İçinde BULUŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "buluş" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde buluş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu buluş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında buluş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

BULUŞULABİLMEK

13 harfli kelimeler

BULUŞULABİLME

12 harfli kelimeler

BULUŞUVERMEK

11 harfli kelimeler

BULUŞTURMAK, BULUŞUVERME

10 harfli kelimeler

BULUŞULMAK

9 harfli kelimeler

BULUŞULMA, TARABULUŞ

8 harfli kelimeler

BULUŞMAK, DOMBULUŞ, TOMBULUŞ

7 harfli kelimeler

BULUŞMA

5 harfli kelimeler

BULUŞ

Bazı kelimelerin anlamları

BULUŞ

Bulma işi. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat. Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat.

TARABULUŞ

İpek giysi.

TOMBULUŞ

Ense kökü ile sırtın birleştiği yer.

BULUŞUVERME

Buluşuvermek işi.

BULUŞTURMAK

Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek.

DOMBULUŞ

Altı aylığa kadar deve yavrusuna verilen ad.

BULUŞMA

Buluşmak işi.

BULUŞULABİLMEK

Buluşulma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BULUŞULABİLME

Buluşulabilmek işi.

BULUŞMAK

Bir araya gelmek. Kavuşmak. Önceden belirlenmiş bir yer ve zamanda bir araya gelmek. Karşılaşmak.

BULUŞULMA

Buluşulmak işi.

BULUŞUVERMEK

Çabucak veya ansızın buluşmak.

BULUŞULMAK

Buluşma işi yapılmak.

  -   -   -  

Anlamında BULUŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BULUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HIDIRELLEZ

Hızır ve İlyas peygamberlerin her yıl buluştuklarına inanılan 6 Mayıs günü. Her yılın 6 Mayıs gününde kutlanan geleneksel bayram.

PATENT

Buluş belgesi. Gemilere ayrıldıkları limanın sağlık durumu için verilen belge. Uyruğunu belirten belge. Bir durum veya bir işi yalnızca kendi yetkisi altında görme.

İCAT

Buluş. Gerçekmiş gibi gösterme çabası.

BİRLEŞİLMEK

Birleşme işi yapılmak, bir araya gelinmek, buluşulmak.

TELAKİ

Buluşma, kavuşma.

GÖRÜŞMEK

Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.

ORDUEVİ

Kara, deniz ve hava subay ve astsubaylarının buluştukları, sosyal gereksinimlerini karşılayabilecek biçimde yapılmış lokal veya yapı.

RANDEVULAŞMAK

İki veya daha çok kişi belli bir yerde veya zamanda buluşmak için sözleşmek.

BİRLEŞMEK

Ayrıyken tek bir bütün durumuna gelmek. Kaynaşmak. Uyuşmak, aynı görüşte olmak. Buluşmak, bir araya gelmek. Cinsel ilişkide bulunmak. Aynı amaç çevresinde toplanmak.

ÇAKINTI

Şimşek çakması, parlaması. Ani buluş, düşünce, beklenmeyen söz veya davranış.

BERAT

Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.

SÖZLEŞMEK

Herhangi bir iş konusunda birbirine karşılıklı söz vermek. Belli bir yerde, belli bir saatte buluşmayı kararlaştırmak.

ÖZGÜN

Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan, orijinal, ibdai. Çeviri olmayan, asıl olan (metin), orijinal. Bir buluş sonucu olan, nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan.

MUCİT

Yeni bir buluş ortaya koyan, icat eden kimse. Yaratıcı, yaratan.

MÜLAKİ

Buluşan, kavuşan, görüşen.

MÜLAKAT

Buluşma, görüşme. Röportaj. Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme.

RANDEVU

Belli bir saatte, belli bir yerde iki veya daha çok kişi arasında kararlaştırılan buluşma.

TEKKE

Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh. Hapishane. Esrar içilen üstü kapalı yer. İşsiz güçsüz kimselerin buluşup sığındıkları yer.

KAVUŞMA

Kavuşmak işi, buluşma, telaki. Mantar ve yosun sınıfından bazı aşağı bitkilerde, yeni bir birey oluşturmak için iki ayrı hücrenin birleşmesi.

TEMAS

Değme, dokunma, dokunuş, değinti. Dokunma. Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet. Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. Değinme, sözünü etme, bahsetme.