ABBA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "abba" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. abba ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu abba ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde abba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ABBASHALİMPAŞA

8 harfli kelimeler

ABBASGÖL, ABBASLAR, ABBASLIK

7 harfli kelimeler

ABBACIK

6 harfli kelimeler

ABBARİ

5 harfli kelimeler

ABBAĞ, ABBAK, ABBAP, ABBAS, ABBAZ

4 harfli kelimeler

ABBA

Bazı kelimelerin anlamları

ABBA

Dede, büyükbaba. Baba. Hala. Abla, büyük kız kardeş. Yabancı büyük kadın veya kız. Çocukların giydikleri konçlu ayakkabı. Bembeyaz.

ABBAZ

Beceriksiz, çekingen, pısırık.

ABBASLAR

Kahramanmaraş ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ABBACIK

Küçük abla. Tertemiz, bembeyaz.

ABBAP

Arkadaş, ahbap: Ali benim abbabımdır.

ABBARİ

Şaşma bildirir ünlem.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

ABBAK

Bembeyaz. Beyaz tenli, sarışın. Kel, saçsız: O, başı abbağın biridir. Çocuk maması. appak.

ABBASLIK

Bilecik ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ABBASGÖL

Iğdır ilinde, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ABBAĞ

Tertemiz. Telâş ünlemi: Abbağ, başıma gelenler!. Bembeyaz.

ABBASHALİMPAŞA

Eskişehir şehrinde, Çifteler ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında ABBA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ABBA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KALENDERİ

Bir halk şiiri türü. Bu şiirin, halk şairleri tarafından yapılmış bestesi. (Halk edebiyatı terimi) Saz şairleri mef'ûlü mefâilü mefâilü feûlün tartısında düzdükleri gazellere bu adı verirler. Tekke ozanlarının, düşüncelerini, dünya görüşlerini, tarikat yollarını dile getirmek amacıyla, hece ya da aruzla söyledikleri, biçimce değişik olabilen koşuklar. Saz ozanlarının "mef-ûlü mefâilü mefâilü feûlün" ölçüsünü kullanarak gazel, murabba, muhammes, müseddes biçimlerinde yazdıkları, kendine özgü bir ezgi ile okunan koşuklara halk yazınında verile ad.

HAREYÇILIH

Aracı: Asırgilnen Abbasgil döğüşende hareyçılıh elledim. Belime ele bir daş hehledi ki.

HAREMAĞASI

Eski Roma, Abbasi, Memluk ve Osmanlı saraylarında ve büyük konaklarda harem bölümünü korumak ve türlü hizmetlerini görmekle yükümlü olan erkekliği giderilmiş zenci görevli. Haremağaları şu aşamalardan geçerlerdi: en aşağı, acemi ağa, nöbet kalfası, ortanca, hasıllı ya da hasırlı, yayla başgulamı, Yenisaray başkapı gulamı. Daha da yükselebilirlerse Eskisaray başkapı gulamı ve sonunda kızlarağası olurlardı.

KARE

Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen, dördül, murabba. İskambil oyunlarında aynı türden dört kâğıdın bir araya gelmesi. Bu biçimde olan.

LABBAK

Davranışları yavaş olan kişi : Bu kadın labbağın birisi hiç yürüyemiyor.

EMİRÜLÜMERA

Osmanlılarda eyalet valileri olan beylerbeyiler için, Abbasi halifeliğinde önceleri yalnızca askeri, sonraları ise askeri ve yönetsel geniş yetkileri olan başkomutanlar için kullanılan bir san.

HABBA

Çocuk dilinde yemek: Gel yavrum habbanı ye. Çocukların kaydırak oyununda kullandıkları yassı, yuvarlak taş.

DÖRDERLİ

Dörder dörder sıralanmış. Her biri dört birimden oluşan. Her bağlamı dört dizeli bir divan koşuk biçimi. İlk bağlamı uyaklı, sonraki bağlamalarının üç dizesi da kendi aralarında uyaklı olur. Dördüncüler, birinci bağlam gibi uyaklanır (rnurabba-ı müzdeviç). Dördüncü dizeleri yinelenmiş olanlara yinelenmiş dörderli (murabba-ı mütekerrir) denir.

KARŞIDENGELEME

Bir deneylemede deneysel değişkenin uygulanmasına bağlı saptırıcı etkileri dengelemek amacıyla bu etkenin değişik rastlantılı düzenler içinde sunulmasını öngören denetim önlemi, bk. abba düzeni, deneyin denetlenmesi.

SABBA

Sabah. Sabbâ, sabbah, sıbbah.