Kelimeler arşivinde; içinde "argıl" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde argıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu argıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında argıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YARGILATABİLMEK, YARGILANABİLMEK, YARGILAYABİLMEK
YARGILATABİLME, YARGILANABİLME, YARGILAYABİLME
BÜYÜKKARGILI
ZARGILANMAK, YARGILATMAK, YARGILANMAK, YARGILLAMAK
YARGILATMA, KARGILAMAK, YARGILAYIŞ, YARGILANMA, YARGILANIŞ, YARGILAMAK, SARGILAMAK
YARGILAMA, SARGILAMA, KARGILAMA
YARGILIK, KARGILIK, GARGILIK
SARGILT, KARGILI, SARGILI
TARGIL, DARGIL
ARGIL
ARGIL
Ayni boyda iki kamış düdüğün birleştirilmesiyle yapılan, çingenelerin tulumla ve çobanların ağızla çaldıkları bir çalgı. Şanlıurfa ili, Halfeti belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YARGILANMA
Yargılanmak işi.
YARGILANMAK
Yargılama işi yapılmak.
YARGILATABİLME
Yargılatabilmek işi.
YARGILAYABİLME
Yargılayabilmek işi.
ZARGILANMAK
Nazlanmak. İstemek, direnmek (genellikle çocuk için).
YARGILANABİLMEK
Yargılanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARGILANABİLME
Yargılanabilmek işi.
YARGILLAMAK
Bir yana aksamak.
YARGILATMAK
Yargılama işini yaptırmak.
YARGILAYABİLMEK
Yargılama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YARGILAYIŞ
muhâkeme usûlü (bk. yargılama süreci).
KARGILAMAK
Kargı ile yaralamak veya öldürmek.
YARGILATMA
Yargılatmak işi.
BÜYÜKKARGILI
Şanlıurfa şehri, Akziyaret nahiyesine bağlı bir bölge.
YARGILATABİLMEK
Yargılatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARGIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAFA
İnsan başı, ser. Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek. Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü. Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet. Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu. Mekanik bir bütünün parçası.
HİÇ
Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz. Soru cümlelerinde belirsiz bir zamanı anlatan bir söz. Bir soruya açık bir cevap verilmek istenmediğinde cevap cümlesinin başına getirilen bir söz. Boş, değersiz, önemsiz olan şey veya kimse.
KARGILAMA
Kargılamak işi.
MAHKEME
Bir yargıçtan veya bazen savcı ve yargıçlardan oluşan bir kurulun, yargı görevini yerine getirdikleri yer, yargı yeri, yargıevi, mahkeme kapısı. Yargılama.
ANLIK
Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.
FİŞEKLİK
Üzerine tüfek, tabanca fişekleri geçirilip bele asılan veya omuzdan bele doğru çapraz geçirilen kemer, kargılık. Kütüklük.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
KURYA
Vatikan'ı yöneten yürütme ve yargılama organlarının bütünü.
KİRLİ
Leke, toz vb. ile kaplı, pis, murdar, mülevves. Toplumun değer yargılarına aykırı olan. Aybaşı durumunda bulunan (kadın).
ELEŞTİRİ
Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit. Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama. Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik.
MÜZEKKERE
Bir iş için herhangi bir üst makama yazılan yazı. Yargılama makamının, bir kararın yerine getirilmesi konusunda belli bir makama yazdığı yazı.
HÜKMETMEK
Egemenliği altında bulundurmak. Bir kimseye veya topluluğa sözünü geçirmek. Aklına esmek. Düşünme veya yargılama sonunda bir kanıya varmak.
MAHKEMELİK
Mahkemede yargılanması, çözümlenmesi gereken.
KÜLTÜRLENMEK
Bir arada bulunan iki bireyin veya etnik grubun değer yargıları ile kültürel birikiminin özellikleri birbirinden etkilenerek değişikliğe uğramak.
DURUŞMA
Davacı ile davalının yargıç karşısında hazır bulundukları yargılama evresi, murafaa.
LİNÇ
Birden çok kimsenin kendilerine göre suç olan bir davranışından ötürü birini, yasa dışı ve yargılamasız olarak öldürmesi.
HURUFİLİK
Kur'an'ın harflerinden birtakım anlam ve yargılar çıkaran bir mezhep.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
MUHAKEME
Yargılama. Usa vurma. Bir sorunu çözmek için çıkar yol arama.