Kelimeler arşivinde; içinde "bost" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bost bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bost ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bost olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIBOSTANCI
ŞEVKETİBOSTAN, KÜÇÜKBOSTANCI, BÜYÜKBOSTANCI
BOSTANCIBAŞI
BOSTANCILIK, BALLIBOSTAN, BOSTANCILAR, BOSTANHÜYÜK, BOSTANPINAR
BOSTANYERİ, BOSTANKOLU, BOSTANKENT, BOSTANKAYA, BOSTANKALE, BOSTANDERE, BOSTANCILI, BOSTANBÜKÜ, BOSTANBAŞI
BOSTANÖZÜ, BOSTANİÇİ, GOMBOSTOR, BOSTANLAR, BOSTANKÖY, BOSTANCIK, BEYBOSTAN, BOSTANLIK
BOSTANLI, BOSTANÇI, BOSTİRİK, BOSTANCI
BOST
Post.
BOSTANCILIK
Bostancının yaptığı iş.
BOSTANKENT
Muş kenti, Mercimekkale nahiyesine bağlı bir bölge.
ŞEVKETİBOSTAN
Yabanıl bir otun yemek yapılabilen kökü.
BOSTANHÜYÜK
Ankara ili, Yenice nahiyesine bağlı bir yer.
BOSTANKAYA
Muş kenti, Malazgirt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas kenti, Ulaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BOSTANYERİ
Denizli şehri, Buldan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Düzce kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BOSTANKOLU
Tokat ili, Reşadiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BÜYÜKBOSTANCI
Balıkesir şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BOSTANKALE
Kars ilinde, Digor ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BOSTANPINAR
Diyarbakır ilinde, Mermer bucağına bağlı bir yer.
BOSTANCIBAŞI
Bostancı ocağının başı.
BALLIBOSTAN
Ağrı ilinde, Murat bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUKARIBOSTANCI
Şanlıurfa şehrinde, Suruç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BOSTANCILAR
Bolu şehrinde, Mudurnu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Karabük şehrinde, Eflâni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehri, Karaağıl nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KÜÇÜKBOSTANCI
Balıkesir kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOST geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALACUK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer. göçebe çadırı.
AFAR
Ispanak ve benzeri sebzelerle yapılan börek, pide. Diş diplerine biriken sert kir, tartre. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü.
AKKIZ
Killi ve nemli toprakta yetişen, uzun yapraklı, tüylü mor çiçekli bir çeşit diken olup sapları soyularak yenir. Genger otunun tazesi, şevketibostan. Yaylalarda yetişen ve kuruyunca içi boş kamış haline gelen ot. Temiz, dürüst, güvenilir kız.
AFFARA
Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü.
ALAÇÇIK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
GÜME
Avcı kulübesi. Bostanda yapılmış olan bekçi kulübesi.
BOSTANCI
Bostan işleriyle uğraşan kimse. Osmanlılarda sarayın korunmasına ve şehrin güvenliğine bakmakla görevli olan erlerden her biri.
ALAÇAK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
ALAÇI
Tahta parmaklıklı ağıl, bostan, bahçe kapısı.
KORKULUK
Tarla, bağ ve bahçelerde kuşların zarar vermesini önlemek için konulan, insana benzer kukla. Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık. Bostan korkuluğu. Küpeşte.
ALACIK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ALAÇİK
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
OCAK
Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.
ALAÇIĞ
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
HASEKİ
Osmanlı Devleti'nde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan. Osmanlı sarayında karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi. Bostancı ocağının küçük dereceli subayları.
AFARA
Harman yerindeki hububatın taş ve toprakla karışık kalıntısı. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü. Tütün tozu, ufalanmış tütün. Çok yaramaz, kötü. Harman yerindeki buğdayın taş ve toprakla karışık kalıntısı.
BARATA
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.
BOSTANLIK
Bostan olmaya elverişli yer.
ALACIH
Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.