Kelimeler arşivi içinde; başında "abaz" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. abaz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu abaz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde abaz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ABAZANLAŞMAK
ABAZAMBALAK, ABAZANLAŞMA
ABAZAMBAK, ABAZANLIK, ABAZIRMAK
ABAZIMAK, ABAZIPKA
ABAZACA
ABAZAN, ABAZLI
ABAZA
ABAZ
ABAZ
Fesatçı. İddiacı, inatçı. Dangalak. Ayı yavrusu. Şişman, etli, gürbüz.
ABAZIMAK
Ağaç kabarmak, şişmek: Şu ağaç çok abazımış. Ağaç kocamak, meyva vermez hale gelmek: Şu ağaçtaki abazımış dalları bütün kesmeli. Yara şişmek: Ahmedin yarası gene abazımış.
ABAZANLIK
Abazan olma durumu.
ABAZACA
Abhazca.
ABAZA
Abhaz.
ABAZANLAŞMA
Abazanlaşmak durumu.
ABAZIPKA
Dar paçalı pantolon.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ABAZAMBAK
Güldürücü ve tuhaf söz söyliyen, tuhaflık yapan. Ahmak, budala, sersem, aptal.
ABAZIRMAK
Günlerce yorucu işlerde çalışarak takatsiz kalmak. İçi boşalmak, çürümek, koflaşmak: Şu kavak ağacı abazırmış.
ABAZLI
Ankara şehri, Balâ ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ABAZAMBALAK
Ahmak, budala, sersem, aptal.
ABAZANLAŞMAK
Cinsel ilişkiden uzun süre uzak kalmış olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ABAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞAKŞAK
Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa. Elde oynanan büyük taneli tespih. Çocukların mısır sapından yaptıkları, ses veren bir oyuncak. Taş bilye. Kapı tokmağı. Geveze. 1.Sarı çiçekli bir bitki. 2.Dağda biten, ekşimsi, yenilebilir bir ot. 1.Değirmende buğday tanelerinin döküldüğü yer. Davar kırkmakta kullanılan makas. Değirmen çakıldağı. Tahta çalpara. Akide şekeri. İri taneli tespih. El çırpma, alkış. Değirmen deposunda tahılın bittiğini bildiren çıngırak. Değirmen taşına tahılın döküldüğü yer. Pişekâr'ın elinde bulunan, çeşitli etmenleri sağlayan çatal tahta. bk. pastav. İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda uşakların kullandığı çatal tahta. Hokkabazların dikkati çekmede kullandıkları çatal tahta. Akyüzlü soytarı'nın adaşını dövmede kullandığı, şakşak diye ses çıkaran çatal sopa. bk. pastav (TİY). Ses ile görüntü aynı zamanda alındığı durumlarda çekim tahtasına eklenen ve tahtanın kenarına çarptırılınca güçlü bir "şak" sesi çıkaran ve eşlemeyi sağlamakta kullanılan parça. Şakşağın kullanılması için şakşakçıya verilen komut. Pişekâr'ın elinde bulunan çatal tahta; şakşak diye ses verir. bk. pastav. Commedia dell'Arte'de komik uşaklar da kullanılır. İri boncuklu tespih. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç, Afşar Gelendost Isparta). Erzurum şehrinde, Tekman belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Hatay şehri, Yayladağı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
HOKKABAZLIK
Hokkabazın yaptığı iş. Yalan dolanla görülen iş.
AYAZBAZ
Hokkabaz.
VARYETE
Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri. Varyasyon.
MADRABAZLIK
Madrabaz olma durumu. Madrabaza yakışır davranış.
GÖZBAĞLAMAK
İpnotizma yapmak. Hokkabazlık numarası yapmak.
YILANTAŞI
Kayaç yapıcı mineral grubu. ( a- krizotil (lifli serpantin), Mg6 (OH)6 (Si4On) H2O; yeşilimsi, sarımsı, çizgi ak; sertlik 2.5-4, özgül ağırlık 2.36-2.5; monoklinal. Lifli asbest olarak ültrabazik kayaçların çatlaklarında bulunur, b- Antigorit (yapraklı serpantin): Mg (OH)J(Si4Oı0); yeşil, açık yeşil, gri; çizgi ak; sertlik 3-4, özgül ağırlık, 2.55-2.58; monoklinal. Genellikle olivinin ayrışmasıyle oluşur. Kayaç: Büyük çoğunlukla yılantaşı mineralinden bileşik başkalaşma kayacı. Genellikle ültrabazik kayaçların değişmesi ve başkalaşması ile oluşur.).
HABAZ
Tokat: Osman amca Hasan'a bir habaz vurdu.
ABHAZ
Kuzeybatı Kafkasya'da yaşayan bir halk, Abaza. Bu halka mensup olan kimse, Abaza.
LUBETBAZ
Türk seyirlik oyunlarında beceri gösteren sanatçı. Bu terimin kapsamı içine oyuncular, dansçılar, cambazlar, hokkabazlar ve çeşitli beceri sanatçıları girer. Eski Türk körmük oyunlarındaki gösteri sanatçısı. Bu terimin kapsamına oyuncular, hokkabazlar, cambazlar ve çeşitli hüneri olan kimseler girer.
KUBUZ
Dolma tabanca, çakmalık tabanca. Yalan, palavra. Palavracı, övünen kişi. Züğürt. Hokkabaz. Körüklü el armonikası, akordeon. Bir çeşit saz. Tüfeğin çakmak kısmı. Yalan, gerçek dışı.
TASAMHARA
Abaza köylerinde kızlı erkekli yapılan toplantı.
GILE
Bilgiçlik taslayan, ukalâ. Hileci. Oyuncu, hokkabaz.
AYARBAZ
Hokkabaz.
ABHAZCA
Abhazlar tarafından kullanılan dil, Abazaca. Bu dille yazılmış olan, Abazaca.
YABLIMAZ
Güldürücü, hokkabaz.
GÖZBAĞCILIK
Hokkabazlık.
ÜLLÜPÇÜ
Hokkabaz, dolandırıcı.