Kelimeler arşivinde; içinde "argın" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde argın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu argın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında argın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARGINSELİMAĞA, KARGINKIZIKÖZÜ
KARGINIŞIKLAR
DARGINLAŞMAK, KARGINYENİCE, DEVECİKARGIN
DARGINLAŞMA
YARGINDALI, SARGINKAYA, KARGINMEŞE, KARGINKÜRÜ, DEDEKARGIN, DEREKARGIN, KAPIKARGIN
KARGINCIK, YARGINLIK, KARGINLIK, KARGINALP, GARGINLIK, APARGINEN, DARGINLIK
ARGINCIK, SARGINAL, ARGINLIK
GARGIN, SARGIN, KARGIN, DARGIN, VARGIN, YARGIN
ARGIN
ARGIN
Bitkin. Beceriksiz. Zayıf.
KARGINKIZIKÖZÜ
Kırşehir ilinde, Kaman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DARGINLAŞMA
Dargınlaşmak işi.
DEVECİKARGIN
Tokat ilinde, Artova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KARGINMEŞE
Kırşehir ili, Kaman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KARGINSELİMAĞA
Kırşehir ili, Kaman ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
DEDEKARGIN
Malatya şehrinde, Yazıhan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DEREKARGIN
Çorum kenti, İskilip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SARGINKAYA
Gümüşhane ili, Kale nahiyesine bağlı bir bölge.
KARGINKÜRÜ
Muğla ilinde, Dalaman belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
YARGINDALI
Sırt.
KARGINCIK
Tokat ilinde, Çamlıbel nahiyesine bağlı bir bölge.
DARGINLAŞMAK
Dargın bir durum almak.
KARGINIŞIKLAR
Manisa ili, Yarbasan nahiyesine bağlı bir bölge.
KAPIKARGIN
Muğla şehrinde, Dalaman belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KARGINYENİCE
Kırşehir kenti, Kaman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİTKİN
Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.
BARIŞIK
Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.
GEÇERLİLİK
Geçerli olma durumu, geçerlik. Bir kavramın, bir yargının, mantıksal olarak onaylanabilir olması.
MECALSİZLİK
Argınlık, dermansızlık, takatsizlik.
KAVGALI
Kavgayla yapılmış olan veya içine kavga karışan. Birisiyle kavga ederek darılmış olan, dargın.
KUDRETSİZ
Gücü olmayan, argın, takatsiz.
BARIŞMAK
İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak. Sevmek, zevk almak.
TAKATSİZ
Takati kalmamış, yorgun argın, dermansız, kudretsiz, mecalsiz. Takati kalmamış, yorgun argın, dermansız, kudretsiz, mecalsiz bir biçimde.
ATIŞMAK
Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.
KÜSÜLÜ
Aralarında dargınlık, küskünlük bulunan.
DARGINLIK
Dargın olma durumu.
NEVRASTENİ
Baş ağrıları, sindirim güçlükleri vb. fiziksel rahatsızlıklar ve ruhsal görevlerde gevşeme ve bitkinlik biçiminde görülen, sinirsel güçlerin zayıflamasından doğan nevroz, sinir argınlığı.
KUDRETSİZLİK
Güçsüz olma durumu, argınlık, takatsizlik.
Kİ
Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.
EKŞİMEK
Ekşi duruma gelmek. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak. Utanmak, mahcup olmak. Mayalanmak. Bozulmak. Sırnaşmak, ısrar etmek.
ŞİŞİNMEK
Surat asmak, dargın durmak. Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek, kabarmak, gururlanmak. Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek.
KONUŞMAK
Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.
ARGINLIK
Argın olma durumu, kudretsizlik, mecalsizlik.
SOĞUKLUK
Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.
LANETLİ
Lanetlenmiş, kargınmış, kargışlı, melun.