedavaya.