İçinde BİÇE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "biçe" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde biçe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu biçe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında biçe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BİÇERBAĞLAR

10 harfli kelimeler

BİÇERDÖVER, BİÇEBİLMEK, BİÇEMLEMEK

9 harfli kelimeler

BİÇEBİLME, BİÇEMLEME

8 harfli kelimeler

BİÇENEYH, BİÇELEME

7 harfli kelimeler

OTBİÇEN, BİÇEŞİT, BİÇELGE, BİÇEKLİ, BİÇENEK

6 harfli kelimeler

İBİÇEK

5 harfli kelimeler

BİÇEK, BİÇER, BİÇEM

4 harfli kelimeler

BİÇE

Bazı kelimelerin anlamları

BİÇE

Bir oluşum, durum ya da sürecin ilk örneğinin ya da ayırıcı biçiminin, ayrıtsal özellikleriyle simgesel anlatımı.

BİÇEŞİT

Tuhaf, acayip.

BİÇELEME

Olgusal ya da kavramsal gidişleri örnekli bir birlik içinde toplama. ","1981.

BİÇEMLEMEK

Üslup kazandırmak.

BİÇEBİLME

Biçebilmek işi.

BİÇEBİLMEK

Biçme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BİÇEK

Tarlalara saatle su salımı. Biçerbağlar makinesi. İyi biçmeye elverişli buğday veya arpa.

BİÇEKLİ

Havuç.

OTBİÇEN

Ardahan şehri, Hasköy bucağına bağlı bir bölge.

BİÇELGE

Biçilecek yer. Çayır.

İBİÇEK

Kur'a.

BİÇERDÖVER

Ekin biçen, döven, taneleri ayıran, samanı deste veya balya durumuna getiren makine.

BİÇERBAĞLAR

Ekini hem biçen hem de bağ durumuna getiren makine.

BİÇENEK

Her yıl belirli bir süre otlatıldıktan sonra yeniden gelişen bitkilerin biçilerek değerlendirildiği doğal çayır.

BİÇEMLEME

Biçemlemek işi, stilizasyon.

BİÇENEYH

Umumi çayır; dileyen kimsenin ot biçebildiği çayırlık yerler.

  -   -   -  

Anlamında BİÇE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ELLİKALTI

Ekin biçerken bir elin aldığı kadar toplanan sap.

DÜRÜ

Dürülmüş şey. Armağan, hediye. Çeyiz. Düğüne çağrılanlara düğün sahibi tarafından verilen armağan. Bel denilen tarım aracı. Hediye. Düğün hediyesi. Gelinlerin damat ve akrabalarına, damatların da gelin ve akrabalarına verdikleri hediyeler. Gelinin çeyizi. Düğüne davet edilenlere düğün sahibi ve gelin tarafından verilen hediyeler. Evlenecek kızın işlenmek ve dikilmek üzere arkadaşlarına verdiği parçalar. Düğüne çağrılacaklara kumaş, koyun, koç, çevre göndererek yapılan çağrı. Gelin edilecek kız için istenilen mendil, fincan ve benzerleri şeyler. Çamaşır. 1. Gelin olacak kızın elbiselerinin kesilip biçilme günü. 1. Düğüne çağrılan kimseler. Çapa şeklinde çatal bel. Paket. Tırpanla ekin biçen adamın bir gidişte biçtiği yer. Kız evinden erkek evine gönderilen armağan. Gelinin damadın yakınları için getirdiği hediyelik çeyiz. 1.Düğünlerde okuntu (davetiye) ile birlikte gönderilen fanila, havlu ve benzerleri hediyeler. Gelin tarafının erkek tarafına verdiği hediye.

ELLİKLEŞME

Ekin biçen kimselerin bir sıraya girerek aynı yöne doğru orak sallamaları.

ENACI

Orak biçerken kılavuzluk eden adam, amelebaşı.

İSTİMATOR

Gümrüklerde mallara değer biçen görevli.

ELNİK

Ekin biçerken elin üç parmağına geçirilen tahta araç.

ORAKÇI

Ücret karşılığı ekin biçen kimse.

ELLİKLEME

Ekin biçerken bir elin kavrayabildiği kadar kısmını avucunun içine alma. Ekin destesi.

PATRONCU

Örneğe göre ölçüp biçerek ilk patronu çıkaran nitelikli işçi.

TIRPANCI

Tırpanla ekin biçen kimse.

AYAKCAK

Aptesane, hela, ayak yolu. Arkalıksız kısa iskemle. Tırpanla ekin biçenlerin ayaklarına bağladıkları demet. Direğe çıkmaya yarıyan aygıt. Taban ve koncu tek parça ağaçtan yapılmış, burnuna meşin çakılı ayakkabı. Merdiven, merdiven basamağı. El leğeni. Tahta, arkalıksız sandalye. Merdiven. Tırpanla biçildikten sonra, dağınık olarak yere yığılan ekinleri, ayağın yardımıyla düzenli kümeler durumuna getiren (H) harfi biçiminde ot araç. (Amasya).

STİL

Üslup, biçem.

HIZARCI

Hızar işleten, hızarla kereste biçen kimse.

ALABUT

Buğdayın kötü olması ve biçerken başından çalınması. Yazın mandaları serinletmek için üzerlerine su atmaya yarıyan, ağaçtan yapılmış çukur kürek, çömçe.

ELCEK

Eli korumak için ele takılan ya da alınan kanca gibi bir araç. Tırpanın el ile tutulan yeri. Bulgur taşında elle tutulan yer. Kapının tutacak yeri. Harman aygıtını çevirmek için kullanılan kol. Sapanın elle tutulan ye ri. Kuvvetsiz, zayıf kadın. Yağ eritmeye yarayan küçük kap. Küçük çekiç. İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri. El değirmenini çevirmek için el ile tutulan yer. Eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven şeklinde tahtadan yapılan bir araç. Eldiven, ellik. Eldiven (Çayağzı). Hızkeserleri ve yönelteci işletmek için kullanılan el sapları. Tırpanın, sobanın toprak sürülürken elle tutulan kısmı. Çıkrık kolu. Yün eldiven. (Yenikent Aksaray Niğde, Laçin Eskişehir, Nudra Şarkikaraağaç Isparta). Gelin eldiveni. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).

BİÇKİCİ

Kumaşı belli bir modele göre biçen kimse.

ELLİK

Eldiven. Yelken dikenlerin kullandığı, madenî yüksüğü olan meşin eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven biçiminde, tahtadan yapılmış olan bir araç.

ÜSLUP

Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi, tarz. Bir sanatçıya, bir çağa veya bir ülkeye özgü teknik, renk, biçimlendirme ve söyleyiş özelliği, biçem, stil. Sanatçının görüş, duyuş, anlayış ve anlatıştaki özelliği veya bir türün, bir çağın kendine özgü anlatış biçimi, biçem, tarz, stil.

EĞNEL

Sürülecek bir tarlanın belirli kimselere ayrılan, kısım ya da parçaları. Orakla biçerken tarlanın uzunlamasına ayrılan parçalarından biri, dilimi.

MAKASTAR

Kumaş biçen, prova yapan, parçaları patrona göre ayarlayan, iş dağıtımını yapan usta, makasçı.