Kelimeler arşivinde; içinde "sol" olan, toplam 185 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sol bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sol ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sol olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAYALAKSOLAKLISI, SOLUCANYILANLARI, SOLUKBURGUMSULAR
BAŞKONSOLOSLUK, SOLUKLANDIRMAK
KONSOLİDASYON, SOLLAYABİLMEK, SOLUKLANDIRMA, SOLUKSUZLAŞMA, TELSOLUCANLAR
KONSOLOSHANE, SOLGUNLAŞMAK, MELEKŞESOLAK, SOLARİZASYON, SOLLAYABİLME, SOLUKBURGUCA, SOLUYABİLMEK, TORUNSOLAKLI
ASSOLİSTLİK, BAŞKONSOLOS, KONSOLOSLUK, SOLGUNLAŞMA, SOLUKLANMAK, SOLUKLAŞMAK, SOLUKSUZLUK, HİSSOLUNMAK, DİSSOLÜSYON, SOLAKDEMİRİ, SOLGARİPLER, SOLMAZGÜZEL, SOLUYABİLME, TELSOLUCANI, TOSBASOLUĞU
KONSOLİTÇİ, SEKSOLOJİK, SOLİDARİST, SOLİDARİZM, SOLUCANLAR, SOLUKLAMAK, SOLUKLANMA, SOLUKLAŞMA, ANİSOLOBİS, ARKOSOLYUM, HİSSOLUNMA, İNSOLASYON, OBSOLESANS, RESOLÜSYON, SOLAKLAMAK, SOLAKUŞAĞI, SOLİTARYUS, SOLUCANOTU, SOLUGANLIK, SOLUĞANLAR, SOLUĞANLIK, SOLUKSUZAT
KONSOLİDE, SEKSOLOJİ, SOLDURMAK, SOLGUNLUK, SOLİPSİZM, SOLİSTLİK, SOLUKLAMA, HAPSOLMAK, AKSOLEMMA, ASETARSOL, ÖSOLOMATA, SOLAKAŞIK, SOLAKBAŞI, SOLAKLAMA, SOLENOFAJ, SOLENOSİT, SOLOCULUK, TEBSOLMAK, TEPSOLMAK
ASSOLİST, KONSOLİT, KONSOLOS, SEKSOLOG, SOLAKLIK, SOLARYUM, SOLCULUK, SOLDURMA, SOLLAMAK, SOLLAYIŞ, SOLUKLUK, SOLUKSUZ, SOLUNGAÇ, SOLUNMAK, SOLUTMAK, TURNUSOL, GÜRSOLUK, AKSOLOTİ, AKSOLOTL, ARSOLMAK, FRANSOLA, HAPSOLMA, HİDROSOL, İSOLÖSİN, MOSOLMAK, SOLAKKÖY, SOLAKLAR, SOLKİLİT, SOLUHLUH, SOLUKGAN, Devamını Oku »»
FALSOLU, SOLLAMA, SOLUCAN, SOLUĞAN, SOLUMAK, SOLUNMA, SOLUNUM, SOLUTMA, SOLUYUŞ, ABSOLÜT, AEROSOL, AMFİSOL, BİSOLUH, BİSOLUK, SOLAĞAN, SOLAKGA, SOLAKLI, SOLAMAK, SOLANGA, SOLANİN, SOLARİS, SOLEMEK, SOLİTER, SOLKAPI, SOLOGAN, SOLOİNG, SOLUGAN, SOLUKLU, SOLUMAZ, SOLÜMEK, Devamını Oku »»
KONSOL, SOLFEJ, SOLGUN, SOLHAN, SOLİST, SOLLUK, SOLMAK, SOLOCU, SOLUMA, ABSOLÜ, KAPSOL, SOLAMA, SOLAPA, SOLATA, SOLDAN, SOLDİÇ, SOLDUŞ, SOLGAZ, SOLHUM, SOLHUN, SOLMAZ, SOSOLA
SOLAK, SOLCU, SOLMA, SOLUK, SOLUŞ, SOLAF, SOLAH, SOLAR, SOLAZ, SOLEÇ, SOLGU, SOLİÇ, SOLİD, SOLİK, SOLKU, SOLUH, SOLUM
SOLO, SOLA, SOLE, USOL
SOL
SOL
Vücutta kalbin bulunduğu tarafta olan, sağ karşıtı. Gam dizisinde fa ile la arasındaki ses. Sosyalizme yakın görüşte olan grup. Boksta sol yumrukla vuruş. Bu taraftaki yön. Peru para birimi. Bu sesi gösteren nota işareti.
KAYALAKSOLAKLISI
Kırıkkale şehri, Keskin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SOLARİZASYON
Güneş ışınlarına maruz kalma. Vücudu güneş ışınlarına maruz bırakmak suretiyle uygulanan tedavi yöntemi.
SOLUKLANDIRMAK
Soluklanma işini yaptırmak.
MELEKŞESOLAK
Sakarya şehri, Geyve belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SOLUKSUZLAŞMA
Soluklu bir abanığın soluksuz olması (SOLUKSUZLAŞMIŞ, Désaspiré).
KONSOLİDASYON
Süreletme. Firmaların tüzel kişiliklerinin ortadan kaldırılarak yeni bir tüzel kişilikte birleştirilmesi. Yapıları benzer durumda olan nesnelerin birleştirilmesi.
SOLUKBURGUMSULAR
İnce, büklümleri sık ve iki ucu sivri kıvrımkılsılar soyu.
SOLUKLANDIRMA
Soluklandırmak işi.
SOLUCANYILANLARI
(Opoterodonta), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının yılanlar (Ophidia) alt-takımına giren bir bölümü. Ağızları dardır. Kuyrukları kalın olur. Gözleri körelmiştir. Küçük boyludurlar. Zararsızdırlar. Toprakta çukur kazarlar. Kör-yılangiller (Typhlopidae) ve darağızlı-yılangiller (Glauconiidae) familyalarını içine alır.
TELSOLUCANLAR
Sindirim aygıtlarının başlangıcı körelmiş olup, gelişme evrelerinde asalak, ergin çağda özgür yaşayan yuvarlak solucanlar sınıfı.
SOLLAYABİLME
Sollayabilmek işi.
KONSOLOSHANE
Konsolosluk.
SOLGUNLAŞMAK
Solgun duruma gelmek.
SOLLAYABİLMEK
Sollama imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAŞKONSOLOSLUK
Başkonsolos olma durumu. Başkonsolosun yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARIZA
Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.
AKCİĞERLİLER
Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.
ALMAŞIK
İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif.
AĞARIK
Beyazlaşmış. Rengi solmuş.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AYVADANA
Yüksekliği 15-70 santimetre, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki (Achillea nobilis).
AYIBACAĞI
Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi.
BABAKÖŞ
Ayaksız olduğu için yılan sanılan, solucanla beslenen bir tür kertenkele (Anguis fragilis).
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
BADİKLEŞMEK
Ördek gibi sağa sol yalpa vurarak yürüme eğilimi göstermek.
ASİT
Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.
ASKARİT
Bağırsak solucanı.
AĞARMAK
Beyazlaşmak. Rengi solmak. Aydınlanmak.
ABLİ
Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
ASSOLİSTLİK
Assolist olma durumu.
ARYA
Operalarda solistlerden birinin orkestra eşliğinde söylediği, genellikle kendi içinde bütünlüğü olan parça.
ATARDAMAR
Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.