Kelimeler arşivi içinde; başında "argın" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. argın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu argın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde argın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ARGIN
Bitkin. Beceriksiz. Zayıf.
ARGINLIK
Argın olma durumu, kudretsizlik, mecalsizlik.
ARGINCIK
Şanlıurfa şehrinde, Yaylak nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATIŞMAK
Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.
BARIŞMAK
İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak. Sevmek, zevk almak.
EKŞİMEK
Ekşi duruma gelmek. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak. Utanmak, mahcup olmak. Mayalanmak. Bozulmak. Sırnaşmak, ısrar etmek.
SOĞUKLUK
Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.
DARGINLAŞMA
Dargınlaşmak işi.
KUDRETSİZ
Gücü olmayan, argın, takatsiz.
BİTKİN
Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.
ŞİŞİNMEK
Surat asmak, dargın durmak. Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek, kabarmak, gururlanmak. Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek.
KÜSÜLÜ
Aralarında dargınlık, küskünlük bulunan.
KAVGALI
Kavgayla yapılmış olan veya içine kavga karışan. Birisiyle kavga ederek darılmış olan, dargın.
BARIŞIK
Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.
DARGINLAŞMAK
Dargın bir durum almak.
KUDRETSİZLİK
Güçsüz olma durumu, argınlık, takatsizlik.
NEVRASTENİ
Baş ağrıları, sindirim güçlükleri vb. fiziksel rahatsızlıklar ve ruhsal görevlerde gevşeme ve bitkinlik biçiminde görülen, sinirsel güçlerin zayıflamasından doğan nevroz, sinir argınlığı.
MECALSİZLİK
Argınlık, dermansızlık, takatsizlik.
DARGINLIK
Dargın olma durumu.
GEÇERLİLİK
Geçerli olma durumu, geçerlik. Bir kavramın, bir yargının, mantıksal olarak onaylanabilir olması.
Kİ
Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.
LANETLİ
Lanetlenmiş, kargınmış, kargışlı, melun.
KONUŞMAK
Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.