Kelimeler arşivinde; içinde "tasa" olan, toplam 78 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tasa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tasa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tasa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TASARIMLAYABİLMEK
TASARIMLAYABİLME
TASARLANABİLMEK, TASARLAYABİLMEK
TASARLAYABİLME, TASARLANABİLME, UYGULAYIMTASAR, YAPITASARCILIK
TASARRUFÇULUK, TASARIMLANMAK, TASARIMSIZLIK, YERBÖLÜMTASAR, MUTASARRIFLIK
TASARIVARLIK, AYRINTITASAR, BALTASARILAR, TASARIMCILIK, TASARIMLAMAK, TASARIMLANMA
TASARLANMAK, TASARLATMAK, TASARIMLAMA, DAMALITASAR, DÖŞEMTASARI, ORTASANDIĞI, ORTASARIBEY
ÇİZİMTASAR, TASARIMSIZ, DÜZENTASAR, KONUMTASAR, TAHTASAKAL, TASAKLAMAK, TASARLATMA, TASARLAYIŞ, TASARRUFLU, MUHTASARAN, MUTASARRIF, MUTASAVVER, MUTASAVVIF, TASALANMAK, TASATLAMAK, TASARLAMAK, TASARLANIŞ, TASARLANMA, TASARRUFÇU, TASASIZLIK
TASARLAMA, TASARIMLI, TASARIMCI, YAPITASAR, TASALANMA, ATASARISI, TASAVVUFİ, TASAMHARA
TASATMAK, YÖNTASAR, MUHTASAR, TASALLUT, TASALLÜP, TASACAĞI, CIRTASAN, ATASAĞAN, ATASAGUN, TASAVVUR, TASAVVUF, TASARRUF
TASANAS, TASANNU, TASARIM, TASASIZ, TASARCI
ATASAN, TASARI, ATASAY, TASALI
TASAR, TASAK
TASA
TASA
Üzüntülü düşünce durumu, kaygı, endişe, gam. Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu.
TASARIMLANMAK
Tasarımlama işi yapılmak.
TASARLANABİLMEK
Tasarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TASARIMLAYABİLME
Tasarımlayabilmek işi.
AYRINTITASAR
Büyük ölçekli düzentasarın, bir toprak parçasında, bugünkü ve gelecek için önerilmiş yapıları ve bayındırlık etkinliklerini, taşınmazların sınırlarını, sokak ve anayol çizgilerini, ağaçları ve ağaç kümelerini gösteren, küçük ölçekteki özeti.
TASARRUFÇULUK
Birikimcilik.
TASARIMSIZLIK
Tasarımsız olma durumu.
TASARLAYABİLME
Tasarlayabilmek işi.
TASARIMLAYABİLMEK
Tasarımlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tasarımlamayı becermek.
UYGULAYIMTASAR
Bir kent ya da kasabanın düzentasarı çerçevesinde, ona uygun olarak çizilen ve yolların, yapı adacıklarının, bölgelerin ayrıntılarını, tasarlanan yapı düzenini ve uygulama için gerekli bilgileri içeren daha büyük ölçekli tasar.
TASARLANABİLME
Tasarlanabilmek işi.
TASARLAYABİLMEK
Tasarlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tasarlamayı becermek.
YERBÖLÜMTASAR
Bir kentin ya da kasabanın tümünde ya da bir bölümünde, yerbölümlemenin hangi ilkelere bağlı olarak yapılacağını, yerbölümlerin yerini ve sınırlarını gösteren harita.
YAPITASARCILIK
İnsanların yaşamasını kolaylaştırmak ve barınma, eğlenme, dinlenme, çalışma gibi eylemlerini sürdürebilmelerini sağlamak için uzamlar düzenleme sanatı ve bununla ilgili bilim dalı.
TASARIVARLIK
(Resim, Heykel) Soyut bir tasarımı kişileştiren resim ya da heykel.
MUTASARRIFLIK
Mutasarrıfın görev ve makamı. Sancak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TASA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BELİYE
Felaket, keder, tasa.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
CANAN
Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın, sevgili. Tasavvufta Tanrı.
BASEN
Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü. Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 metre derinliği olan deniz dibi.
BOHEM
Yarınını düşünmeden günü gününe tasasız, derbeder bir yaşayışı olan (kimse veya topluluk).
DİZAYNCI
Tasarımcı.
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.
DİZAYN
Tasarım.
AĞRISIZ
Ağrısı olmayan. Dertsiz, tasasız. Ağrı olmaksızın.
BÜTÇE
Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.
BETİMLEME
Tasarlama, bir şeyi sözle veya yazıyla anlatma, göz önünde canlandırma, tasvir.
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
BİYOMEDİKAL
Tıpta tanı ve tedavi amacıyla araç ve gereçlerin üretimi, tasarımı ve iletişimi ile ilgilenen mühendislik dalı. Biyoloji ve tıpla ilgili olan.
ARTIRIM
Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
DEKORATÖR
Tiyatro, opera vb. dekorlarını tasarlayan sanatçı. Bir alanı kullanım ve estetik bakımından ele alıp insanın fiziksel ve ruhsal özelliklerine uygun olarak tasarlayan kimse. İç mimar.
BİRİKTİRMEK
Toplayıp yığmak. Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek. Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
CANLANDIRIM
Ortada kalan kalıntılarına göre bir eserin ana tasarısına uygun olarak yeniden çizimi.