Kelimeler arşivinde; içinde "avur" olan, toplam 114 tane kelime bulunuyor. İçerisinde avur bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu avur ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında avur olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAVURMAÇUKURU, KIYIKAVURGALI
BARUTKAVURAN, SAÇKAVURMASI, SAVURABİLMEK
SAVURGANLIK, AVURTLAŞMAK, ÇAVURDAŞMAK, GAVURCASINA, GAVURLAŞMAK, HAVURLANMAK, KAVURMAKÜPÜ, MAVURLANMAK, SAVURABİLME, SOMSAVURMAK
AVURTLAMAK, SAVURGANCA, ÇAVURLAMAK, GARAVURGUN, GAVURLAŞMA, KARSAVURAN, KAVURMALIK, LAVURLUVUR, ŞAVURLAMAK, ZAVURLAMAK
AVURTLAMA, KAVURMACI, KAVURMALI, KAVURTMAK, SAVURTMAK, AVURDALIK, AVURLAMAK, BAVURTLAN, KAVURGALI, KAVURTBEY, KAVURTHAN, KAVURTLAK
KAVURMAÇ, KAVURMAK, KAVURTMA, SAVURGAN, SAVURMAK, SAVURTMA, SAVURTUŞ, AVURTEPE, AVURTLAK, BAÇAVURA, BAVURMAK, ÇALGAVUR, ÇALKAVUR, ÇALPAVUR, ÇAVURGUN, ÇAVURMAK, DALAVURA, GAVURLUK, HALAVURT, HAVURDAN, HAVURMAN, KANKAVUR, KARAVURA, KAVURCAH, KAVURÇAK, KAVURGEÇ, KAVURMUK, KAVURSAĞ, KAVURUGE, PANCAVUR, Devamını Oku »»
AVURTLU, AZNAVUR, KAVURGA, KAVURMA, KAVURUŞ, PAVURYA, SAVURMA, AVURLUK, BAVURYA, BAVURYE, ÇAVURMA, GAVURCA, GAVURGA, GAVURMA, HAVURDA, KAVURĞA, KAVURKA, LAVURTA, MAVURLU, PANAVUR, SAVURGU, ŞOLAVUR, VURAVUR
AVURDA, AVURNA, KAVURT, PAVURA
AVURT, SAVUR, AVURA, AVURD, AVURZ, BAVUR, ÇAVUR, GAVUR, HAVUR, KAVUR, MAVUR, ŞAVUR, TAVUR, ZAVUR
AVUR
AVUR
Yeni doğurmuş bir hayvandan ilk günlerde sağılan, koyu yapışkan süt, ağız. Ağır.
SAÇKAVURMASI
Saçta içyağ ile kızartılan ve üstüne yoğurt dökülerek yapılan et yemeği.
SOMSAVURMAK
Esen rüzgarın yardımıyla küçük yabalarla ürünü samanından ayırmak. (Amasya).
SAVURGANLIK
Tutumsuzluk.
BARUTKAVURAN
Karaman şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
SAVURABİLMEK
Savurma imkânı veya olasılığı bulunmak.
HAVURLANMAK
Yara cerahatlenmek, şişmek, azmak.
ÇAVURDAŞMAK
Gürültü çıkarmak.
GAVURLAŞMAK
Gâvur olmak. Acımasız davranmaya başlamak.
SAVURABİLME
Savurabilmek işi.
KAVURMAÇUKURU
Erzurum şehrinde, Çiftlik nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
MAVURLANMAK
Tanenli yemişler ağızda buruk tat bırakmak.
GAVURCASINA
Gâvurca.
KIYIKAVURGALI
Kırıkkale kenti, Sulakyurt belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KAVURMAKÜPÜ
Diyarbakır şehrinde, Ergani ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
AVURTLAŞMAK
Sohbet etmek, çene çalmak, konuşmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜYÜLENMEK
Büyüleme işine konu olmak, efsunlanmak, afsunlanmak, sihirlenmek, avurtlanmak.
İSRAF
Gereksiz yere para, zaman, emek vb.ni harcama, savurganlık.
KAVURMALI
İçinde kavurma bulunan.
AVURTLAMA
Avurtlamak işi.
HAR
"Düşüncesizce ve hesapsızca harcamak, bol bol harcayıp tüketmek" anlamlarındaki har vurup harman savurmak deyiminde geçen bir söz. Sıcak, kızgın, yakıcı.
KAVURTMA
Kavurtmak işi.
FİRİK
Olgunlaşmak üzere olan tahıl. Çerez olarak yenen tahıl kavurgası.
KAVURMA
Kavurmak işi. Kendi yağıyla pişirilip kavrulduktan sonra yenen veya dondurulup saklanan et. Kavrulmuş olan.
KAVRULMAK
Kavurma işi yapılmak. Hayatın acılarına uğramak. Dış etkenler yüzünden özelliklerini yitirmek. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememek, cılız kalmak.
ÇAĞANOZ
Kabukluların ön ayaklılar alt takımından, eti için avlanan, pavuryaya benzer küçük su hayvanı (Carcinus).
ETLİK
Kış için etinden kıyma, kavurma, pastırma ve sucuk yapılmış olan semiz hayvan. Buzdolabında et koymak için ayrılmış yer.
KAVURTMAK
Kavurma işini yaptırmak.
FAN
Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
KAVURMACI
Kavurma yapan veya satan kimse.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
KEBAP
Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et. Kızartma, çevirme veya kavurma yoluyla hazırlanan her türlü yiyecek. Yanmış, yanık. Kavrulmuş, kızarmış.
KIYMA
Kıymak işi. Çekilmiş et. Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma.
KAVURUŞ
Kavurma işi.