Sonu BOYA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "boya" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu boya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında boya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde boya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

TEBEŞİRBOYA

10 harfli kelimeler

TOPRAKBOYA

9 harfli kelimeler

KIZILBOYA, HAMURBOYA, YAĞLIBOYA

8 harfli kelimeler

SULUBOYA

7 harfli kelimeler

SONBOYA

4 harfli kelimeler

BOYA

Bazı kelimelerin anlamları

BOYA

Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.

HAMURBOYA

(Resim) Ressamın, boya tablası üzerinde resmine sürmek üzere hazırladığı hamur kıvamındaki yağlıboyaya verilen ad.

SULUBOYA

(Resim). Toz boya, arapzamkı, gliserin, kitre ve nöbet şekeri gibi özdeklerin karıştırılması ile yapılan ve suda eriyen resim boyası. Suluboya ile yapılmış resim.

TEBEŞİRBOYA

(Resim) Süzgeçten geçirilmiş yulaf lapası ve suda eriyen toz boyaların karışmasından meydana gelen kuru kalem boya.

KIZILBOYA

Kökboyası.

YAĞLIBOYA

Genel olarak, kuruyan yağlarla toprakboyaların karıştırılmasından elde edilen, koyu kıvamda sıvı. (Resim) Boya tozlarının, balmumlu keten ya da haşhaş yağı ile karıştırılmasıyla yapılan ve resimde kullanılan boya. a. bk. suluboya, kapatıcı boya, kazein boya, tutkallı boya, mumluboya.

SONBOYA

Ağacın kimyasal yöntemle ve iki evrede boyanmasında kullanılan, maden tuzlarının ya da baz etkili cisimlerin sudaki eriyikleri.

TOPRAKBOYA

Minerallerden elde edilen boyar madde.

  -   -   -  

Anlamında BOYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASTARLAMAK

Astar geçirmek. Boyacılıkta, astar vurmak, astar sürmek.

ALİZARİN

Kök boyası.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

BAKAM

Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç (Haematoxylon campechianum).

BADANALI

Badana edilmiş olan. Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan (kadın).

AKASYA

Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).

ALLIK

Al olma durumu. Kadınların süs için yanaklarına sürdükleri al boya.

BEZEKÇİ

Duvar ve tavanları boyayıp birtakım resim veya şekillerle süsleyen kimse, nakkaş. Gelinleri süsleyen kadın.

BAZOFİL

Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki. Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan.

ALACALAMAK

Renk renk, benek benek boyamak.

APRE

Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.

AKVAREL

Sulu boya resim.

BAĞLAYICI

Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.

AKROMATİK

Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).

ALIÇ

Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.

BADANA

Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

AKŞIN

Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.

BADANALAMAK

Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.