Kelimeler arşivi içinde; başında "arka" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. arka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu arka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde arka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ARKASIZLIK, ARKASINMAK, ARKALIKSIZ, ARKALAŞMAK, ARKALANMAK, ARKALANICI, ARKADAŞLIK
ARKABAHÇE, ARKALIKLI, ARKALAYIN, ARKALANMA, ARKALAMAK, ARKADECİN, ARKADAŞÇA, ARKABASAN, ARKABAKIM, ARKACILAR
ARKASIRA, ARKALAMA, ARKARDAŞ, ARKAÇLIK, ARKAŞMAK, ARKALAYI, ARKAÜSTÜ
ARKASIZ, ARKABAK, ARKANAÇ, ARKALUK, ARKALUC, ARKALLA, ARKAYÜZ, ARKALIÇ, ARKADEŞ, ARKADYA, ARKAİZM, ARKAKÖY, ARKALAÇ, ARKADAŞ, ARKAÇTI, ARKALIK
ARKARI, ARKACI, ARKALU, ARKAİK, ARKALI
ARKAP, ARKAN, ARKAÇ, ARKAŞ, ARKAY
ARKA
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
ARKASIZLIK
Arkasız olma durumu.
ARKABAHÇE
Bir bölgeyi çevreleyen ve onunla ekonomik ve toplumsal etkileşim içinde bulunan bölge, hinterlant. Etkileme alanı, hinterlant.
ARKALANMAK
Kendisine yardım edilmek, destek olunmak.
ARKALAYIN
Kendi yokken, gıyaben, arkasından.
ARKALANICI
Birisine dayanan, yardımına güvenen.
ARKADAŞÇA
Arkadaş olarak. İçtenlikle, dostça.
ARKALIKSIZ
Arkalığı, sırt dayayacak yeri olmayan.
ARKALIKLI
Arkalığı, sırt dayayacak yeri olan.
ARKALAŞMAK
Yardımlaşmak, desteklenmek. Birbirine arka olmak, yardımlaşmak.
ARKASINMAK
Arkalanmak, güvenmek: Üç dört kişi bir olmuş adamcağızı doğuyorlardı, bizi görünce arkasındı.
ARKALAMAK
Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.
ARKADAŞLIK
Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet.
ARKALANMA
Arkalanmak durumu.
ARKABASAN
Kağnının en arka bölümü.
ARKADECİN
Arkadaşın.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARKASIZ
Arkası olmayan. Adamsız.
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
ANAERKİL
Anaerki temeline dayanan, maderşahi, matriarkal.
AKABİNDE
Arkasından, hemen arkadan, ardından, hemen ardından.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
ARDINCA
Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
AMFİ
Amfiteatr. Sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen büyük derslik.
ARKALAMA
Arkalamak işi, müzaheret.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
AMFİTEATR
Dinleyicilerin oturduğu, sıraları arkaya doğru basamaklı olarak yükselen salon, amfi. Yunan ve Roma'da açık hava tiyatrosu. Basamak basamak yükselen yer biçimi.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ARASIZ
Sürekli olarak, arkası kesilmeden, ara vermeden, müstemirren, vira.
ARILAR
Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası.
ARKALI
Arkası olan. Koruyanı, dayanağı olan, pistonlu, iltimaslı.
ARKALIÇ
Arkalık.
ARKALIK
Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.