İçinde BULUT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bulut" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bulut bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bulut ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bulut olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

BULUTLANIVERMEK, BULUTLANABİLMEK

14 harfli kelimeler

BULUTLANIVERME, BULUTLANABİLME

12 harfli kelimeler

YELKENBULUTU

11 harfli kelimeler

BULUTSUZLUK, BULUTLANMAK

10 harfli kelimeler

BULUTLULUK, PAMUKBULUT, GAZBULUTSU, BULUTTEKİN, BULUTPINAR, BULUTLANMA, BULUTÇEŞME, BULUTÇEKER, BULUTLAMAK

9 harfli kelimeler

YELBULUTU, KÜMEBULUT, KARABULUT, BULUTOĞLU, GARABULUT

8 harfli kelimeler

BOZBULUT, TÜYBULUT, GÖKBULUT, BULUTSUZ, BULUTÇUK

7 harfli kelimeler

AKBULUT, BULUTAY, BULUTLU, BULUTSU

Bazı kelimelerin anlamları

BULUT

Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

YELKENBULUTU

Hava açıkken görünen ve yel çıkacağının belirtisi sayılan bulutçuk.

BULUTLANMA

Bulutlanmak işi.

BULUTLANABİLMEK

Bulutlanma olasılığı bulunmak.

BULUTTEKİN

Bulut gibi her yeri kaplayan bey.

PAMUKBULUT

Durgun havalarda dağ üstlerinde görülen kat kat beyaz bulut topluluğu.

BULUTPINAR

Ağrı ili, Tutak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BULUTLANABİLME

Bulutlanabilmek işi.

BULUTLANMAK

Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.

BULUTÇEKER

Diyarbakır şehri, Çınar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

BULUTLULUK

Herhangi bir zamanda, gökyüzünün ne ölçüde bulutlarla örtülü olduğunu belirleyen ve 0-8 arasında değişen değer.

BULUTLANIVERME

Bulutlanıvermek işi.

BULUTÇEŞME

Balıkesir şehri, Altınova bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GAZBULUTSU

Işınım yapan, bulutumsu görünüşlü gökcismi. Görünüşleri aynı olup da Samanyolu dışında bulunanlara gökada denir.

BULUTSUZLUK

Bulutsuz olma durumu.

BULUTLANIVERMEK

Ansızın veya çabucak bulutlanmak.

  -   -   -  

Anlamında BULUT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BULUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BULANIK

Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.

PÜSKÜLCÜK

Güneş kursunun bazı tek renkli resimlerinde görülen parlak bulut.

BULUTSUZ

Bulutu bulunmayan, açık, berrak.

HORTUM

Filde ve bazı böceklerde boru biçiminde uzamış ağız veya burun bölümü. Hava veya suyun kendi etrafında hızla dönüp buluttan yeryüzüne uzanan sütun biçiminde oluşan, alanı dar bir fırtına türü. Genellikle plastikten uzun ve esnek boru.

KAPANMAK

Kapalı duruma gelmek. Yara iyileşmek. Son verilmek, kesilmek. Hava bulutlanmak. Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek. Göz kör olmak. Tatile girmek. Dışarı ile ilişiğini kesmek. Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek.

NİMBUS

Kara bulut.

GİREN

Hafif bulutlu, sisli hava.

KAPALI

Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.

KAPANIK

Kapanmış. Sisli, bulutlu. Kaçınık. İç karartıcı, ruh sıkıcı.

NEBÜLÖZ

Bulutsu.

BULUTSU

Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz.

BULUTLU

Bulutlarla kaplanmış, bulutlanmış. Bulanık. Karışık, net olmayan (bellek).

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

GİRENLEMEK

Hava bulutlanmak, serinlemek.

KAPAMAK

Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Tıkamak, içini doldurmak. Ortalıktan alıp saklamak. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Su, elektrik gelişini kesmek. Karşılamak, denk gelmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. Geçişi engellemek. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

MAVİ

Yeşil ile menekşe rengi arasında bir renk, bulutsuz gökyüzünün rengi. Bu renkte olan.

GÜNEŞSİZ

Güneş ışınlarıyla aydınlanmayan, güneş ışınlarını almayan. Kapalı, bulutlu (hava).

BULUTÇUK

Küçük bulut.

KÜMÜLÜS

Küme bulut.