Kelimeler arşivi içinde; başında "ariz" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. ariz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ariz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ariz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ARİZ
Bilgili, bilgin.
ARİZA
Yüksek bir makama sunulan mektup veya dilekçe.
ARİZE
Arapça kökenli ârıza: arıza.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BELİRGİN
Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.
AMİLOİD
Nişastaya benzeyen, nişasta benzeri boyanma gösteren. Sülfürik asidin selüloz üzerine etki etmesiyle oluşan ve iyotla muamele edildiğinde mavi renk oluşturan bir madde. Dokularda hücre dışı yerleşim gösteren, protein içeren, eozinofilik, Kongo kırmızısıyla boyandığında polarize ışıkta yeşil renge boyanan mum benzeri, protein bileşiği bir madde. Yapısında lifli proteinler, nötral ve asit mukopolisakkaritler bulunur. Amiloid AA ve amiloid AL olmak üzere iki farklı bölümde incelenir.
MİLİTARİST
Militarizm yanlısı olan kimse.
DOKUNDURMAK
Dokunmasını sağlamak. Bir şeyi üstü kapalı ve sitem yollu hatırlatmak, tariz etmek.
DÜNYACILIK
Bireysel katılımı önemli gören, dinin devletten ayrı ve özerk olmasını savunan öğreti, sekülarizm.
BARİZLEŞMEK
Bariz duruma gelmek.
DEPOLARİZÖR
Elektrik polarizasyonunu önleyen, elektrotları birbirinden ayıran gözenekli diyafram gibi.
DEPOLARİZE
Depolarizasyon eylemi.
ETKİLEYİCİ
Etkileyebilecek özellikte olan, karizmatik. Yönetici ya da örgeni diye benimsenen bir salgı bezi ya da kas topluluğu.
İSTENÇÇİLİK
Akla ve bilime değil de iradeye üstünlük tanıyan, ruhsal olayların ve bilgi sürecinin temelinde iradeyi gören bilim dışı öğreti, iradecilik, iradiye, volontarizm.
MARİZLEME
Marizlemek işi.
POLARMA
Doğrudan doğruya kendi kaynağından çıkan bir ışığın, yansıdıktan veya kırıldıktan sonra gösterdiği özelliklerin tümü, polarizasyon. Kimyasal tepkimeler dolayısıyla bir pildeki gerilimin düşmesi.
DAYANIŞMACILIK
Bir topluluğun bütün bireyleri arasında bir dayanışma bulunmasını toplu durumda yaşamanın gereklerinden sayan ve bireycilikle ortaklaşacılık arasında yer alan öğreti, solidarizm. İşverenler ile sendikaların birlikte ücretleri piyasa denge ücretinin altında belirledikleri toplu sözleşme sistemi.
DEPOLARİZASYON
Zar boyunca elektrik potansiyel farkının azalması. Uyarılabilir hücre zarının uyarılması sonucu, zarın seçici geçirgenliği kaybetmesiyle, negatif istirahat potansiyelinin pozitif yönde yükselmesi. Zarda polarize durumun bozulması. Kutuplaşmayı nötrleştiren eylem veya süreç.
ETKİLEYİCİLİK
Bir kimsenin kişiliği etrafında oluştuğu kabul edilen ve niteliği kolay açıklanamayan, hayranlık uyandıran etkileyici güç, karizma.
BERİZ
Arapça kökenli bâriz: bariz.
BARİZLİK
Bariz olma durumu.
KUTUPLANMA
Kutuplanmak işi, polarizasyon.
HASTALIKLI
Vücut direnci az olan, çabuk hastalanan, mariz.
ALKOLOİT
Morfin, nikotin, striknin, efedrin, kodein ve kinin gibi insan ve hayvanlar tarafından alındıklarında bariz fizyolojik etkileri olan, büyük kısmı bitkilerde bulunan karmaşık yapılı bileşiklere verilen genel ad.