AKSİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aksi" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. aksi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aksi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aksi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

AKSİYOLOJİ, AKSİLENMEK, AKSİNEKLER, AKSİLEŞMEK, AKSİLLARİS

9 harfli kelimeler

AKSİYONER, AKSİYALİS, AKSİLEŞME, AKSİLENME

8 harfli kelimeler

AKSİSEDA

7 harfli kelimeler

AKSİLLA, AKSİLİK, AKSİNİR, AKSİRKE, AKSİYAL, AKSİCİM, AKSİYOM, AKSİYON

6 harfli kelimeler

AKSİNE

5 harfli kelimeler

AKSİS

4 harfli kelimeler

AKSİ

Bazı kelimelerin anlamları

AKSİ

Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.

AKSİNİR

Kastamonu şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

AKSİNEKLER

Tarım ve süs bitkileri için özellikle son yıllarda çok önem kazanan ufacık eşkanatlılar familyası.

AKSİSEDA

Yankı.

AKSİLEŞMEK

Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.

AKSİYALİS

Eksene ait, eksenle ilgili olan.

AKSİYONER

Hisse sahibi, hissedar.

AKSİYAL

Bir merkez, uzamış bir zon, bir filament veya dış veya yan kısımlarla ilişkili olabilen bölge.

AKSİLLA

Koltuk altı.

AKSİLENMEK

Aksileşmek, huysuzlanmak.

AKSİLİK

Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.

AKSİYOLOJİ

Değerlerin tür, ölçüt ve metafiziksel niteliğiyle ilgilenen bir felsefe kolu; etik ve estetik.

AKSİLEŞME

Aksileşmek işi.

AKSİLLARİS

Koltuk altına ait, koltuk altıyla ilgili olan.

AKSİLENME

Aksilenmek işi.

AKSİRKE

Bir çeşit üzüm.

  -   -   -  

Anlamında AKSİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKSİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖLÜNGÜ

Fraksiyon.

ÇARPIK

Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan. Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Kötü.

DİYAFON

İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç.

ÇEKİM

Çekme işi. Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon.

DOMUZ

Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan (Susacrofa domestica). Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse.

AZAMİ

En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik), maksimum, maksimal. Maksimum.

BÖLME

Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.

BÖLÜŞMEK

İki veya daha çok kimse aralarında herhangi bir şeyi paylaşmak, üleşmek, payını almak, taksim etmek.

DURAKSIZ

Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek). Hareketli, oynak. Herhangi bir durağa bağlı olarak çalışmayan (taksi).

BÖLMEK

Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek. Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak. Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak.

DAMARLI

Damarı olan. Aksi, huysuz. Damarı belirginleşmiş.

DİK

Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).

DOMUZLAŞMAK

Hainlik etmek, aksilik etmek.

BÖLÜNTÜ

Bölünmüş parça. Fraksiyon.

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

BELİT

Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, aksiyom.

AKSÜLAMEL

Tepki, reaksiyon.

DUBNİYUM

Atom numarası 105, atom ağırlığı 262 olan, 25 °C'de katı olduğu, gümüş renginde veya gri renkte olduğu tahmin edilen, kaliforniyum ile azot atomlarının reaksiyonu sonucu elde edilen yapay bir element (simgesi Db).

BÜZÜŞME

Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.

BİLAKİS

Tersine olarak, tam tersine, tersine, aksine.