Kelimeler arşivinde; içinde "abaz" olan, toplam 38 tane kelime bulunuyor. İçerisinde abaz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu abaz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında abaz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ABAZANLAŞMAK
HOKKABAZLIK, MADRABAZLIK, ABAZANLAŞMA, ABAZAMBALAK
TATABAZLIK, CURCUNABAZ
YILABAZAN, TIRABAZAN, ŞUBEDABAZ, METABAZİS, ABAZIRMAK, ABAZAMBAK, ABAZANLIK
YANGABAZ, TAKLABAZ, ŞADRABAZ, MATRABAZ, KUKLABAZ, YANKABAZ, HOKKABAZ, BEYZABAZ, MADRABAZ, ABAZIPKA, ABAZIMAK
HABAZAN, KABAZLI, MEGABAZ, DİYABAZ, ORTABAZ, ABAZACA, TOTABAZ
ABAZ
Fesatçı. İddiacı, inatçı. Dangalak. Ayı yavrusu. Şişman, etli, gürbüz.
YANGABAZ
Biçimsiz gövdeli. Kötü, kaba, aksi.
CURCUNABAZ
(Ortaoyunu) Curcuna içinde dans edip soytarılıklar yapan sivri külahlı, bazen yüzleri maskeli oyunculara verilen ad. Orta Oyunu terimi.Curcuna içinde dans eden ve gösteriler yapan sivri külâhlı, bazen yüzleri maskeli oyuncular.
TIRABAZAN
Merdiven parmaklığı. Odaları ayıran parmaklık. Trabzon.
ABAZAMBALAK
Ahmak, budala, sersem, aptal.
MADRABAZLIK
Madrabaz olma durumu. Madrabaza yakışır davranış.
ABAZANLIK
Abazan olma durumu.
ABAZIRMAK
Günlerce yorucu işlerde çalışarak takatsiz kalmak. İçi boşalmak, çürümek, koflaşmak: Şu kavak ağacı abazırmış.
TATABAZLIK
Çanak yalayıcılık, dalkavukluk.
ŞUBEDABAZ
Gözbağcılık gösteren oyuncu.
YILABAZAN
Çevik.
METABAZİS
Tedavi değişikliği, tedavi tarzını değiştirme.
ABAZAMBAK
Güldürücü ve tuhaf söz söyliyen, tuhaflık yapan. Ahmak, budala, sersem, aptal.
ABAZANLAŞMAK
Cinsel ilişkiden uzun süre uzak kalmış olmak.
HOKKABAZLIK
Hokkabazın yaptığı iş. Yalan dolanla görülen iş.
ABAZANLAŞMA
Abazanlaşmak durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ABAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖZBAĞLAMAK
İpnotizma yapmak. Hokkabazlık numarası yapmak.
LUBETBAZ
Türk seyirlik oyunlarında beceri gösteren sanatçı. Bu terimin kapsamı içine oyuncular, dansçılar, cambazlar, hokkabazlar ve çeşitli beceri sanatçıları girer. Eski Türk körmük oyunlarındaki gösteri sanatçısı. Bu terimin kapsamına oyuncular, hokkabazlar, cambazlar ve çeşitli hüneri olan kimseler girer.
ABHAZ
Kuzeybatı Kafkasya'da yaşayan bir halk, Abaza. Bu halka mensup olan kimse, Abaza.
ÜLLÜPÇÜ
Hokkabaz, dolandırıcı.
GILE
Bilgiçlik taslayan, ukalâ. Hileci. Oyuncu, hokkabaz.
GÖZBAĞCILIK
Hokkabazlık.
YABLIMAZ
Güldürücü, hokkabaz.
ABAZIMAK
Ağaç kabarmak, şişmek: Şu ağaç çok abazımış. Ağaç kocamak, meyva vermez hale gelmek: Şu ağaçtaki abazımış dalları bütün kesmeli. Yara şişmek: Ahmedin yarası gene abazımış.
HABAZ
Tokat: Osman amca Hasan'a bir habaz vurdu.
VARYETE
Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri. Varyasyon.
TASAMHARA
Abaza köylerinde kızlı erkekli yapılan toplantı.
ABHAZCA
Abhazlar tarafından kullanılan dil, Abazaca. Bu dille yazılmış olan, Abazaca.
YILANTAŞI
Kayaç yapıcı mineral grubu. ( a- krizotil (lifli serpantin), Mg6 (OH)6 (Si4On) H2O; yeşilimsi, sarımsı, çizgi ak; sertlik 2.5-4, özgül ağırlık 2.36-2.5; monoklinal. Lifli asbest olarak ültrabazik kayaçların çatlaklarında bulunur, b- Antigorit (yapraklı serpantin): Mg (OH)J(Si4Oı0); yeşil, açık yeşil, gri; çizgi ak; sertlik 3-4, özgül ağırlık, 2.55-2.58; monoklinal. Genellikle olivinin ayrışmasıyle oluşur. Kayaç: Büyük çoğunlukla yılantaşı mineralinden bileşik başkalaşma kayacı. Genellikle ültrabazik kayaçların değişmesi ve başkalaşması ile oluşur.).
KUBUZ
Dolma tabanca, çakmalık tabanca. Yalan, palavra. Palavracı, övünen kişi. Züğürt. Hokkabaz. Körüklü el armonikası, akordeon. Bir çeşit saz. Tüfeğin çakmak kısmı. Yalan, gerçek dışı.
AYARBAZ
Hokkabaz.
ŞAKŞAK
Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa. Elde oynanan büyük taneli tespih. Çocukların mısır sapından yaptıkları, ses veren bir oyuncak. Taş bilye. Kapı tokmağı. Geveze. 1.Sarı çiçekli bir bitki. 2.Dağda biten, ekşimsi, yenilebilir bir ot. 1.Değirmende buğday tanelerinin döküldüğü yer. Davar kırkmakta kullanılan makas. Değirmen çakıldağı. Tahta çalpara. Akide şekeri. İri taneli tespih. El çırpma, alkış. Değirmen deposunda tahılın bittiğini bildiren çıngırak. Değirmen taşına tahılın döküldüğü yer. Pişekâr'ın elinde bulunan, çeşitli etmenleri sağlayan çatal tahta. bk. pastav. İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda uşakların kullandığı çatal tahta. Hokkabazların dikkati çekmede kullandıkları çatal tahta. Akyüzlü soytarı'nın adaşını dövmede kullandığı, şakşak diye ses çıkaran çatal sopa. bk. pastav (TİY). Ses ile görüntü aynı zamanda alındığı durumlarda çekim tahtasına eklenen ve tahtanın kenarına çarptırılınca güçlü bir "şak" sesi çıkaran ve eşlemeyi sağlamakta kullanılan parça. Şakşağın kullanılması için şakşakçıya verilen komut. Pişekâr'ın elinde bulunan çatal tahta; şakşak diye ses verir. bk. pastav. Commedia dell'Arte'de komik uşaklar da kullanılır. İri boncuklu tespih. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç, Afşar Gelendost Isparta). Erzurum şehrinde, Tekman belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Hatay şehri, Yayladağı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
AYAZBAZ
Hokkabaz.