Kelimeler arşivinde; içinde "arsak" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde arsak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu arsak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında arsak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ALABAĞARSAK, SARSAKLAMAK
TÜRKKARSAK, ESKİKARSAK
SARSAKLIK
BONARSAK, YAĞARSAK, PARSAKLI, GARSAKAL, BUĞARSAK, BUGARSAK, BOĞARSAK, BAĞARSAK, SARSAKÇA
BAARSAK, ARSAKÖY
KARSAK, BARSAK, FARSAK, GARSAK, VARSAK, SARSAK
ARSAK
ARSAK
İplik makarası.
YAĞARSAK
Sığırlarda görülen bir hastalık.
SARSAKLIK
Sarsak olma durumu.
BAARSAK
Bağırsak.
TÜRKKARSAK
Ankara ili, Polatlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GARSAKAL
Kızak ya da arabanın üstünden uzatılan ağaç.
PARSAKLI
Pasaklı, pis. Pis, pasaklı.
BOĞARSAK
Bağırsak. Boğaya gelmiş, boğa isteyen inek, dana. Obur, pisboğaz.
SARSAKÇA
Sarsak bir biçimde, titreyerek.
BAĞARSAK
Bağırsak.
SARSAKLAMAK
Gereksiz durmak, eğlenmek. Ahmaklaşmak.
ALABAĞARSAK
Gizli dert, sır, üzüntü: Ustaca konuşursan, o sana alabağarsağını dökecektir.
BUĞARSAK
Boğaya gelmiş, boğa isteyen inek, dana. Obur, pisboğaz. Boğasak ineklerin arkasına düşen boğa.
BUGARSAK
Boğaya gelmiş, boğa isteyen inek, dana. Boğasak ineklerin arkasına düşen boğa.
ESKİKARSAK
Ankara şehri, Polatlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BONARSAK
Boğaya gelmiş, boğa isteyen inek, dana.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARSAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LAPBASAN
Ağır-kanlı, şişman (insan ya da hayvan). Dengesiz, sarsak yürüyüşlü kişi. Düztaban kişi. Seyrek basıp ağır ağır yürüyen kişi. Patavatsız.
GENGÜLDEMEK
İhtiyarlamak, zayıflamak, sarsaklaşmak. İşe yaramaz hale gelmek.
GULDURAMAK
Açlıktan ya da üşümekten barsaklar ses çıkarmak, guruldamak.
BÖCÜK
Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Bit. Kurt. Yılan. Barsak kurdu, solucan. Tazı. Kötü kadın. Dirilik, canlılık. Şans. Buzağı. Eski türkçe bög-cek: Böcek (Erzincan Merkez). Böcek. ET bög+cek. Böcek, bağırsak solucanı, parazit. Böcek.
BAĞARSIK
Bağırsak. Çorap ve başka örgülerdeki başlangıç. Bağırsak, barsak.
AVİL
Sarsak, aptal. Bayağı, âdi, açıkgöz. Ahmak, bön.
ARDALA
Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.
BUBAŞTAN
Hemen, yakınca: Yola, bubaştan çıkarsak serinde yürürüz.
KUMBARI
İçi temizlenmiş ince barsak kızartması. (Poyra Eskişehir) (kumbar) : (Çukurhisar Eskişehir).
MEĞEZ
Bunak, sarsak.
BARSAH
Barsak.
GENGİLDEK
Çok zayıf ve sarsak kişi.
VARSAĞI
Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan Varsak Türklerinin söyledikleri koşma.
DUŞUL
Sarsak kişi.
GENGÜLDEK
Çok zayıf ve sarsak kişi.
LAKTAZ
Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi. Barsak öz suyunda laktozu glukoza çeviren enzim. İnce bağırsak ve pankreastan salgılanan ve süt şekerinin glikoz ve galaktoza parçalanmasında görev yapan enzim. Süt şekerini (laktoz) üzüm şekerine (glukoz) çeviren bir bağırsak enzimi. Süt şekerini (laktoz) üzüm şekerine (glikoz) çeviren ve bağırsakta bulunan bir enzim.
BARSAK
Ekinlerin başak tutma zamanı: Bu sene barsak çok geç oldu. Kedilerin çiftleşme zamanı. Koyunlara dadanan zehirli bir böcek: Benim oğlanı dün köyde barsak sokmuş, ayran bekmezle kurtarıncaya kadar ne çektim. Ekinlerin başak verme zamanı.
MAYLAK
Kendine sahip olamayan, sarsak. Deve yavrusu.
AĞDIRIKLI
Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Aksak, sarsak, topallıyarak yürüyüş. Yüklenmiş yükün bir yanının daha ağır olması.
LAPŞAT
Aptal, sersem, sarsak.