Kelimeler arşivi içinde; başında "biçi" olan, toplam 65 adet kelime bulunmaktadır. biçi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu biçi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde biçi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BİÇİMLENDİREBİLME, BİÇİMSİZLEŞTİRMEK, BİÇİMSELLEŞTİRMEK, BİÇİMSİZLEŞEBİLME
BİÇİMLENDİRİLMEK, BİÇİMSİZLEŞTİRME, BİÇİMSELLEŞTİRME
BİÇİMLENİVERMEK, BİÇİMLENEBİLMEK, BİÇİMLENDİRİLME
BİÇİMLENİVERME, BİÇİMSİZLEŞMEK, BİÇİMLENEBİLME, BİÇİMLENDİRMEK
BİÇİMSİZLEŞME, BİÇİMLEŞTİRME, BİÇİMLENDİRME, BİÇİMLENDİRİŞ
BİÇİMBİLGİSİ, BİÇİNÇİZILKI, BİÇİLEBİLMEK
BİÇİMBOZUMU, BİÇİMLENMEK, BİÇİMSİZLİK, BİÇİLEBİLME, BİÇİMLEYİCİ, BİÇİMSELLİK
BİÇİMLİLİK, BİÇİMLEŞME, BİÇİMSİZCE, BİÇİVERMEK, BİÇİMLENİŞ, BİÇİMLENİM, BİÇİMLEMEK, BİÇİMDICAK, BİÇİMCİLİK, BİÇİMLENME
BİÇİMLEME, BİÇİVERME
BİÇİRGEN, BİÇİNLİK, BİÇİKSEL, BİÇİLGEN, BİÇİNMEK, BİÇİLMEK, BİÇİRGAN, BİÇİMSİZ, BİÇİMSEL, BİÇİMDİK, BİÇİMLİK
BİÇİNTİ, BİÇİLİŞ, BİÇİNGİ, BİÇİNGI, BİÇİNÇİ, BİÇİLME, BİÇİMCE, BİÇİMCİ, BİÇİMLİ
BİÇİK, BİÇİN, BİÇİM, BİÇİŞ, BİÇİT
BİÇİ
BİÇİ
Erkek çocuk.
BİÇİMLENDİRİLME
Biçimlendirilmek işi, şekillendirilme.
BİÇİMLENİVERMEK
Çabucak biçimlenmek.
BİÇİMLENDİRMEK
Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.
BİÇİMSELLEŞTİRME
Biçimselleştirmek işi.
BİÇİMLENEBİLMEK
Biçimlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BİÇİMSİZLEŞTİRME
Biçimsizleştirmek işi.
BİÇİMLENİVERME
Biçimlenivermek işi.
BİÇİMSİZLEŞMEK
Biçimsiz duruma gelmek, biçimi bozulmak.
BİÇİMLENDİREBİLME
Biçimlendirebilmek işi.
BİÇİMSİZLEŞTİRMEK
Biçimsiz duruma getirmek, biçimini bozmak.
BİÇİMSİZLEŞME
Biçimsizleşmek işi.
BİÇİMLENEBİLME
Biçimlenebilmek işi.
BİÇİMSELLEŞTİRMEK
Biçimsel duruma getirmek. Bir kuramı biçimsel bir kurama dönüştürmek.
BİÇİMLENDİRİLMEK
Bir şeye biçim verilmek, şekillendirilmek.
BİÇİMSİZLEŞEBİLME
Biçimsizleşebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİÇİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADACYO
Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ACIMASIZCA
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AĞIRŞAKLANMAK
Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.
AĞIZLI
Ağzı herhangi bir biçimde olan.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
AÇIKÇA
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABES
Gereksiz, yersiz, boş. Akla ve gerçeğe aykırı. Gereksiz bir biçimde.
AGİTATO
Canlı ve coşkulu bir biçimde (çalınmak).
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
AĞIRCA
Oldukça ağır. Kötüleşmiş (hasta). (ağı'rca) Oldukça ağır bir biçimde.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ADAMCA
İnsana yaraşır bir biçimde, adamcasına. İnsan sayısı bakımından.