Kelimeler arşivinde; içinde "ariz" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ariz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ariz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ariz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VASKÜLARİZASYON, PREKÜRARİZASYON
PARLAMENTARİZM, DEPOLARİZASYON, REPOLARİZASYON, HİPOPİTÜTARİZM
TOTALİTARİZM, POLARİZASYON, FİLARİZLEMEK, SOLARİZASYON
FİLARİZLEME, DEPOLARİZÖR, BARİZLEŞMEK, VOLONTARİZM
DEPOLARİZE, SEKÜLARİZM, VEJETARİZM, KARİZMATİK, SOLİDARİZM, MARİZLEMEK, MİLİTARİZM
BARBARİZM, MARİZLEME, VULGARİZE
MUTARİZA, BARİZLİK
KARİZMA, FİLARİZ
FARİZA
ARİZE, CARİZ, ARİZA, MARİZ, TARİZ, BARİZ
ARİZ
ARİZ
Bilgili, bilgin.
TOTALİTARİZM
Totaliter rejim ve kuram.
VASKÜLARİZASYON
Damarlanma, damarlaştırma.
DEPOLARİZÖR
Elektrik polarizasyonunu önleyen, elektrotları birbirinden ayıran gözenekli diyafram gibi.
BARİZLEŞMEK
Bariz duruma gelmek.
FİLARİZLEMEK
Keteni döverek tel durumuna getirmek.
PREKÜRARİZASYON
Süksinilkolinin neden olduğu kas ağrısının yaygınlığını azaltmak için süksinilkolin enjeksiyonundan 3 dakika kadar önce, depolarizasyonsuz blok yapan bir ilacın, mutad felç edici dozunun 1/10-1/5'ine eşit ufak dozda uygulanması işlemi.
HİPOPİTÜTARİZM
Hipofiz ön lop hormonlarının yetersiz salgılanması. Salgısı baskılanan hormona bağlı olarak hipogonadizm, hypotiroidizm veya cücelik biçimlenir.
DEPOLARİZASYON
Zar boyunca elektrik potansiyel farkının azalması. Uyarılabilir hücre zarının uyarılması sonucu, zarın seçici geçirgenliği kaybetmesiyle, negatif istirahat potansiyelinin pozitif yönde yükselmesi. Zarda polarize durumun bozulması. Kutuplaşmayı nötrleştiren eylem veya süreç.
FİLARİZLEME
Filarizlemek işi.
SOLARİZASYON
Güneş ışınlarına maruz kalma. Vücudu güneş ışınlarına maruz bırakmak suretiyle uygulanan tedavi yöntemi.
REPOLARİZASYON
Uyarılabilir hücrelerde zar potansiyelinin, depolarizasyondan sonra normal negatif dinlenim potansiyeline dönüşü.
VOLONTARİZM
İstenççilik.
POLARİZASYON
Kutuplanma. Polarma.
PARLAMENTARİZM
Yürütme organının, seçimle kurulmuş yasama organlarına karşı sorumlu olduğu politik düzen.
DEPOLARİZE
Depolarizasyon eylemi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAYANIŞMACILIK
Bir topluluğun bütün bireyleri arasında bir dayanışma bulunmasını toplu durumda yaşamanın gereklerinden sayan ve bireycilikle ortaklaşacılık arasında yer alan öğreti, solidarizm. İşverenler ile sendikaların birlikte ücretleri piyasa denge ücretinin altında belirledikleri toplu sözleşme sistemi.
KUTUPLANMA
Kutuplanmak işi, polarizasyon.
ALKOLOİT
Morfin, nikotin, striknin, efedrin, kodein ve kinin gibi insan ve hayvanlar tarafından alındıklarında bariz fizyolojik etkileri olan, büyük kısmı bitkilerde bulunan karmaşık yapılı bileşiklere verilen genel ad.
DOKUNDURMAK
Dokunmasını sağlamak. Bir şeyi üstü kapalı ve sitem yollu hatırlatmak, tariz etmek.
KOLLAJEN
Deri, kıkırdak, kemik, tendon ve ligament gibi bağ ve destek dokunun esas yapısını oluşturan ve üçlü heliks biçiminde fibröz yapıdaki protein. Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan, üç polipeptit zincirinin üçlü sarmal biçiminde önce tropokollajen birimlerini bunlarında özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller biçiminde, bazal laminada tabaka biçiminde bulunabilen, tip I-V gibi gruplandırılan bir cins protein. Yara iyileşmesinde veya dikiş materyali olarak kullanılan, tendolardan elde edilen doğal materyal.
BELİRGİN
Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.
MARİZLEME
Marizlemek işi.
MİLİTARİST
Militarizm yanlısı olan kimse.
İSTENÇÇİLİK
Akla ve bilime değil de iradeye üstünlük tanıyan, ruhsal olayların ve bilgi sürecinin temelinde iradeyi gören bilim dışı öğreti, iradecilik, iradiye, volontarizm.
LEVOROTATORİ
Polarize ışık düzlemini sağdan sola çeviren optikçe aktif bileşiği belirtme. Örnek olarak (-) veya (l) kullanılır.
ETKİLEYİCİLİK
Bir kimsenin kişiliği etrafında oluştuğu kabul edilen ve niteliği kolay açıklanamayan, hayranlık uyandıran etkileyici güç, karizma.
ETKİLEYİCİ
Etkileyebilecek özellikte olan, karizmatik. Yönetici ya da örgeni diye benimsenen bir salgı bezi ya da kas topluluğu.
AMİLOİD
Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. Sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. Dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, Kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. Yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. Amiloid AA ve amiloid AL olmak üzere iki farklı bölümde incelenir.
KOLLAGEN
Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan üç polipeptit zincirinin üçlü heliks şeklinde önce tropokollagen birimlerini, bunların da özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller şeklinde, bazal laminada tabaka şeklinde, kemikde halkasal tabakalar şeklinde bulunabilen, Tip I-V gibi gruplandınlan bir cins protein. Ak bağ dokusunun ve kemiğin organik kısmının kollagen tellerinin yapısını meydana getiren kimyasal madde.
POLARMA
Doğrudan doğruya kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan veya kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü, polarizasyon. Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi.
HASTALIKLI
Vücut direnci az olan, çabuk hastalanan, mariz.
KİNETOPLASTİDA
Mastigophora alt şubesinde, Zoomastigophorea sınıfında bulunan, Bodonina ve Trypanosomatina alt takımlarını içeren, kimileri serbest yaşamlı, çoğu bitkilerde, omurgalı ve omurgasız canlılarda parazitlenen, kamçılı bazal cismin yanına yerleşmiş bariz bir kinetoplast, bir veya iki kamçıya sahip kamçılı protozoa takımı, Protomastigida, Protomonadina.
BARİZLİK
Bariz olma durumu.
DÜNYACILIK
Bireysel katılımı önemli gören, dinin devletten ayrı ve özerk olmasını savunan öğreti, sekülarizm.
BERİZ
Arapça kökenli bâriz: bariz.