Kelimeler arşivinde; içinde "avuc" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde avuc bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu avuc ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında avuc olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YUKARIYAVUCAK
SAVUCAK, TAVUCAK
BAVUCU, DAVUCU, SAVUCA, SAVUCU
AVUC
AVUC
Avuç.
DAVUCU
At, eşek ve benzerleri hayvanlarda soğuk almaktan, terli ve yorgunken su içmekten ileri gelen hastalık.
YUKARIYAVUCAK
Samsun ilinde, Havza ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SAVUCA
Aydın şehrinde, Söke belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TAVUCAK
Tavukçuk.
SAVUCU
Koruyucu.
SAVUCAK
Elâzığ ilinde, Başyurt nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Karacadağ bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BAVUCU
Tek tırnaklı hayvanlarda soğuktan meydana gelen öldürücü bir hastalık.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVUC geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİNBAŞ
Çabuk yürüyen at. Zeki, uyanık. Şirret, aksi. Ele avuca sığmaz. Ele avuca sığmaz, cin gibi.
KARAKAVZA
Yaban havucu.
KUDURMAK
Kuduz hastalığına yakalanmak, kuduz olmak. Aşırı davranışlarda bulunmak, taşkınlık göstermek. Çok kızmak, öfkelenmek. Çok yaramazlaşmak, ele avuca sığmamak. Gücünü artırmak, tehlikeli bir durum almak, tehlikeli bir duruma gelmek.
TUTULMAZ
Yakalanmaz, ele avuca gelmez.
AFACANLAŞMAK
Yaramazlaşmak, yaramaz, ele avuca sığmaz duruma gelmek.
SIKIM
Sıkma işi. Ateşli silahlarda bir atış için yeterli olan miktar. Bir defada sıkılan miktar. Avucun sıkıldığında alabildiği miktar.
ÇIKŞAĞI
Yoyo denilen oyuncak. İçine taş parçaları konulmuş yuvarlak bir çocuk oyuncağı ki sallandıkça ses çıkarır. Avuca sığacak büyüklükte yuvarlak, yassı ve çevresi derince yarılmış ağaçtan bir çocuk oyuncağıdır. Bir iki metre uzunluğunda bulunan bir ipin bir ucu yarığa bağlanır, bir ucu parmağa geçirilir. Oyuncak ileri atılıp ipin ucu geri çekildiği sırada ip yarığa sarılır ve yuvarlak tahta bu ip üzerinde hareket ederek avuca gelir. Son zamanlarda yoyo adıyla bazı yerlerde daha oynanmaya başlamıştı.
BAŞANKI
Baştan çıkmış, huysuz, haşarı, yaramaz, hırçın, ele avuca sığmaz, ahlâksız.
HAŞARI
Çok yaramaz, ele avuca sığmayan (çocuk). Huysuz, azgın (hayvan).
CIVALAMAK
Barbut oyununda zarı tutmadığını göstermek için avucu içinde onları şıkırdatarak serbest olduklarını anlatmak.
CORUMLAMAK
Ani bir hareketle avuclamak ve buruşturmak.
CUĞURLAMAK
Bir şeyi avucunda sıkıp buruşturmak.
DASDİNGİL
Yapayalnız, işsiz güçsüz, başı boş. Hiç bir şeyi olmayan, bomboş: Elimizdekini avucumuzdakini aldı da bizi dasdingil koydu. Çırılçıplak, açık saçık.
UÇARI
Ele avuca sığmaz (kimse). Kendini çeşitli eğlencelere vermiş (kimse), sefih.
BÜRÇEKLİ
Havuç. Kırlarda yetişen, havuca benzeyen ve yenilebilen bir bitki.
BAŞANGI
Baştan çıkmış, huysuz, haşarı, yaramaz, hırçın, ele avuca sığmaz, ahlâksız: Şu kız çok başangı. Akıllı: Şu çocuk pek başangı. Becerikli. İnatçı. Afacan, yaramaz. Söz dinlemez, utanmaz (kız için). Aşarı, yaramaz.
UYKULUK
Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad. Dalak. Karaciğer. Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir.
ÇIMKIŞTIRMAK
Yara olgunlaşırken çevresi acı ile kaşınmak: Avucumdaki yara çımkıştırıyor.
CİVALAMAK
Barbut oyununda zarı tutmadığını göstermek için avucu içinde onları şıkırdatarak serbest olduklarını anlatmak.
BAŞANI
Baştan çıkmış, huysuz, haşarı, yaramaz, hırçın, ele avuca sığmaz, ahlâksız. Aklı ermediği halde işe karışan.