Sonu AVUŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "avuş" olan, toplam 41 adet kelime bulunmaktadır. Sonu avuş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında avuş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde avuş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KAYADİBİÇAVUŞ

12 harfli kelimeler

ŞİREMİRÇAVUŞ

11 harfli kelimeler

YUKARIÇAVUŞ, MAHMUTÇAVUŞ, KURŞUNÇAVUŞ

10 harfli kelimeler

AŞAĞIÇAVUŞ, SAMSAÇAVUŞ, HASANÇAVUŞ, HALİLÇAVUŞ, DOKUZÇAVUŞ, ŞİRİNÇAVUŞ, TOPALÇAVUŞ, BÜYÜKÇAVUŞ, YİĞİTÇAVUŞ

9 harfli kelimeler

SARIÇAVUŞ, KARAÇAVUŞ, AKYALAVUŞ, KOCAÇAVUŞ, AKÇAÇAVUŞ, ORTAÇAVUŞ

8 harfli kelimeler

YALDAVUŞ, ŞALKAVUŞ, ALAÇAVUŞ, BAŞÇAVUŞ, MELLAVUŞ, ÜSTÇAVUŞ, GÜLÇAVUŞ, ÇALKAVUŞ, CALGAVUŞ, BOZÇAVUŞ

7 harfli kelimeler

MARAVUŞ, SİYAVUŞ, YALAVUŞ

5 harfli kelimeler

MAVUŞ, KAVUŞ, HAVUŞ, ÇAVUŞ, DAVUŞ, TAVUŞ, VAVUŞ

4 harfli kelimeler

AVUŞ

Bazı kelimelerin anlamları

AVUŞ

Dağın geçit yeri. Asma filizi. Avuç.

KURŞUNÇAVUŞ

Ardahan şehri, Posof ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

AŞAĞIÇAVUŞ

Çanakkale ili, Kalkım nahiyesine bağlı bir yer. Çankırı şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

SAMSAÇAVUŞ

Bolu şehri, Mudurnu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

HASANÇAVUŞ

Düzce şehrinde, Akçakoca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kars şehri, Arpaçay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

YİĞİTÇAVUŞ

Diyarbakır ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KAYADİBİÇAVUŞ

Bartın ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

MAHMUTÇAVUŞ

Erzurum ilinde, Narman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ŞİRİNÇAVUŞ

Balıkesir kenti, Edincik bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SARIÇAVUŞ

Ağrı şehrinde, Doğubayazıt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YUKARIÇAVUŞ

Çanakkale kenti, Kalkım nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Çankırı ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

DOKUZÇAVUŞ

Siirt ili, Dilektepe nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BÜYÜKÇAVUŞ

Şanlıurfa kenti, Viranşehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

TOPALÇAVUŞ

Erzurum şehrinde, Aşkale ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ŞİREMİRÇAVUŞ

Bartın ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

HALİLÇAVUŞ

Erzurum ili, Halilçavuş bucağına bağlı bir bölge.

  -   -   -  

Anlamında AVUŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AVUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAŞÇAVUŞ

Astsubay başçavuş. Yeniçeri Ocağının çavuşu.

ERAT

Er, onbaşı ve çavuşlara verilen genel ad. Erler.

BULUŞMAK

Bir araya gelmek. Kavuşmak. Önceden belirlenmiş bir yer ve zamanda bir araya gelmek. Karşılaşmak.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

ÇAVUŞLUK

Çavuş olma durumu. Çavuşun görevi. Çavuşun rütbesi.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ERBAŞ

İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker.

CENNET

Dinî inanışlara göre imanlı, dünyada iyi işler yapmış kimselerin öldükten sonra sonsuz bir mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak, behişt. Herhangi bir şeyden fazlasıyla bulunan yer. Çok güzel, huzur veren (yer). Herhangi bir şeyin kolayca yapıldığı yer.

DEFETMEK

Kovmak. Savmak, savuşturmak.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

ELVEDA

Bir daha kavuşulmayacağı düşünülen bir şeyden ayrılırken kullanılan bir söz. Bir daha karşılaşılmayacak biçimde ayrılırken "Allah'a ısmarladık, Allah'a emanet olun" anlamlarında kullanılan bir söz.

DOLAMAK

İplik, şerit, tel vb. nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak. Sarmak, kavuşturmak.

EKMEK

Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

ASTSUBAY

Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

BULMAK

Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Cezaya uğramak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Bir şeyi elde etmek. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Hatırlamak. Sağlamak, temin etmek. Seçmek. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak.

BAŞÇAVUŞLUK

Başçavuş olma durumu. Başçavuşun görevi. Başçavuşun rütbesi.

DELTA

Yunan alfabesinin dördüncü harfi (D). Bir ırmağın çatallanarak denize veya göle kavuştuğu yerde oluşan üçgen biçimli ova, çatal ağız.

DEFOLMAK

Savuşmak, çekilip gitmek.

CIZLAM

Kaçma, savuşma.