BOST ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bost" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. bost ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bost ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bost olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BOSTANCIBAŞI

11 harfli kelimeler

BOSTANPINAR, BOSTANHÜYÜK, BOSTANCILAR, BOSTANCILIK

10 harfli kelimeler

BOSTANYERİ, BOSTANKOLU, BOSTANKENT, BOSTANKAYA, BOSTANKALE, BOSTANDERE, BOSTANCILI, BOSTANBÜKÜ, BOSTANBAŞI

9 harfli kelimeler

BOSTANLIK, BOSTANCIK, BOSTANİÇİ, BOSTANÖZÜ, BOSTANKÖY, BOSTANLAR

8 harfli kelimeler

BOSTİRİK, BOSTANLI, BOSTANÇI, BOSTANCI

7 harfli kelimeler

BOSTANA, BOSTİLİ

6 harfli kelimeler

BOSTAN

4 harfli kelimeler

BOST

Bazı kelimelerin anlamları

BOST

Post.

BOSTANBÜKÜ

Karabük şehri, Safranbolu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BOSTANKAYA

Muş kenti, Malazgirt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas kenti, Ulaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BOSTANKENT

Muş kenti, Mercimekkale nahiyesine bağlı bir bölge.

BOSTANKOLU

Tokat ili, Reşadiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

BOSTANBAŞI

Malatya ili, Yeşilyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BOSTANCILAR

Bolu şehrinde, Mudurnu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Karabük şehrinde, Eflâni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehri, Karaağıl nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

BOSTANCILIK

Bostancının yaptığı iş.

BOSTANYERİ

Denizli şehri, Buldan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Düzce kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BOSTANDERE

Bursa şehrinde, Mustafakemalpaşa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale ili, Çan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan kenti, Gümüşakar bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Konya şehri, Seydişehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BOSTANHÜYÜK

Ankara ili, Yenice nahiyesine bağlı bir yer.

BOSTANLIK

Bostan olmaya elverişli yer.

BOSTANKALE

Kars ilinde, Digor ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

BOSTANPINAR

Diyarbakır ilinde, Mermer bucağına bağlı bir yer.

BOSTANCILI

Sinop şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BOSTANCIBAŞI

Bostancı ocağının başı.

  -   -   -  

Anlamında BOST bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOST geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

ALAÇÇIK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.

ALAÇİK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.

AFAR

Ispanak ve benzeri sebzelerle yapılan börek, pide. Diş diplerine biriken sert kir, tartre. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü.

AFARA

Harman yerindeki hububatın taş ve toprakla karışık kalıntısı. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü. Tütün tozu, ufalanmış tütün. Çok yaramaz, kötü. Harman yerindeki buğdayın taş ve toprakla karışık kalıntısı.

OCAK

Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

GÜME

Avcı kulübesi. Bostanda yapılmış olan bekçi kulübesi.

BOSTANCI

Bostan işleriyle uğraşan kimse. Osmanlılarda sarayın korunmasına ve şehrin güvenliğine bakmakla görevli olan erlerden her biri.

ALAÇI

Tahta parmaklıklı ağıl, bostan, bahçe kapısı.

AFFARA

Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü.

ALACIK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ALAÇAK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.

ALACIH

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.

ALAÇUH

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.

ALACUK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer. göçebe çadırı.

AKKIZ

Killi ve nemli toprakta yetişen, uzun yapraklı, tüylü mor çiçekli bir çeşit diken olup sapları soyularak yenir. Genger otunun tazesi, şevketibostan. Yaylalarda yetişen ve kuruyunca içi boş kamış haline gelen ot. Temiz, dürüst, güvenilir kız.

BARATA

Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.

ALAÇIĞ

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak.

HASEKİ

Osmanlı Devleti'nde bir görevde eskimiş olanlara verilen unvan. Osmanlı sarayında karavaşlar arasından seçilen padişah gözdesi. Bostancı ocağının küçük dereceli subayları.

KORKULUK

Tarla, bağ ve bahçelerde kuşların zarar vermesini önlemek için konulan, insana benzer kukla. Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık. Bostan korkuluğu. Küpeşte.