Kelimeler arşivinde; içinde "boya" olan, toplam 98 tane kelime bulunuyor. İçerisinde boya bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu boya ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında boya olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÖKBOYASIGİLLER, LEİSCHMANBOYASI, MİCHAELİSBOYASI
VERHOEFFBOYASI, BOYATILABİLMEK
ŞEKERCİBOYASI, BOYATILABİLME
BOYANIVERMEK, KÜÇÜKBOYALIK, BOYATABİLMEK, BOYANABİLMEK, GİEMSABOYASI, BÜYÜKBOYALIK, BOYAYIVERMEK, BOYATIVERMEK, BOYAYABİLMEK
BOYANIVERME, BOYANDIRMAK, BOYATABİLME, BOYANABİLME, BOYATIVERME, BOYATTIRMAK, BOYAYABİLME, TEBEŞİRBOYA, BOYAYIVERME, KARABOYALIK
ÖRENBOYALI, BOYANASICA, BOYALANMAK, BOYARÖZDEK, BOYASAPTAR, TOPRAKBOYA, BOYACIOĞLU, BOYALITEPE, BOYASIZLIK, BOYATILMAK, BOYABIÇAĞI, BOYATTIRMA
YAĞLIBOYA, BOYALILAR, MUMBOYASI, BOYARESİM, KÖKBOYASI, HAMURBOYA, BOYATILIŞ, BOYALANMA, BOYATILMA, KIZILBOYA, AŞIBOYASI, BOYACILAR, BOYACILIK, BOYALAMAK
BOYALICA, BOYANMAK, BOYATMAK, BOYABÜKÜ, BOYACILI, BOYALAMA, BOYAHANE, BOYAÇİLİ, BOYAPÜRÜ, SULUBOYA, BOYAHDAN, SUBOYASI, BOYANACI
BOYANAK, BOYAMAK, BOYANMA, BOYABAT, BOYASIZ, BOYAYIŞ, BOYATMA, BOYALDI, BOYALAN, BOYALIK, BOYATIŞ, BOYACIK, BOYAKLI, BOYANIK, BOYANIŞ, BOYAÇIN, SONBOYA
BOYACI, BOYACA, BOYALI, BOYAMA, BOYANA, BOYATI, BOYACİ
BOYAR, BOYAT, BOYAG, BOYAĞ, BOYAH, BOYAK, BOYAN, BOYAM
BOYA
BOYA
Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
BOYAYIVERMEK
Çabucak boyamak.
BOYATABİLMEK
Boyatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÜÇÜKBOYALIK
Ankara ilinde, Balâ ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
VERHOEFFBOYASI
Elastik dokunun ortaya konmasında kullanılan histolopatolojik boya.
BOYANABİLMEK
Boyanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KÖKBOYASIGİLLER
Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden, yaprakları karşılıklı, meyveleri zeytinsi olan ve kahve ağacı, kök boyası, kınakına, yoğurt otu, altın kökü ve benzerleri cinsleri ve bunlara bağlı dört bin kadar türü içine alan bir familya.
MİCHAELİSBOYASI
Alkolde metilen mavisi ve asetondaki eozin çözeltilerinin karıştırılmasıyla elde edilen bir boya. Kanın biçimli elemanlarının ortaya konmasında kullanılır.
GİEMSABOYASI
Azur II, eozin, gliserin ve metanol içeren kan parazitleri ve doku kültürlerinde üretilen parazitlerin çeşitli gelişim evrelerinin belirlenmesinde kullanılan, Plasmodium, Trypanosoma, Chlamidia gibi etkenlerin pembe-mor renkte reaksiyon verdiği bir boya çözeltisi.
BOYATIVERMEK
Çabucak boyatmak.
ŞEKERCİBOYASI
Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana).
BOYATILABİLME
Boyatılabilmek işi.
BÜYÜKBOYALIK
Ankara şehri, Balâ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BOYANIVERMEK
Çabucak boyanmak.
LEİSCHMANBOYASI
Metilen mavisi ve eozin karışımından oluşan kan hücreleri ve kimi kan parazitlerinin saptanmasında kullanılan bir boya.
BOYATILABİLMEK
Boyatılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALİZARİN
Kök boyası.
AKROMATİK
Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).
BAZOFİL
Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki. Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan.
BAKAM
Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç (Haematoxylon campechianum).
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
BADANA
Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
ALACALAMAK
Renk renk, benek benek boyamak.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
BADANALI
Badana edilmiş olan. Yüzüne çok pudra ve boya sürmüş olan (kadın).
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
AKVAREL
Sulu boya resim.
BAĞLAYICI
Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.
ASTARLAMAK
Astar geçirmek. Boyacılıkta, astar vurmak, astar sürmek.
ALLIK
Al olma durumu. Kadınların süs için yanaklarına sürdükleri al boya.
APRE
Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
BEZEKÇİ
Duvar ve tavanları boyayıp birtakım resim veya şekillerle süsleyen kimse, nakkaş. Gelinleri süsleyen kadın.