İçinde ARİZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ariz" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ariz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ariz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ariz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

VASKÜLARİZASYON, PREKÜRARİZASYON

14 harfli kelimeler

PARLAMENTARİZM, DEPOLARİZASYON, REPOLARİZASYON, HİPOPİTÜTARİZM

12 harfli kelimeler

TOTALİTARİZM, POLARİZASYON, FİLARİZLEMEK, SOLARİZASYON

11 harfli kelimeler

FİLARİZLEME, DEPOLARİZÖR, BARİZLEŞMEK, VOLONTARİZM

10 harfli kelimeler

DEPOLARİZE, SEKÜLARİZM, VEJETARİZM, KARİZMATİK, SOLİDARİZM, MARİZLEMEK, MİLİTARİZM

9 harfli kelimeler

BARBARİZM, MARİZLEME, VULGARİZE

8 harfli kelimeler

MUTARİZA, BARİZLİK

7 harfli kelimeler

KARİZMA, FİLARİZ

6 harfli kelimeler

FARİZA

5 harfli kelimeler

ARİZE, CARİZ, ARİZA, MARİZ, TARİZ, BARİZ

4 harfli kelimeler

ARİZ

Bazı kelimelerin anlamları

ARİZ

Bilgili, bilgin.

TOTALİTARİZM

Totaliter rejim ve kuram.

VASKÜLARİZASYON

Damarlanma, damarlaştırma.

DEPOLARİZÖR

Elektrik polarizasyonunu önleyen, elektrotları birbirinden ayıran gözenekli diyafram gibi.

BARİZLEŞMEK

Bariz duruma gelmek.

FİLARİZLEMEK

Keteni döverek tel durumuna getirmek.

PREKÜRARİZASYON

Süksinilkolinin neden olduğu kas ağrısının yaygınlığını azaltmak için süksinilkolin enjeksiyonundan 3 dakika kadar önce, depolarizasyonsuz blok yapan bir ilacın, mutad felç edici dozunun 1/10-1/5'ine eşit ufak dozda uygulanması işlemi.

HİPOPİTÜTARİZM

Hipofiz ön lop hormonlarının yetersiz salgılanması. Salgısı baskılanan hormona bağlı olarak hipogonadizm, hypotiroidizm veya cücelik biçimlenir.

DEPOLARİZASYON

Zar boyunca elektrik potansiyel farkının azalması. Uyarılabilir hücre zarının uyarılması sonucu, zarın seçici geçirgenliği kaybetmesiyle, negatif istirahat potansiyelinin pozitif yönde yükselmesi. Zarda polarize durumun bozulması. Kutuplaşmayı nötrleştiren eylem veya süreç.

FİLARİZLEME

Filarizlemek işi.

SOLARİZASYON

Güneş ışınlarına maruz kalma. Vücudu güneş ışınlarına maruz bırakmak suretiyle uygulanan tedavi yöntemi.

REPOLARİZASYON

Uyarılabilir hücrelerde zar potansiyelinin, depolarizasyondan sonra normal negatif dinlenim potansiyeline dönüşü.

VOLONTARİZM

İstenççilik.

POLARİZASYON

Kutuplanma. Polarma.

PARLAMENTARİZM

Yürütme organının, seçimle kurulmuş yasama organlarına karşı sorumlu olduğu politik düzen.

DEPOLARİZE

Depolarizasyon eylemi.

  -   -   -  

Anlamında ARİZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAYANIŞMACILIK

Bir topluluğun bütün bireyleri arasında bir dayanışma bulunmasını toplu durumda yaşamanın gereklerinden sayan ve bireycilikle ortaklaşacılık arasında yer alan öğreti, solidarizm. İşverenler ile sendikaların birlikte ücretleri piyasa denge ücretinin altında belirledikleri toplu sözleşme sistemi.

KUTUPLANMA

Kutuplanmak işi, polarizasyon.

ALKOLOİT

Morfin, nikotin, striknin, efedrin, kodein ve kinin gibi insan ve hayvanlar tarafından alındıklarında bariz fizyolojik etkileri olan, büyük kısmı bitkilerde bulunan karmaşık yapılı bileşiklere verilen genel ad.

DOKUNDURMAK

Dokunmasını sağlamak. Bir şeyi üstü kapalı ve sitem yollu hatırlatmak, tariz etmek.

KOLLAJEN

Deri, kıkırdak, kemik, tendon ve ligament gibi bağ ve destek dokunun esas yapısını oluşturan ve üçlü heliks biçiminde fibröz yapıdaki protein. Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan, üç polipeptit zincirinin üçlü sarmal biçiminde önce tropokollajen birimlerini bunlarında özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller biçiminde, bazal laminada tabaka biçiminde bulunabilen, tip I-V gibi gruplandırılan bir cins protein. Yara iyileşmesinde veya dikiş materyali olarak kullanılan, tendolardan elde edilen doğal materyal.

BELİRGİN

Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

MARİZLEME

Marizlemek işi.

MİLİTARİST

Militarizm yanlısı olan kimse.

İSTENÇÇİLİK

Akla ve bilime değil de iradeye üstünlük tanıyan, ruhsal olayların ve bilgi sürecinin temelinde iradeyi gören bilim dışı öğreti, iradecilik, iradiye, volontarizm.

LEVOROTATORİ

Polarize ışık düzlemini sağdan sola çeviren optikçe aktif bileşiği belirtme. Örnek olarak (-) veya (l) kullanılır.

ETKİLEYİCİLİK

Bir kimsenin kişiliği etrafında oluştuğu kabul edilen ve niteliği kolay açıklanamayan, hayranlık uyandıran etkileyici güç, karizma.

ETKİLEYİCİ

Etkileyebilecek özellikte olan, karizmatik. Yönetici ya da örgeni diye benimsenen bir salgı bezi ya da kas topluluğu.

AMİLOİD

Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. Sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. Dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, Kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. Yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. Amiloid AA ve amiloid AL olmak üzere iki farklı bölümde incelenir.

KOLLAGEN

Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan üç polipeptit zincirinin üçlü heliks şeklinde önce tropokollagen birimlerini, bunların da özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller şeklinde, bazal laminada tabaka şeklinde, kemikde halkasal tabakalar şeklinde bulunabilen, Tip I-V gibi gruplandınlan bir cins protein. Ak bağ dokusunun ve kemiğin organik kısmının kollagen tellerinin yapısını meydana getiren kimyasal madde.

POLARMA

Doğrudan doğruya kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan veya kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü, polarizasyon. Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi.

HASTALIKLI

Vücut direnci az olan, çabuk hastalanan, mariz.

KİNETOPLASTİDA

Mastigophora alt şubesinde, Zoomastigophorea sınıfında bulunan, Bodonina ve Trypanosomatina alt takımlarını içeren, kimileri serbest yaşamlı, çoğu bitkilerde, omurgalı ve omurgasız canlılarda parazitlenen, kamçılı bazal cismin yanına yerleşmiş bariz bir kinetoplast, bir veya iki kamçıya sahip kamçılı protozoa takımı, Protomastigida, Protomonadina.

BARİZLİK

Bariz olma durumu.

DÜNYACILIK

Bireysel katılımı önemli gören, dinin devletten ayrı ve özerk olmasını savunan öğreti, sekülarizm.

BERİZ

Arapça kökenli bâriz: bariz.