Kelimeler arşivi içinde; başında "boyl" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. boyl ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu boyl ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde boyl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BOYLAYABİLMEK, BOYLANABİLMEK, BOYLANIVERMEK
BOYLAYABİLME, BOYLANABİLME, BOYLANIVERME
BOYLAMASINA
BOYLECENE, BOYLATMAK, BOYLAŞMAK, BOYLANMAK
BOYLANIŞ, BOYLANMA, BOYLAMAK, BOYLATMA, BOYLULUK
BOYLAMA, BOYLUCA
BOYLER, BOYLUM, BOYLAN, BOYLAM
BOYLI, BOYLİ, BOYLU, BOYLA
BOYL
BOYL
Bu defa.
BOYLATMA
Boylatmak işi.
BOYLANIVERMEK
Çabucak boylanmak.
BOYLANMA
Boylanmak işi.
BOYLECENE
Böylece.
BOYLATMAK
Boylama işini yaptırmak.
BOYLAYABİLMEK
Boylama imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOYLANMAK
Boyu uzamak.
BOYLAMAK
İstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak. Düşmek. Boy ve hacmine göre ayırmak. Yükselmek, çıkmak.
BOYLANABİLMEK
Boylanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOYLAMASINA
Boyu doğrultusunda.
BOYLANABİLME
Boylanabilmek işi.
BOYLANIVERME
Boylanıvermek işi.
BOYLANIŞ
Boylanma işi.
BOYLAŞMAK
Boy ölçüşmek.
BOYLAYABİLME
Boylayabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOYL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BACAKSIZ
Bacağı olmayan. Bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur. Yaramaz. Yaşından büyük işlere kalkışan çocuklara söylenen bir söz.
BACAKLI
Bacağı olan. Felemenk altını. Bacakları uzun olan, uzun boylu.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
KAVAK
Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç (Populus). Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
BRİK
İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi. Önde çok yüksek bir oturma yeri, arkada da boylamasına yerleştirilmiş oturacak yerleri bulunan dört tekerlekli, yaylı at arabası.
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.
KAVANOZ
Plastik, cam vb. maddelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap.
KESİT
Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey. Bir toplumun bölümü, kesim. Bir cisim düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta. Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç.
DIZMAN
İri yapılı, uzun boylu, şişman.
IŞINIMÖLÇER
Bir kaynağın bütün dalga boylarındaki toplam ışınımını ölçen araç, bolometre.
KARLUK
Eski Türk boylarından biri.
BOY
Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.
ÇİĞİL
Eski Türk boylarından biri.
BÜCÜR
Ufak tefek ve kısa boylu (kimse). Yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan.
BOYLAMA
Boylamak işi.
BADİK
Ördek. Palaz. Kısa boylu.
ENDAMLI
Boylu, boyu bosu yerinde.
DEFNEYAPRAĞI
Kemikli balıklar takımının, hanigiller familyasından lüferin küçük boylularına verilen özel bir ad (Pomatomus saltatrix).
BOYLUCA
Uzun boylu.
DALGALI
Dalgası olan. Kıvrımlı (saç). Belli dalga boylarını alabilen, alternatif. Açıklı koyulu (renk). Dalga dalga görünen.