İçinde DARA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dara" olan, toplam 59 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dara bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dara ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dara olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

DAMARDARALTAN

12 harfli kelimeler

ORTAKDARACIK, MADARALAŞMAK

11 harfli kelimeler

MADARALAŞMA, HAYDARAHMET, DARALTILMAK, DARAZLANMAK

10 harfli kelimeler

ARDARANDAN, DASDARACIK, BAŞBADARAK, HAYDARABAT, DAPDARACIK

9 harfli kelimeler

VİDARABİN, ARDARADAN, DÜNDARALP, AKDARACAK, AHDARACAK, AHDARACAH, ŞEDARABAN, SIDARASIZ, DARALTMAK, DARALTICI

8 harfli kelimeler

DARAŞLIK, DARAĞACI, MUDARABA, DARAZMAK, DARALMAK, DARALTMA

7 harfli kelimeler

DARALIŞ, KADARAK, KANDARA, HOLDARA, GANDARA, GADARAK, TASDARA, DARABAN, DARALMA, MUDARAN, DARASIZ, DARALTI, AHDARAÇ, DARACIK, AKDARAÇ

6 harfli kelimeler

ŞADARA, NADARA, MUDARA, GADARA, MIDARA, HADARA, MADARA, CADARA, BADARA, ARDARA, AKDARA, MÜDARA

5 harfli kelimeler

İDARA, DARAÇ, DARAŞ

4 harfli kelimeler

DARA

Bazı kelimelerin anlamları

DARA

Kabıyla birlikte tartılan bir nesnenin kabının ağırlığı. İçinde yük taşınan aracın boş durumdaki ağırlığı. Terazide dengeyi sağlamak için hafif gelen kefeye ağırlık olarak konulan taş, demir, çivi vb., abra.

DARAZLANMAK

Üşümekten tüyleri diken diken olmak. İpekli kumaş erimek. Tülbent ve benzerleri ince kumaşlar yıkandıktan sonra incelmek, seyrekleşmek.

DAPDARACIK

Çok dar.

DÜNDARALP

Dinine bağlı yiğit. T. Eski ordu düzenindeki artçı birlikte yer alan yiğit.

DARALTILMAK

Daraltma işi yapılmak.

HAYDARABAT

Haydarabat.

HAYDARAHMET

Şanlıurfa kenti, Böğürtlen nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BAŞBADARAK

Baş, idare eden: Baş yok badarak yok. Üstbaş.

ARDARANDAN

Arkadan arkaya, habersiz, sezdirmeden.

MADARALAŞMA

Madaralaşmak işi.

VİDARABİN

Pürin nükleozit (adenozin) analoğu olup herpes virüslere karşı kullanılan ilaç.

DASDARACIK

Çok dar.

ORTAKDARACIK

Sivas kenti, Karacaören nahiyesine bağlı bir bölge.

DAMARDARALTAN

Damarların kas tabakasını büzerek kanın dolaşımını çabuklaştıran veya düzenleyen (sinir, madde).

ARDARADAN

Dolayısiyle.

MADARALAŞMAK

Madara durumunda olmak.

  -   -   -  

Anlamında DARA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

DARALIŞ

Daralma işi.

DARASIZ

Darası alınmamış. Darası alınmadan.

DARALMA

Daralmak işi. Geniş ünlülerin, yanlarındaki bazı ünsüzlerin etkisiyle darlaşması: geymek giymek, yene yine gibi.

BRÜT

Kesintisi yapılmamış, kesintisiz (para). Darası çıkarılmadan tartılan (ağırlık).

ÇARMIH

Suçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı. Ana direkleri ve gabya çubuklarını yandan tutan halatlar.

BOĞUMLANMAK

Boğum oluşmak, boğum boğum olmak. Bir ses çıkarmak için ses yolunun herhangi bir yerinde daralma veya kapanma olmak.

BÜKEN

Oynak kemikleri arasındaki açıları daraltan kasların genel adı, açan karşıtı.

DÜBEL

Vidanın daha sağlam yerleşmesi için duvarlarda açılan deliğe önceden çakılan plastik yuva. Çapları 4-20 milimetre olan, uçları yarık ve tırtıllı, baş tarafı uca doğru daralan delikli, orta sert veya sert plastikten yapılmış özel kavela.

DARALTMA

Daraltmak işi.

DARALMAK

Dar duruma gelmek, küçülmek. Zayıflamak. Güçleşmek, zorlaşmak. Başı dara gelmek, bunalmak. Sıkışmak. Azalmak.

BELİRLEMEK

Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.

ASTIM

Bronşların daralmasından ileri gelen nefes darlığı.

DARLAŞMAK

Daralmak.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

GADDARCA

Gaddara yakışır, gaddara uygun. (gadda'rca) Gaddara yakışır bir biçimde, gaddarcasına, insafsızca.

ADRENALİN

Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.

DARALTICI

Boruların çaplarını daraltmakta kullanılan bağlantı parçası.

BEL

İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.

GÜCÜN

Dara dar. Güçlükle, ancak, zorla.