Sonu ABAZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "abaz" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu abaz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında abaz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde abaz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

CURCUNABAZ

9 harfli kelimeler

ŞUBEDABAZ

8 harfli kelimeler

MATRABAZ, YANKABAZ, YANGABAZ, TAKLABAZ, ŞADRABAZ, KUKLABAZ, BEYZABAZ, MADRABAZ, HOKKABAZ

7 harfli kelimeler

DİYABAZ, MEGABAZ, ORTABAZ, TOTABAZ

5 harfli kelimeler

HABAZ

4 harfli kelimeler

ABAZ

Bazı kelimelerin anlamları

ABAZ

Fesatçı. İddiacı, inatçı. Dangalak. Ayı yavrusu. Şişman, etli, gürbüz.

ŞADRABAZ

Çıkardığı oyunlarla çevresindekileri oyalayan, şen.

HOKKABAZ

El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olaylar yapmayı meslek edinen kimse. Başkalarını aldatarak yalan dolanla iş gören.

TOTABAZ

Güler yüz gösteren, hoş davranan.

MEGABAZ

Nükleik asitierde 1000000 nükleotide eş değer uzunluk birimi.

ORTABAZ

Evin bir katı.

BEYZABAZ

Seyirlik oyunlarda yumurtalarla gözbağcılık ve el çabukluğu gösteren sanatçı. Yumurtalarla gözbağcılığı ve elçabukluğu yapan oyuncu.

YANKABAZ

Kötü, kaba, aksi.

CURCUNABAZ

(Ortaoyunu) Curcuna içinde dans edip soytarılıklar yapan sivri külahlı, bazen yüzleri maskeli oyunculara verilen ad. Orta Oyunu terimi.Curcuna içinde dans eden ve gösteriler yapan sivri külâhlı, bazen yüzleri maskeli oyuncular.

KUKLABAZ

Türkiye'nin gösterim geleneği içinde kukla oynatan usta. Kukla oynatan usta.

MATRABAZ

Yüksek ederden satmak amacıyla malını saklayan kimse.

TAKLABAZ

Türk seyirlik oyunlarında çeşitli taklalar atarak beceri gösteren sanatçı. Takla atarak hüner gösteren oyuncu.

ŞUBEDABAZ

Gözbağcılık gösteren oyuncu.

DİYABAZ

Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle.

YANGABAZ

Biçimsiz gövdeli. Kötü, kaba, aksi.

MADRABAZ

Hayvan, balık, sebze, meyve vb. yiyecekleri yerinden getirerek toptan satan kimse. Hile yapan kimse.

  -   -   -  

Anlamında ABAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ABAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

VARYETE

Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri. Varyasyon.

AYAZBAZ

Hokkabaz.

ŞAKŞAK

Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa. Elde oynanan büyük taneli tespih. Çocukların mısır sapından yaptıkları, ses veren bir oyuncak. Taş bilye. Kapı tokmağı. Geveze. 1.Sarı çiçekli bir bitki. 2.Dağda biten, ekşimsi, yenilebilir bir ot. 1.Değirmende buğday tanelerinin döküldüğü yer. Davar kırkmakta kullanılan makas. Değirmen çakıldağı. Tahta çalpara. Akide şekeri. İri taneli tespih. El çırpma, alkış. Değirmen deposunda tahılın bittiğini bildiren çıngırak. Değirmen taşına tahılın döküldüğü yer. Pişekâr'ın elinde bulunan, çeşitli etmenleri sağlayan çatal tahta. bk. pastav. İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda uşakların kullandığı çatal tahta. Hokkabazların dikkati çekmede kullandıkları çatal tahta. Akyüzlü soytarı'nın adaşını dövmede kullandığı, şakşak diye ses çıkaran çatal sopa. bk. pastav (TİY). Ses ile görüntü aynı zamanda alındığı durumlarda çekim tahtasına eklenen ve tahtanın kenarına çarptırılınca güçlü bir "şak" sesi çıkaran ve eşlemeyi sağlamakta kullanılan parça. Şakşağın kullanılması için şakşakçıya verilen komut. Pişekâr'ın elinde bulunan çatal tahta; şakşak diye ses verir. bk. pastav. Commedia dell'Arte'de komik uşaklar da kullanılır. İri boncuklu tespih. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç, Afşar Gelendost Isparta). Erzurum şehrinde, Tekman belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Hatay şehri, Yayladağı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ABAZANLIK

Abazan olma durumu.

KUBUZ

Dolma tabanca, çakmalık tabanca. Yalan, palavra. Palavracı, övünen kişi. Züğürt. Hokkabaz. Körüklü el armonikası, akordeon. Bir çeşit saz. Tüfeğin çakmak kısmı. Yalan, gerçek dışı.

ABHAZCA

Abhazlar tarafından kullanılan dil, Abazaca. Bu dille yazılmış olan, Abazaca.

ABAZIRMAK

Günlerce yorucu işlerde çalışarak takatsiz kalmak. İçi boşalmak, çürümek, koflaşmak: Şu kavak ağacı abazırmış.

AYARBAZ

Hokkabaz.

TASAMHARA

Abaza köylerinde kızlı erkekli yapılan toplantı.

ABHAZ

Kuzeybatı Kafkasya'da yaşayan bir halk, Abaza. Bu halka mensup olan kimse, Abaza.

ABAZANLAŞMA

Abazanlaşmak durumu.

MADRABAZLIK

Madrabaz olma durumu. Madrabaza yakışır davranış.

HOKKABAZLIK

Hokkabazın yaptığı iş. Yalan dolanla görülen iş.

ÜLLÜPÇÜ

Hokkabaz, dolandırıcı.

ABAZIMAK

Ağaç kabarmak, şişmek: Şu ağaç çok abazımış. Ağaç kocamak, meyva vermez hale gelmek: Şu ağaçtaki abazımış dalları bütün kesmeli. Yara şişmek: Ahmedin yarası gene abazımış.

GILE

Bilgiçlik taslayan, ukalâ. Hileci. Oyuncu, hokkabaz.

LUBETBAZ

Türk seyirlik oyunlarında beceri gösteren sanatçı. Bu terimin kapsamı içine oyuncular, dansçılar, cambazlar, hokkabazlar ve çeşitli beceri sanatçıları girer. Eski Türk körmük oyunlarındaki gösteri sanatçısı. Bu terimin kapsamına oyuncular, hokkabazlar, cambazlar ve çeşitli hüneri olan kimseler girer.

GÖZBAĞCILIK

Hokkabazlık.

HABAZ

Tokat: Osman amca Hasan'a bir habaz vurdu.

GÖZBAĞLAMAK

İpnotizma yapmak. Hokkabazlık numarası yapmak.