Kelimeler arşivinde; içinde "aktı" olan, toplam 51 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aktı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu aktı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aktı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BIRAKTIRILABİLMEK
BIRAKTIRILABİLME
BIRAKTIRABİLMEK
BIRAKTIRABİLME
YAKTIRABİLMEK, TAKTIRABİLMEK, BIRAKTIRILMAK, BAKTIRABİLMEK
İŞBIRAKTIRMA, YAKTIRABİLME, BIRAKTIRTMAK, BIRAKTIRILMA, BAKTIRABİLME, TAKTIRABİLME
GIDAKTIRMAK, BIRAKTIRTMA, BIRAKTIRMAK, ÇAKTIRILMAK, ÇAKTIRMADAN
BAKTIRTMAK, BIRAKTIRMA, ÇAKTIRILMA, KIDAKTIMAK, ALAKTIRMAK, ALAKTIRICI, TAKTIRTMAK
BAKTIYDIN, BAKTIRTMA, BAKTIRMAK, TAKTIRTMA, YAKTIRMAK, KAKTIRMAK, TAKTIRMAK, ÇAKTIRMAK
BAKTIRMA, PANÇAKTI, YAKTILIK, KAKTIRMA, ÇAKTIRIŞ, ÇAKTIRMA, BAKTIRLI, YAKTIRMA, TAKTIRMA
FİRAKTI, FIRAKTI, AKTIREÇ, AKTIRAŞ, AKTIRAÇ
FRAKTI, TAKTIL
AKTI
AKTI
Götürü iş için verilen ücret, el emeği. Saf, masum. El emeği.
İŞBIRAKTIRMA
İlgili yasalar çerçevesinde işverenin işçileri topluca işten uzaklaştırma veya işten çıkarma kararı.
BIRAKTIRILABİLME
Bıraktırılabilmek işi.
BIRAKTIRILABİLMEK
Bıraktırılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAKTIRABİLMEK
Baktırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAKTIRABİLME
Baktırabilmek işi.
YAKTIRABİLME
Yaktırabilmek işi.
BIRAKTIRILMA
Bıraktırılmak işi.
TAKTIRABİLME
Taktırabilmek işi.
BIRAKTIRABİLME
Bıraktırabilmek işi.
TAKTIRABİLMEK
Taktırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
GIDAKTIRMAK
Birini bir şeye tiryaki etmek: Çocuğa haşhaş gabığını yidire yidire gıdaktırdınız.
BIRAKTIRABİLMEK
Bıraktırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BIRAKTIRTMAK
Bıraktırma işini yaptırmak.
BIRAKTIRILMAK
Bırakması sağlanmak.
YAKTIRABİLMEK
Yaktırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇIRAMOZ
Balıkçıların, ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.
ÇAKTIRILMA
Çaktırılmak işi.
ÇAKTIRILMAK
Çaktırma işi yapılmak.
ÇELENK
Çiçek, dal ve yapraklarla yapılmış halka. Kadınların başlarına taktıkları mücevher veya madenden yapılmış sorguç.
CAMLATMAK
Cam taktırmak.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
AĞIT
Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
ÇAKTIRMA
Çaktırmak işi.
ALINLIK
Kadınların alınlarına taktıkları altın veya gümüşten süs eşyası. Yapılarda cephe süsü.
ASKILIK
Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Asılıp saklanacak sebze, meyve. Vestiyer.
ÇIRAKMAN
Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk. Çırakma. Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş.
ÇAĞLAYAN
Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.
BAKTIRMA
Baktırmak işi.
BACAKLIK
Özellikle hokey oyuncularının dizlerine taktıkları deriden yapılmış koruyucu.
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ÇAKTIRIŞ
Çaktırma işi.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AVLAMA
Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.
ÇANGAL
Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.