İçinde AVUC geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "avuc" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde avuc bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu avuc ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında avuc olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

YUKARIYAVUCAK

7 harfli kelimeler

SAVUCAK, TAVUCAK

6 harfli kelimeler

BAVUCU, DAVUCU, SAVUCA, SAVUCU

4 harfli kelimeler

AVUC

Bazı kelimelerin anlamları

AVUC

Avuç.

DAVUCU

At, eşek ve benzerleri hayvanlarda soğuk almaktan, terli ve yorgunken su içmekten ileri gelen hastalık.

YUKARIYAVUCAK

Samsun ilinde, Havza ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

SAVUCA

Aydın şehrinde, Söke belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

TAVUCAK

Tavukçuk.

SAVUCU

Koruyucu.

SAVUCAK

Elâzığ ilinde, Başyurt nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Karacadağ bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BAVUCU

Tek tırnaklı hayvanlarda soğuktan meydana gelen öldürücü bir hastalık.

  -   -   -  

Anlamında AVUC bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AVUC geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CİNBAŞ

Çabuk yürüyen at. Zeki, uyanık. Şirret, aksi. Ele avuca sığmaz. Ele avuca sığmaz, cin gibi.

KARAKAVZA

Yaban havucu.

KUDURMAK

Kuduz hastalığına yakalanmak, kuduz olmak. Aşırı davranışlarda bulunmak, taşkınlık göstermek. Çok kızmak, öfkelenmek. Çok yaramazlaşmak, ele avuca sığmamak. Gücünü artırmak, tehlikeli bir durum almak, tehlikeli bir duruma gelmek.

TUTULMAZ

Yakalanmaz, ele avuca gelmez.

AFACANLAŞMAK

Yaramazlaşmak, yaramaz, ele avuca sığmaz duruma gelmek.

SIKIM

Sıkma işi. Ateşli silahlarda bir atış için yeterli olan miktar. Bir defada sıkılan miktar. Avucun sıkıldığında alabildiği miktar.

ÇIKŞAĞI

Yoyo denilen oyuncak. İçine taş parçaları konulmuş yuvarlak bir çocuk oyuncağı ki sallandıkça ses çıkarır. Avuca sığacak büyüklükte yuvarlak, yassı ve çevresi derince yarılmış ağaçtan bir çocuk oyuncağıdır. Bir iki metre uzunluğunda bulunan bir ipin bir ucu yarığa bağlanır, bir ucu parmağa geçirilir. Oyuncak ileri atılıp ipin ucu geri çekildiği sırada ip yarığa sarılır ve yuvarlak tahta bu ip üzerinde hareket ederek avuca gelir. Son zamanlarda yoyo adıyla bazı yerlerde daha oynanmaya başlamıştı.

BAŞANKI

Baştan çıkmış, huysuz, haşarı, yaramaz, hırçın, ele avuca sığmaz, ahlâksız.

HAŞARI

Çok yaramaz, ele avuca sığmayan (çocuk). Huysuz, azgın (hayvan).

CIVALAMAK

Barbut oyununda zarı tutmadığını göstermek için avucu içinde onları şıkırdatarak serbest olduklarını anlatmak.

CORUMLAMAK

Ani bir hareketle avuclamak ve buruşturmak.

CUĞURLAMAK

Bir şeyi avucunda sıkıp buruşturmak.

DASDİNGİL

Yapayalnız, işsiz güçsüz, başı boş. Hiç bir şeyi olmayan, bomboş: Elimizdekini avucumuzdakini aldı da bizi dasdingil koydu. Çırılçıplak, açık saçık.

UÇARI

Ele avuca sığmaz (kimse). Kendini çeşitli eğlencelere vermiş (kimse), sefih.

BÜRÇEKLİ

Havuç. Kırlarda yetişen, havuca benzeyen ve yenilebilen bir bitki.

BAŞANGI

Baştan çıkmış, huysuz, haşarı, yaramaz, hırçın, ele avuca sığmaz, ahlâksız: Şu kız çok başangı. Akıllı: Şu çocuk pek başangı. Becerikli. İnatçı. Afacan, yaramaz. Söz dinlemez, utanmaz (kız için). Aşarı, yaramaz.

UYKULUK

Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad. Dalak. Karaciğer. Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir.

ÇIMKIŞTIRMAK

Yara olgunlaşırken çevresi acı ile kaşınmak: Avucumdaki yara çımkıştırıyor.

CİVALAMAK

Barbut oyununda zarı tutmadığını göstermek için avucu içinde onları şıkırdatarak serbest olduklarını anlatmak.

BAŞANI

Baştan çıkmış, huysuz, haşarı, yaramaz, hırçın, ele avuca sığmaz, ahlâksız. Aklı ermediği halde işe karışan.