Kelimeler arşivi içinde; başında "oz" olan, toplam 71 adet kelime bulunmaktadır. oz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu oz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OZMOREGÜLASYON
OZONLAŞTIRICI
OZMORESEPTÖR, OZMOTOLERANT
OZALİTÇİLİK, OZMİYOFİLİK
OZONLAŞMAK, OZONOMETRE, OZMOMORFOZ, OZMOLARİTE, OZMOLALİTE, OZMOTERAPİ, OZONLAYICI, OZANLAŞMAK, OZONYUVARI
OZANLAMAK, OZONLAŞMA, OZMOMETRE, OZONLAMAK, OZONOSFER, OZMOFİLİK, OZMİYOFİL, OZONOSKOP, OZONÖLÇER, OZMOTAKSİ, OZANCILIK, OZANSILIK, OZANPINAR, OZANLAŞMA
OZANLAMA, OZALİTÇİ, OZONOLİZ, OZGARMAK, OZANNAMA, OZONLAMA, OZOKERİT
OZMOTİK, OZANLAR, OZANALP, OZMOLAR, OZANKÖY, OZMOFOR, OZANLIK, OZMOFİL, OZANCIK, OZANSOY
OZONÜR, OZAZON, OZANSÜ, OZANSU, OZANSI, OZANLI, OZANER, OZANCI, OZANCA, OZANAY, OZALİT
OZAÇE, OZUGA, OZMUŞ, OZMOZ, OZMOS, OZMOL, OZMAK, OZGAN
OZON, OZEK, OZAN, OZOR, OZUK
OZ
OZ
Karşı karşıya. Kez. Şiir. Öz, ana baba bir.
OZMOLALİTE
Bin gram çözücüde çözünmüş maddenin osmol-gram sayısı, ozmolal çözelti.
OZONLAŞTIRICI
Ozonlu oksijen veya hava hazırlayan alet.
OZONOMETRE
Ozonölçer.
OZONLAYICI
Ozonlama cihazı.
OZONYUVARI
Yer havayuvarında 30 km. lik yüksekliğin üstünde, sıcaklığın arttığı ve ozon (O3) moleküllerinin doğduğu katyuvarının ara katmanı.
OZONLAŞMAK
Ozon durumuna gelmek.
OZANLAŞMAK
Şairleşmek.
OZMOMORFOZ
Ozmotik basınçtaki değişme sebebiyle olan yapı ve şekildeki değişme.
OZMOLARİTE
Herhangi bir solüsyonda ozmotik olarak çözünen partiküllerin konsantrasyonu. Bir litre çözeltideki çözünen maddenin ozmol-gram sayısı, ozmolar çözelti.
OZALİTÇİLİK
Ozalitçinin yaptığı iş.
OZMOTERAPİ
Damardan hipertonik solüsyon verilerek yapılan tedavi.
OZMOREGÜLASYON
Sularda yaşayan bazı türlerin ozmotik basınçlarını çevrenin, ozmotik basıncına bağlı olmadan ayarlayabilmeleri. Sularda yaşayan bazı türlerin ozmotik basınçlarını çevrenin ozmotik basıncına bağlı olmadan ayarlayabilmeleri.
OZMİYOFİLİK
Osmiyum ve ozmik asitle kolayca boyanabilen, onlarla bağlanma eğilimi gösteren.
OZMORESEPTÖR
Çevrelerindeki ozmotik değişimlere karşı reaksiyon gösteren hücreler.
OZMOTOLERANT
Daha çok mayalar için kullanılan, yüksek şeker konsantrasyonuna dayanıklı mikroorganizmalar için kullanılan terim.
Bu bölümde tanımı içerisinde OZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFOROZLAMA
Aforozlamak işi.
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
AKDAĞMADENİ
Yozgat iline bağlı ilçelerden biri.
AKMAN
Bozulmamış, saf, temiz.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AFOROZLAMAK
Aforoz etmek, kovmak.
AĞDIRMAK
Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.
ABDESTLİ
Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
AFOROZLANMAK
Aforozlama işi yapılmak.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AFT
Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
ABANOZLAŞMA
Abanozlaşmak durumu.
AFOROZLU
Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.
AFOROZLANMA
Aforozlanmak işi.