Kelimeler arşivinde; içinde "avuz" olan, toplam 71 tane kelime bulunuyor. İçerisinde avuz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu avuz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında avuz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARACAKILAVUZ
ERKEKKILAVUZ, DIRAVUZLAMAK, KIZILAVUZLAR, KILAVUZLAMAK
KILAVUZÖMER, YAVUZLANMAK, YAVUZLAŞMAK, KILAVUZLAMA, KILAVUZTEPE, HAVUZLANMAK
HAVUZLANMA, HAVUZLUÇAM, YAVUZLAMAK, HAVUZLAMAK, YAVUZLAŞMA, HAVUZCULUK, YAVUZLANMA, KAVUZLULAR, KILAVUZLAR, KILAVUZLUK, TECAVUZLUK, YAVUZKEMAL
KARAKAVUZ, KILAVUZLU, HAVUZDERE, YAVUZBOĞA, GAGAVUZCA, HAVUZBAŞI, HAVUZLAMA
YAVUZKÖY, YAVUZLAR, YAVUZRAK, HAVUZCUK, HAVUZSUZ, YAVUZSOY, YAVUZTAŞ, YAVUZALP, YAVUZELİ, YAVUZLUK, YAVUZBAY, YAVUZCAN, HAVUZKÖY, YAVUZHAN
YAVUZAY, HAVUZCU, YALAVUZ, YAVUZER, GAGAVUZ, TECAVUZ, HAVUZLU, TALAVUZ, YAVUZLU, KILAVUZ, YAVUZCA, KATAVUZ, AVUZLUK, BARAVUZ, ÇAHAVUZ, ERYAVUZ, GANAVUZ, GILAVUZ
ZAVUZ, GAVUZ, HAVUZ, NAVUZ, MAVUZ, LAVUZ, KAVUZ, YAVUZ
AVUZ
AVUZ
Yeni doğurmuş bir hayvandan ilk günlerde sağılan, koyu yapışkan süt, ağız. Doğuran hayvanın ilk sütü, ağız. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. İnek ve koyunun ilk sütü.
HAVUZLAMAK
Gemiyi onarmak için havuza çekmek.
YAVUZLANMAK
Yavuz gibi olmak, yavuz durumuna gelmek. Sertleşmek, çetinleşmek, kabadayılaşmak.
ERKEKKILAVUZ
Somunlara diş açmakta kullanılan pürtüklü çelik araç. (Aksaray Niğde).
KILAVUZLAMA
Kılavuzlamak işi.
YAVUZLAŞMAK
Yavuz duruma gelmek. Sertleşmek, kabadayılaşmak.
HAVUZLANMA
Havuzlanmak işi.
KILAVUZÖMER
Ordu şehrinde, Bolaman bucağına bağlı bir bölge.
HAVUZLUÇAM
Kilis şehrinde, Elbeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KARACAKILAVUZ
Tekirdağ şehri, Banarlı nahiyesine bağlı bir bölge.
KILAVUZTEPE
Diyarbakır kenti, Tepe nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KIZILAVUZLAR
Karabük şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HAVUZLANMAK
Gemi, onarılmak için havuza çekilmek.
DIRAVUZLAMAK
Kapıyı sürmelemek.
YAVUZLAMAK
Kötülemek.
KILAVUZLAMAK
Kılavuzluk etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HOSTES
Taşıtlarda, özellikle uçaklarda yolcu ağırlayan bayan. Bir topluluk, kongre vb. yerlerde katılanları ağırlayan, onlara kılavuzluk eden bayan. Yarışma programlarında sunucuya yardımcı olan bayan.
JAKUZİ
Sağlık havuzu.
HAVUZLAMA
Havuzlamak işi.
BOHÇALAMAK
Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.
DOK
Gemilerin yükünün boşaltıldığı veya onarıldığı, üstü örtülü havuz. Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılmış olan büyük depo.
HAVUZCU
Otelde havuzla ilgili işlere bakan görevli. Havuz yapan kimse.
KABANA
Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda.
GAGAVUZCA
Gagavuz Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan.
FİŞ
Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç. Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge. Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri. Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey. Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası. Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz.
HAVUZSUZ
Havuzu olmayan.
GÜÇLÜ
Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan.
KEVSER
Cennette bulunduğuna inanılan kutsal ırmak, havuz veya çeşme.
KILAVUZ
Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber. Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne. Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Kılavuz kaptan. Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası. Kılavuz gemisi. Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse.
ASLANAĞZI
Sıracagillerden, türlü renkte, güzel, kokusuz çiçekleri olan bir bitki, danaburnu. Havuz kenarlarına konulan ve ağzından su akan aslan biçiminde süs taşı.
CANKURTARAN
Hasta veya yaralı taşımaya uygun hazırlanmış özel araç, ambulans. Havuz veya plajda yüzme bilmeyenleri uyaran ve tehlike anında onları kurtaran kimse.
DELİL
İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare. Kanıt. (deli:li) Kılavuz, rehber.
DELALET
Kılavuzluk. İz, işaret.
GÖLET
Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet. İçinde ham deri ıslatılan taş havuz.
HAVUZLU
Havuzu olan.
BİKİNİ
Deniz, göl, havuz vb. yerlere girerken veya güneşlenirken giyilen, iki parçadan oluşan kadın giysisi.