İçinde AKSE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "akse" olan, toplam 48 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akse bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu akse ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akse olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

AKSETTİREBİLMEK

14 harfli kelimeler

AKSETTİREBİLME

13 harfli kelimeler

AKSELEROMETRE, AKSESUARCILIK, AKSETTİRİLMEK

12 harfli kelimeler

PROAKSELERİN, AKSELEROGRAF, MAKSEMPINARI, AKSELERASYON, AKSETTİRİLİŞ, AKSETTİRİLME, AKSEDEBİLMEK

11 harfli kelimeler

TOPRAKSEVEN, AKSELERATÖR, AKSESUVARCI, AKSEDEBİLME, HAKSEVERLİK, AKSETTİRMEK, BÜYÜKAKSEKİ

10 harfli kelimeler

AKSETTİRME, AKSETTİRİŞ, AKSESUARCI, AKSELERANS, AKSESORYUS

9 harfli kelimeler

AKSELERİN, AKSEPTANS, AKSELENDİ

8 harfli kelimeler

AKSEPTÖR, SAKSEMİT, AKSESUAR, AKSETMEK, HAKSEVER, AKSEDERE

7 harfli kelimeler

AKSEDİŞ, AKSEDİR, AKSEVİL, AKSEVEN, AKSETME, AKSENİK

6 harfli kelimeler

AKSETA, AKSESO, AKSERİ, AKSEKİ

5 harfli kelimeler

AKSEN, AKSEL, AKSES, AKSER

4 harfli kelimeler

AKSE

Bazı kelimelerin anlamları

AKSE

Hastalık nöbeti, kriz.

AKSEDEBİLMEK

Aksetme imkânı veya olanağı bulunmak.

MAKSEMPINARI

Bursa şehri, Çalı bucağına bağlı bir bölge.

AKSELEROMETRE

İvmeölçer.

AKSETTİREBİLMEK

Aksettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

AKSETTİRİLİŞ

Aksettirilme işi.

AKSESUVARCI

Aksesuvarı, yani sahne takımlarını hazırlayan görevli kişi (bk. Sahne Donat'ması).

AKSETTİREBİLME

Aksettirebilmek işi.

AKSELERASYON

Hızlanma, yükselme.

AKSETTİRİLMEK

Aksetmesi sağlanmak.

PROAKSELERİN

Faktör V. Kan pıhtısının oluşumu sırasında protrombinin aktivasyonuna iştirak eden yardımcı bir protein. Faktör V.

TOPRAKSEVEN

Van kenti, Çaldıran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

AKSELEROGRAF

İvmeyazar.

AKSELERATÖR

Herhangi bir organın çalışmasını veya kimyasal bir olayın hızını artıran ilaç veya madde.

AKSETTİRİLME

Aksettirilmek işi.

AKSESUARCILIK

Aksesuarcının yaptığı iş. Aksesuarcı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında AKSE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKSE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HAKPEREST

Haksever.

AKSETTİRME

Aksettirmek işi.

KRİZ

Bir organda birdenbire ortaya çıkan fizyolojik bozukluk, akse. Bir kimsenin yaşamında görülen ruhsal bunalım. Çöküntü. Bir ülkede veya ülkeler arasında, toplumun veya bir kuruluşun yaşamında görülen güç dönem, bunalım, buhran. Bir şeyin çok kıt bulunması durumu. Bir şeye duyulan ani ve aşırı istek.

AKSETME

Aksetmek işi.

AKSESUARCI

Aksesuar satan kimse. Aksesuar kullanmasını seven kimse. Aksesuarı hazırlayan kimse.

AKSEDEBİLME

Aksedebilmek işi.

İVMEÖLÇER

Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç, akselerometre.

YANSIMAK

Işık dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirmek, aksetmek. Anlaşılmak, belli olmak. Ulaşmak, duyulmak, yayılmak, aksetmek. Yer almak.

HAKPERESTLİK

Hakseverlik.

KRAVAT

Bir ucu ince, diğer ucu daha geniş, gömlek yakasının altından geçirilerek önde üçgen biçiminde bağlanan, özel kumaştan yapılmış olan giysi aksesuarı, boyun bağı.

HAKSEVERLİK

Haksever olma durumu, hakperestlik.

AKSELERİN

Kan pıhtısı oluşumu sırasında protrombinin trombine dönüşümünde görev yapan bir yardımcı protein olan proakselerinin aktif durumu.

AKSEDİŞ

Aksetme işi.

YANKILANMAK

Ses vermek, ses çıkarmak, yankı durumunda geri dönmek, aksetmek.

BİLEKLİK

Oyunlarda bileğin incinmesini önlemek için bileğe takılan meşin sargı. Aksesuar amacıyla bileğe takılan ince zincir.

VURMAK

Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Olumsuz yönde etkilemek. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Takmak, koymak, bağlamak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Hızla çarpmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Hızla değmek, çarpmak. Uygulamak, basmak, koymak. Manevi olarak yaralamak. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Desteklemek, dayamak. Dokunmak, hasta etmek. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Sürmek. Duyulmak, hissedilmek. Tavla oyununda pulu kırmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Çarpma işlemini yapmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Bağlama, ilişkilendirmek.

DEKOR

Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü. Görünüş, manzara. Bir yere süsleme amacıyla verilen düzen.

KABUL

Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Bir yere alınma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.

YANSITMAK

Işık, ses, görüntü vb.ni geri göndermek, yansımasını sağlamak, aksettirmek. İletmek, duyurmak, aktarmak. Aktarmak, göstermek, aksettirmek.

İVMEYAZAR

Bir hareketin ivmesini çizerek belirleyen araç, akselerograf.