Kelimeler arşivinde; içinde "oy" olan, toplam 1382 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oy bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu oy ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oy olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KOYULAŞTIRABİLMEK, RAMBOUİLLETKOYUNU
BOYUTLANDIRILMAK, CHOLİSTANİKOYUNU, İPLİKBOYNUZLULAR, KOYULAŞTIRABİLME, STRONGİLOYİDOZİS, YİLANBOYUNGİLLER, YUKARIBOYNUYOĞUN
OYUNLAŞTIRILMAK, SOYSUZLAŞTIRMAK, AŞAĞIBOYNUYOĞUN, BOYUTLANDIRILIŞ, BOYUTLANDIRILMA, DÖNERBOYUNLULAR, GÖKÇEAĞAÇOYMAĞI, KISABOYNUZLULAR, KORYOALLANTOYİK, KÖKBOYASIGİLLER, LEİSCHMANBOYASI, MİCHAELİSBOYASI, SOYUTLAYABİLMEK, YENİBOYUNDURCAK
BOYNUZLUGİLLER, BOYUNLANDIRMAK, BOYUTLANDIRMAK, OYUNLAŞTIRILMA, SOYSUZLAŞTIRMA, SOYUTLAŞTIRMAK, APENNİNEKOYUNU, BOYATILABİLMEK, KAROTENOYİDLER, ORBİTOSFENOYİT, PORTLANDKOYUNU, SOYUTLAYABİLME, VERHOEFFBOYASI, YUMRUKOYUNCUSU
GÜVERCİNBOYNU, OYUNLAŞTIRMAK, ŞEKERCİBOYASI, BAŞBOYUNDURUK, BEKLEYEKOYMAK, BOYATILABİLME, BOYLANABİLMEK, BOYLANIVERMEK, BOYLAYABİLMEK, BOYUNÇAKALAĞI, BOYUNLANDIRMA, BOYUTLANDIRIŞ, BOYUTLANDIRMA, FINDIKLIKOYAK, HOYDURUKLAMAK, KILIÇOYUNCUSU, KOYDURABİLMEK, KOYULAŞTIRICI, KOYULAŞTIRMAK, OYALANABİLMEK, OYALAYABİLMEK, OYMATESTERESİ, OYNADIRLAIMIŞ, POYRAZDAMLARI, SAKALOYNATMAZ, SOYUTLAŞTIRMA, SOYYAPITÇILIK, TEKBOYUTLULUK, YUKARIKARABOY, YUKARIKOYUNLU
BAŞOYUNCULUK, BOYNUZLANMAK, BOYNUZLAŞMAK, BOYNUZLATMAK, BOYNUZLUTEKE, DOYGUNLAŞMAK, KOYULAŞTIRMA, OYALANDIRMAK, OYULGALANMAK, OYUNBOZANLIK, OYUNCAKÇILIK, OYUNLAŞTIRMA, ÖKSÜZDOYURAN, SOYSUZLAŞMAK, AŞAĞIKARABOY, AŞAĞIKOYUNLU, BABASOYLULUK, BAZİSFENOYİT, BEKLEYEKOYMA, BOVSKAKOYUNU, BOYANABİLMEK, BOYANIVERMEK, BOYATABİLMEK, BOYATIVERMEK, BOYAYABİLMEK, BOYAYIVERMEK, BOYİŞKENCESİ, BOYLANABİLME, BOYLANIVERME, BOYLAYABİLME, Devamını Oku »»
BOYKOTÇULUK, BOYLAMASINA, BOYNUZLAMAK, BOYNUZLANMA, BOYNUZLAŞMA, BOYNUZLATMA, BOYUTSUZLUK, DOYUMSUZLUK, DOYURUCULUK, GOYGOYCULUK, KARAKOYUNLU, KEÇİBOYNUZU, KOVBOYCULUK, KOYUNGÖBEĞİ, OYALANDIRMA, OYULGALAMAK, OYULGALANMA, POYRAZLAMAK, SOYGUNCULUK, SOYSUZLAŞMA, SOYUTLAŞMAK, TOYNAKLILAR, AKÇAKOYUNLU, ALTAİKOYUNU, ANASOYLULUK, AŞAĞIKOYMAT, ATASOYCULUK, BALLIBOYNUZ, BOYANABİLME, BOYANDIRMAK, Devamını Oku »»
BOYALANMAK, BOYASIZLIK, BOYATILMAK, BOYNUZUMSU, BOYUNDURUK, BOYUTLANMA, DOYUMLULUK, DOYURULMAK, KOÇBOYNUZU, KOYULAŞMAK, KOYULHİSAR, KOYUNCULUK, KOYUVERMEK, OYLUMLAMAK, OYNATILMAK, OYULGALAMA, OYULGANMAK, OYUNBAZLIK, POYRAZLAMA, SOYTARILIK, SOYUTÇULUK, SOYUTLAMAK, SOYUTLAŞMA, VOYVODALIK, DELİBOYNUZ, BONDKOYUNU, BOYABIÇAĞI, BOYACIOĞLU, BOYALITEPE, BOYANASICA, Devamını Oku »»
ALIKOYMAK, BAŞOYUNCU, BOYACILIK, BOYALAMAK, BOYALANMA, BOYATILMA, BOYDAŞLIK, BOYLANMAK, BOYNUZSUZ, DEVEBOYNU, DOYGUNLUK, DOYMAZLIK, DOYMUŞLUK, DOYURULMA, HOYRATLIK, KIZILBOYA, KOVBOYLUK, KOYDURMAK, KOYULAŞMA, KOYULTMAK, KOYUNGÖZÜ, KOYUNYÜNÜ, KOYUVERME, KOYVERMEK, OYALANMAK, OYLUMLAMA, OYLUMLUCA, OYMACILIK, OYMAKBAŞI, OYNATILMA, Devamını Oku »»
ALIKOYMA, BOYAHANE, BOYALAMA, BOYANMAK, BOYATMAK, BOYKOTAJ, BOYKOTÇU, BOYLAMAK, BOYLANIŞ, BOYLANMA, BOYNUZLU, BOYNUZSU, BOYUNLUK, BOYUNSUZ, BOYUTSUZ, DOYASIYA, DOYULMAK, DOYUMEVİ, DOYUMLUK, DOYUMSUZ, DOYUNMAK, DOYURMAK, DOYURUCU, GOYGOYCU, GÜROYMAK, GÜVENOYU, HOYRATÇA, KOYDURMA, KOYULMAK, KOYULTMA, Devamını Oku »»
BOYABAT, BOYAMAK, BOYANMA, BOYASIZ, BOYATMA, BOYLAMA, BOYLUCA, BOYUNCA, BOYUNLU, BOYUTLU, DOYULMA, DOYUMLU, DOYUNMA, DOYURAN, DOYURMA, DOYURUŞ, HALKOYU, KAMUOYU, KOPKOYU, KOYACAK, KOYULMA, KOYULUK, KOYUNCU, KOYUNTU, OYALAMA, OYCULUK, OYDURMA, OYLAMAK, OYLANIŞ, OYLANMA, Devamını Oku »»
BOYACI, BOYALI, BOYAMA, BOYANA, BOYDAK, BOYDAŞ, BOYKOT, BOYLAM, BOYLER, BOYNUZ, BOYSUZ, BOYUNA, DEBBOY, DOYGUN, DOYMAK, DOYMAZ, DOYMUŞ, HOYRAT, KONVOY, KOVBOY, KOYCUK, KOYGUN, KOYMAK, OTOYOL, OYLAMA, OYMACI, OYMALI, OYNAMA, OYSAKİ, OYUKLU, Devamını Oku »»
BOYAR, BOYCA, BOYLU, BOYNA, BOYOZ, BOYUN, BOYUT, DOYGU, DOYMA, DOYUM, DOYUŞ, KOPOY, KOYAK, KOYAR, KOYMA, KOYUN, KOYUT, OYACI, OYALI, OYDAŞ, OYLUM, OYMAK, OYNAK, OYNAŞ, POYRA, SOYKA, SOYLU, SOYMA, SOYUŞ, SOYUT, Devamını Oku »»
BOYA, FOYA, KOYU, OYMA, OYSA, OYUK, OYUM, OYUN, OYUŞ, SOYA, BOOY, BOYK, BOYL, GOYA, GOYİ, GOYU, HOYO, HOYU, KOYA, KOYN, OBOY, OSOY, OYAH, OYAK, OYAL, OYAN, OYAT, OYAZ, OYCU, OYÇU, Devamını Oku »»
BOY, KOY, OYA, POY, SOY, TOY, DOY, GOY, HOY, OYİ, OYN, OYU, ŞOY, VOY
OY
OY
Bir toplantıya katılanların, bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesi, rey. Bu tercihi belirten işaret, söz veya yazı. Seçimlerde kişinin herhangi bir aday veya partiye ait yaptığı tercih. Çeşitli duyguları anlatmak için kullanılan bir seslenme sözü.
SOYSUZLAŞTIRMAK
Soysuz bir duruma getirmek.
KOYULAŞTIRABİLME
Koyulaştırabilmek işi.
AŞAĞIBOYNUYOĞUN
Giresun kenti, Tirebolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIBOYNUYOĞUN
Giresun ilinde, Tirebolu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BOYUTLANDIRILMA
Boyutlandırılmak işi.
STRONGİLOYİDOZİS
İnsan ve evcil hayvanlarda Strongyloides cinsi nematodların larva ve erişkinlerinin neden olduğu pnömoni ve hafiften şiddetliye kadar değişen bir ishal gibi klinik semptomlarla belirgin enfeksiyon. Hastalık genellikle bağışıklık sistemi baskılanmış ve kortikosteroit kullanan bireylerde görülmektedir. Endojen yaşam siklusu görülen hastalarda sürekli enfeksiyonlara rastlanmaktadır.
OYUNLAŞTIRILMAK
Oyun biçimine getirilmek.
KOYULAŞTIRABİLMEK
Koyulaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOYUTLANDIRILMAK
Boyut kazanması sağlanmak.
RAMBOUİLLETKOYUNU
Fransa'da elde edilmiş, ancak bugün en çok Amerika da yetiştirilen, yapağı verim ve kalitesiyle birlikte erken gelişme ve etçilik özellikleri de iyi olan, etçi-yapağıcı tip olarak kabul edilen vücut beyaz, yüz ve bacaklar yapağıyla örtülü, koçları boynuzlu olan koyun ırkı.
YİLANBOYUNGİLLER
Kuşlar (Aves) sınıfının, kürek ayaklılar (Pelecaniformes) takımından, Afrika, Suriye ve Madagaskar'da yaşayan, suya dalıp uzun, sivri gagalarını zıpkın gibi kullanarak balık avlayan, ucu yuvarlak ve uzun kuyruklu türleri olan bir familya. Yılanboyun kuşu (Anhinga rufa) iyi bilinen türüdür.
DÖNERBOYUNLULAR
Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, kaplumbağalar (Testudinata) takımından, tatlı sularda yaşayan, boyunları dinlenme hâlinde iken içeri çekilmeyip sırt kabuğunun altına doğru kıvrılan, çamurcul kaplumbağagiller (Pelomedusidae) ve yılan boyunlu kaplumbağagiller (Chelidae) familyaları bulunan bir alt takım. (Pleurodira), familyalarını içine alır.
İPLİKBOYNUZLULAR
Gövdeleriyle birlikte bütün vücut parçaları ince uzun yapılışta olan çiftekanatlılar topluluğu. a. bk. sivrisinekler.
BOYUTLANDIRILIŞ
Boyutlandırılma işi.
CHOLİSTANİKOYUNU
Pakistan'da bulunan, kuyruğu ince-kısa, etçi yapağıcı özellikte, yapağı rengi beyaz, baş ve kulaklar ise siyah veya kahverengi renkte koyun ırkı.
Bu bölümde tanımı içerisinde OY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AFGAN
Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ABSTRAKSİYONİZM
Soyutçuluk.
ABSTRE
Soyut.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ADLANDIRMAK
Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ACEMİCE
Toyca, beceriksizce, acemicesine.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
AÇGÖZLÜLÜK
Açgözlü olma durumu, doymazlık, gözü doymazlık, harislik, tamahkârlık, tamah.