Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aksi" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aksi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aksi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aksi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SEROPROFİLAKSİ, KEMOPROFİLAKSİ, ANTİANAFİLAKSİ
KEMOPROFLAKSİ
ELEKTROTAKSİ
TAŞİFİLAKSİ, PSÖDOATAKSİ, METAFİLAKSİ, HİPOGALAKSİ
ANAFİLAKSİ, TROFOTAKSİ, TERMOTAKSİ, PROFİLAKSİ, NÖROPRAKSİ, KAETOTAKSİ, HİGROTAKSİ, DİSGALAKSİ, ŞİMİOTAKSİ
OKSİTAKSİ, ZİGOTAKSİ, EKOPRAKSİ, SİTOTAKSİ, FOTOTAKSİ, PROFLAKSİ, OZMOTAKSİ, FİLOTAKSİ, MENOTAKSİ, KEMOTAKSİ, AEROTAKSİ
KRONAKSİ, AGALAKSİ, GEOTAKSİ
GALAKSİ, APRAKSİ
ATAKSİ
MAKSİ, TAKSİ
AKSİ
AKSİ
Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.
ELEKTROTAKSİ
Bir elektriksel alanda hücre ya da organizmanın hareketinin düzenlenmesi.
METAFİLAKSİ
Bir işletmeyi beklenen hastalık çıkmadan önce koruyan, işletmedeki ve işletme dışındaki diğer hayvanlara veya insanlara yatay ve dikey yayılımını engelleyen, asıl tahribatların henüz ortaya çıkmadığı zamanda bozucu faktörlere karşı kauzal etki eden ilaçların kullanılması.
ANAFİLAKSİ
Aşırı duyarlık.
HİPOGALAKSİ
Memede süt sekresyonunun azalması.
KEMOPROFİLAKSİ
İlaç veya kimyasal madde kullanarak hastalığı önleme.
PROFİLAKSİ
Korunma.
KEMOPROFLAKSİ
Sağlam kişileri maruz kaldıkları veya kalacakları enfeksiyon etkenlerine karşı korumak ve bu etkenlerin vücuda yerleşmesini engellemek amacıyla uygulanan tedavi şekli.
KAETOTAKSİ
Böceklerlerdeki kılların düzen ve sayılarının taksonomik olarak çalışılması. Özellikle Diptera dizisinde önemlidir.
SEROPROFİLAKSİ
Serumların koruyucu olarak kullanılması.
TROFOTAKSİ
Besin maddesiyle uyarılmaya verilen cevap.
NÖROPRAKSİ
Aksonal bütünlük bozulmaksızın sinirin geçici olarak işlevini yapamaması. Sinirdeki lezyon, nöronların sürekli bir zedelenmesi değil de, yalnızca basit bir zedelenme, gerilme veya distorsiyondur.
TAŞİFİLAKSİ
İlaçlara karşı çok çabuk gelişen tolerans olayı.
PSÖDOATAKSİ
Ataksi benzeri genel eş güdümsüzlük.
TERMOTAKSİ
Isı ile uyarılmaya cevap olarak hareket.
ANTİANAFİLAKSİ
Anafilaksiyi gideren, anafilaksiye karşı.
Bu bölümde tanımı içerisinde AKSİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BELİT
Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, aksiyom.
BİLAKİS
Tersine olarak, tam tersine, tersine, aksine.
ÇARPIK
Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan. Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Kötü.
BÖLMEK
Bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek. Birliğin bozulmasına yol açmak, parçalamak. Bir niceliği iki veya daha çok eşit parçaya ayırmak.
BÖLÜNGÜ
Fraksiyon.
BÖLME
Bölmek işi, ayırma, parçalama, taksim. Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi. Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde. Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk. Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler. Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer. Dört işlemden biri, taksim.
DOMUZ
Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan (Susacrofa domestica). Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse.
ÇEKİM
Çekme işi. Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon.
BÜZÜŞME
Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.
DOMUZLAŞMAK
Hainlik etmek, aksilik etmek.
AZAMİ
En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik), maksimum, maksimal. Maksimum.
DİK
Yatay bir düzleme göre yer çekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. Sert, kalın, tok (ses). Ters, aksi (söz). Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. Sert (bakış). Yatık durmayan, sert. Kaba, yersiz (davranış).
DAMARLI
Damarı olan. Aksi, huysuz. Damarı belirginleşmiş.
AKSİLEŞME
Aksileşmek işi.
AKSİLENMEK
Aksileşmek, huysuzlanmak.
AKSİLENME
Aksilenmek işi.
DİYAFON
İş yerlerinde, apartmanlarda, taksi duraklarında kısa süreli karşılıklı konuşmayı sağlayan araç.
BÖLÜNTÜ
Bölünmüş parça. Fraksiyon.
BÖLÜŞMEK
İki veya daha çok kimse aralarında herhangi bir şeyi paylaşmak, üleşmek, payını almak, taksim etmek.
AKSÜLAMEL
Tepki, reaksiyon.