AVUC ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "avuc" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. avuc ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu avuc ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde avuc olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AVUC

Avuç.

  -   -   -  

Anlamında AVUC bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AVUC geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CİVALAMAK

Barbut oyununda zarı tutmadığını göstermek için avucu içinde onları şıkırdatarak serbest olduklarını anlatmak.

DASDİNGİL

Yapayalnız, işsiz güçsüz, başı boş. Hiç bir şeyi olmayan, bomboş: Elimizdekini avucumuzdakini aldı da bizi dasdingil koydu. Çırılçıplak, açık saçık.

CUĞURLAMAK

Bir şeyi avucunda sıkıp buruşturmak.

ÇIMKIŞTIRMAK

Yara olgunlaşırken çevresi acı ile kaşınmak: Avucumdaki yara çımkıştırıyor.

KARAKAVZA

Yaban havucu.

TUTULMAZ

Yakalanmaz, ele avuca gelmez.

AFACANLAŞMAK

Yaramazlaşmak, yaramaz, ele avuca sığmaz duruma gelmek.

KUDURMAK

Kuduz hastalığına yakalanmak, kuduz olmak. Aşırı davranışlarda bulunmak, taşkınlık göstermek. Çok kızmak, öfkelenmek. Çok yaramazlaşmak, ele avuca sığmamak. Gücünü artırmak, tehlikeli bir durum almak, tehlikeli bir duruma gelmek.

BAŞANKI

Baştan çıkmış, huysuz, haşarı, yaramaz, hırçın, ele avuca sığmaz, ahlâksız.

CIVALAMAK

Barbut oyununda zarı tutmadığını göstermek için avucu içinde onları şıkırdatarak serbest olduklarını anlatmak.

CİNBAŞ

Çabuk yürüyen at. Zeki, uyanık. Şirret, aksi. Ele avuca sığmaz. Ele avuca sığmaz, cin gibi.

BAŞANI

Baştan çıkmış, huysuz, haşarı, yaramaz, hırçın, ele avuca sığmaz, ahlâksız. Aklı ermediği halde işe karışan.

UÇARI

Ele avuca sığmaz (kimse). Kendini çeşitli eğlencelere vermiş (kimse), sefih.

SIKIM

Sıkma işi. Ateşli silahlarda bir atış için yeterli olan miktar. Bir defada sıkılan miktar. Avucun sıkıldığında alabildiği miktar.

CORUMLAMAK

Ani bir hareketle avuclamak ve buruşturmak.

BAŞANGI

Baştan çıkmış, huysuz, haşarı, yaramaz, hırçın, ele avuca sığmaz, ahlâksız: Şu kız çok başangı. Akıllı: Şu çocuk pek başangı. Becerikli. İnatçı. Afacan, yaramaz. Söz dinlemez, utanmaz (kız için). Aşarı, yaramaz.

HAŞARI

Çok yaramaz, ele avuca sığmayan (çocuk). Huysuz, azgın (hayvan).

ÇIKŞAĞI

Yoyo denilen oyuncak. İçine taş parçaları konulmuş yuvarlak bir çocuk oyuncağı ki sallandıkça ses çıkarır. Avuca sığacak büyüklükte yuvarlak, yassı ve çevresi derince yarılmış ağaçtan bir çocuk oyuncağıdır. Bir iki metre uzunluğunda bulunan bir ipin bir ucu yarığa bağlanır, bir ucu parmağa geçirilir. Oyuncak ileri atılıp ipin ucu geri çekildiği sırada ip yarığa sarılır ve yuvarlak tahta bu ip üzerinde hareket ederek avuca gelir. Son zamanlarda yoyo adıyla bazı yerlerde daha oynanmaya başlamıştı.

BÜRÇEKLİ

Havuç. Kırlarda yetişen, havuca benzeyen ve yenilebilen bir bitki.

UYKULUK

Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad. Dalak. Karaciğer. Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir.