Kelimeler arşivinde; içinde "oğur" olan, toplam 93 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oğur bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu oğur ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oğur olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DOĞURGANLAŞTIRMAK
DOĞURGANLAŞTIRMA
DOĞURGANLAŞMAK, KORUDOĞURLIYAN
DOĞURGANLAŞMA, DOĞURTABİLMEK, MANTARDOĞURAN
DOĞURUVERMEK, DOĞURTUCULUK, YOĞURTÇİÇEĞİ, YOĞURABİLMEK, DOĞURABİLMEK, SOĞURUMÖLÇER, DOĞURTABİLME
DOĞURUCULUK, YOĞURTYEMEZ, DOĞURABİLME, BİROĞURTTAN, YOĞURTÇULUK, YOĞURTLAMAK, DOĞURUVERME, SOĞURGANLIK, YOĞURABİLME, YOĞURTÇULAR, DOĞURGANLIK
SOĞURLAMAK, SOĞURULMAK, YOĞURTGÜLÜ, DOĞURANLAR, YOĞURTHANE, YOĞURTLAMA
KOĞURNIAK, SOĞURMALI, OĞURCALIK, OĞURLAMAH, OĞURLAMAK, OĞURRAMAH, OĞURRAMAK, PİÇYOĞURT, SOĞURULMA, DOĞURTMAK, ÇALIYOĞUR, BOĞURTLAK, YOĞURTMAK
DOĞURUCU, ŞOĞURTLİ, OĞURTTAN, TOĞURCUN, TOĞURKAN, DOĞURTMA, DOĞURMAK, DOĞURGAN, SOĞURGAN, KOĞURSAK, ÇOĞURCUK, DOĞURGEÇ, YOĞURTLU, YOĞURTMA, YOĞURTÇU, BOĞURDAK, BOĞURMAK, BOĞURSAK, COĞURÇGA, ÇOĞURMAK, ÇOĞURTEN, YOĞURMAK, DOĞURŞAK, SOĞURMAK, SOĞURUCU
OĞURATA, GOĞURSU, DOĞURGU, DOĞURMA, SOĞURMA, KOĞURSU, DOĞURUM, OĞURALP, DOĞURUŞ, OĞURCAH, OĞURSUZ, OĞURSAK, OĞURCAK, YOĞURMA, SOĞURUŞ
YOĞURT, ŞOĞURT, OĞURLİ, OĞURHA, OĞURÇU
ÇOĞUR, GOĞUR, KOĞUR
OĞUR
OĞUR
İneklerin çiftleşmek isteme durumu : Dana uğurdadır. Döl : Bizim inek oğur aldı. Hırsız. Sıkı fıkı, dost. Uğur. Ense, baş, alında olan etbeni, ur. Samimi, içten dost. Bir şey yapabilmek için ele geçen zaman veya elverişli durum.
DOĞURUCULUK
Doğurucu olma durumu.
DOĞURTUCULUK
Sokrates'in, önceden düzenlenmiş birtakım sorularla, karşısındakinin zihninde saklı olan doğruları açığa çıkarma ve böylelikle ona gerçeği buldurma temeline dayanan öğretim yöntemine verilen ad.
SOĞURUMÖLÇER
Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt.
DOĞURGANLAŞMA
Doğurganlaşmak işi.
DOĞURUVERMEK
Ansızın doğurmak. Kolayca doğurmak.
MANTARDOĞURAN
Mantarlaşmış hücreler oluşturacak mantar tabakasını doğuran (büyütken doku).
YOĞURABİLMEK
Yoğurma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DOĞURGANLAŞMAK
Doğurgan duruma gelmek.
DOĞURGANLAŞTIRMAK
Doğurgan duruma getirmek.
DOĞURTABİLME
Doğurtabilmek işi.
YOĞURTÇİÇEĞİ
Papatya.
KORUDOĞURLIYAN
Kırılmış şişe ya da camdan yapılmış herhangi bir şeyi iyi onaran kimse.
DOĞURABİLMEK
Doğurma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DOĞURTABİLMEK
Doğurtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DOĞURGANLAŞTIRMA
Doğurganlaştırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde OĞUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOĞURGANLIK
Çok doğurma durumu, doğurgan olma durumu.
ABSORBE
Soğurma.
AĞARTI
Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.
ÇILBIR
Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü. Yulara takılan ip ya da zincir.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
ÇOBANSÜZGECİ
Yoğurt otu.
ÇALIMLIK
Yoğurt veya maya çalmaya yetecek kadar olan.
BORANİ
Pirinçli, yumurtalı, yoğurtlu ıspanak vb. sebze yemeği.
DOĞURANLAR
Hayvanların yavru doğurma yoluyla üreyen sınıfı.
ÇALACAK
Yoğurt mayası.
AĞIRAYAK
Doğurması yakın (kadın).
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
ALİNAZİK
Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılmış olan bir yemek türü.
CACIK
Yoğurt, ayran içine hıyar veya marul doğranarak yapılan, çoğu kez sarımsaklı, iştah açıcı yiyecek.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
DİŞİ
Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Kadın. Şuh, işveli, çekici. Verimli, doğurgan. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).
ÇÖKELEK
Yağı alınmış süt veya yoğurdun kaynatılmasıyla elde edilen bir peynir türü, kesik, ekşimik, torak. Tortu.
DOĞURGAN
Çok doğuran. Çok eser veren, velut. Verimli.
AYRAN
Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm. Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılmış olan içecek.