Kelimeler arşivi içinde; başında "arsak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. arsak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu arsak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde arsak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ARSAK
İplik makarası.
ARSAKÖY
Muğla şehri, Kemer bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARSAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GENGİLDEK
Çok zayıf ve sarsak kişi.
KUMBARI
İçi temizlenmiş ince barsak kızartması. (Poyra Eskişehir) (kumbar) : (Çukurhisar Eskişehir).
LAPBASAN
Ağır-kanlı, şişman (insan ya da hayvan). Dengesiz, sarsak yürüyüşlü kişi. Düztaban kişi. Seyrek basıp ağır ağır yürüyen kişi. Patavatsız.
DUŞUL
Sarsak kişi.
SARSAKÇA
Sarsak bir biçimde, titreyerek.
BUBAŞTAN
Hemen, yakınca: Yola, bubaştan çıkarsak serinde yürürüz.
AĞDIRIKLI
Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Aksak, sarsak, topallıyarak yürüyüş. Yüklenmiş yükün bir yanının daha ağır olması.
GENGÜLDEMEK
İhtiyarlamak, zayıflamak, sarsaklaşmak. İşe yaramaz hale gelmek.
BARSAH
Barsak.
BAĞARSIK
Bağırsak. Çorap ve başka örgülerdeki başlangıç. Bağırsak, barsak.
GULDURAMAK
Açlıktan ya da üşümekten barsaklar ses çıkarmak, guruldamak.
GENGÜLDEK
Çok zayıf ve sarsak kişi.
LAKTAZ
Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi. Barsak öz suyunda laktozu glukoza çeviren enzim. İnce bağırsak ve pankreastan salgılanan ve süt şekerinin glikoz ve galaktoza parçalanmasında görev yapan enzim. Süt şekerini (laktoz) üzüm şekerine (glukoz) çeviren bir bağırsak enzimi. Süt şekerini (laktoz) üzüm şekerine (glikoz) çeviren ve bağırsakta bulunan bir enzim.
ARDALA
Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.
LAPŞAT
Aptal, sersem, sarsak.
AVİL
Sarsak, aptal. Bayağı, âdi, açıkgöz. Ahmak, bön.
BÖCÜK
Orta büyüklükte manda yavrusu, yeni doğmuş manda yavrusu. Bit. Kurt. Yılan. Barsak kurdu, solucan. Tazı. Kötü kadın. Dirilik, canlılık. Şans. Buzağı. Eski türkçe bög-cek: Böcek (Erzincan Merkez). Böcek. ET bög+cek. Böcek, bağırsak solucanı, parazit. Böcek.
VARSAĞI
Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan Varsak Türklerinin söyledikleri koşma.
BARSAK
Ekinlerin başak tutma zamanı: Bu sene barsak çok geç oldu. Kedilerin çiftleşme zamanı. Koyunlara dadanan zehirli bir böcek: Benim oğlanı dün köyde barsak sokmuş, ayran bekmezle kurtarıncaya kadar ne çektim. Ekinlerin başak verme zamanı.
SARSAKLIK
Sarsak olma durumu.