BULUT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bulut" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. bulut ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bulut ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bulut olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

BULUTLANABİLMEK, BULUTLANIVERMEK

14 harfli kelimeler

BULUTLANABİLME, BULUTLANIVERME

11 harfli kelimeler

BULUTSUZLUK, BULUTLANMAK

10 harfli kelimeler

BULUTTEKİN, BULUTPINAR, BULUTLULUK, BULUTLANMA, BULUTLAMAK, BULUTÇEŞME, BULUTÇEKER

9 harfli kelimeler

BULUTOĞLU

8 harfli kelimeler

BULUTÇUK, BULUTSUZ

7 harfli kelimeler

BULUTAY, BULUTSU, BULUTLU

6 harfli kelimeler

BULUTU

5 harfli kelimeler

BULUT

Bazı kelimelerin anlamları

BULUT

Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

BULUTLANABİLME

Bulutlanabilmek işi.

BULUTPINAR

Ağrı ili, Tutak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BULUTLANMAK

Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.

BULUTÇUK

Küçük bulut.

BULUTLANABİLMEK

Bulutlanma olasılığı bulunmak.

BULUTLULUK

Herhangi bir zamanda, gökyüzünün ne ölçüde bulutlarla örtülü olduğunu belirleyen ve 0-8 arasında değişen değer.

BULUTLANIVERMEK

Ansızın veya çabucak bulutlanmak.

BULUTOĞLU

Kahramanmaraş şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

BULUTTEKİN

Bulut gibi her yeri kaplayan bey.

BULUTÇEŞME

Balıkesir şehri, Altınova bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BULUTLANMA

Bulutlanmak işi.

BULUTSUZLUK

Bulutsuz olma durumu.

BULUTLANIVERME

Bulutlanıvermek işi.

BULUTLAMAK

Demire kaynak yapmak. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağacı Saimbeyli Adana).

BULUTÇEKER

Diyarbakır şehri, Çınar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında BULUT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BULUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NİMBUS

Kara bulut.

BULANIK

Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.

HORTUM

Filde ve bazı böceklerde boru biçiminde uzamış ağız veya burun bölümü. Hava veya suyun kendi etrafında hızla dönüp buluttan yeryüzüne uzanan sütun biçiminde oluşan, alanı dar bir fırtına türü. Genellikle plastikten uzun ve esnek boru.

KAPALI

Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.

MAVİ

Yeşil ile menekşe rengi arasında bir renk, bulutsuz gökyüzünün rengi. Bu renkte olan.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

SARHOŞ

Alkollü içki veya keyif verici bir madde sebebiyle kendini bilmeyecek durumda olan (kimse), esrik, mest, sermest, başı dumanlı, kafası bulutlu, kafası iyi, kafası dumanlı, kafası kıyak. Hoşa giden bir etki ile kendinden geçmiş olarak, esrik. Bir şeyden çok fazla mutluluk duyan.

GİREN

Hafif bulutlu, sisli hava.

GİRENLEMEK

Hava bulutlanmak, serinlemek.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

BULUTLU

Bulutlarla kaplanmış, bulutlanmış. Bulanık. Karışık, net olmayan (bellek).

KAPANMAK

Kapalı duruma gelmek. Yara iyileşmek. Son verilmek, kesilmek. Hava bulutlanmak. Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek. Göz kör olmak. Tatile girmek. Dışarı ile ilişiğini kesmek. Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek.

KÜMÜLÜS

Küme bulut.

BULUTSUZ

Bulutu bulunmayan, açık, berrak.

KAPAMAK

Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Tıkamak, içini doldurmak. Ortalıktan alıp saklamak. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Su, elektrik gelişini kesmek. Karşılamak, denk gelmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. Geçişi engellemek. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek.

NEBÜLÖZ

Bulutsu.

BULUTSU

Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz.

GÜNEŞSİZ

Güneş ışınlarıyla aydınlanmayan, güneş ışınlarını almayan. Kapalı, bulutlu (hava).

PÜSKÜLCÜK

Güneş kursunun bazı tek renkli resimlerinde görülen parlak bulut.

KAPANIK

Kapanmış. Sisli, bulutlu. Kaçınık. İç karartıcı, ruh sıkıcı.