ÖD ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "öd" olan, toplam 126 adet kelime bulunmaktadır. öd ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu öd ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öd olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÖDÜLLENDİREBİLMEK

16 harfli kelimeler

ÖDÜLLENDİREBİLME

15 harfli kelimeler

ÖDEVLENDİRİLMEK, ÖDÜLLENDİRİLMEK

14 harfli kelimeler

ÖDEVLENDİRİLME, ÖDÜLLENDİRİLİŞ, ÖDÜLLENDİRİLME

13 harfli kelimeler

ÖDEVLENDİRMEK, ÖDEYEBİLİRLİK, ÖDÜLLENDİRMEK

12 harfli kelimeler

ÖDENEKSİZLİK, ÖDEVLENDİRME, ÖDÜLLENDİRİM, ÖDÜLLENDİRME

11 harfli kelimeler

ÖDETEBİLMEK, ÖDEYEBİLMEK, ÖDEYEMEZLİK, ÖDEYİVERMEK, ÖDÜNÇLENMEK, ÖDÜNÇLERİNE, ÖDÜNÇLEŞMEK, ÖDÜRÜKLEMEK

10 harfli kelimeler

ÖDENEBİLİR, ÖDEŞTİRMEK, ÖDETEBİLME, ÖDETTİRMEK, ÖDEYEBİLME, ÖDEYİVERME, ÖDÜLLENMEK, ÖDÜNÇLEMEK, ÖDÜNÇLENME, ÖDÜNÇLEŞME, ÖDÜNSÜZLÜK, ÖDÜRLENMEK

9 harfli kelimeler

ÖDEMEZLİK, ÖDENEKLİK, ÖDENEKSİZ, ÖDEŞTİRME, ÖDETİLMEK, ÖDETTİRME, ÖDEVBİLİM, ÖDÜKLEMEK, ÖDÜNCÜLÜK, ÖDÜNÇLEME, ÖDÜNLEMEK, ÖDÜNLÜLÜK, ÖDÜNSÜZCE, ÖDÜTLEMEK, ÖDYOMETRE

8 harfli kelimeler

ÖDALACAK, ÖDEMELİK, ÖDEMİŞLİ, ÖDENEKLİ, ÖDENMEME, ÖDETİLME, ÖDETİMCİ, ÖDEYEMEZ, ÖDLEKLİK, ÖDÜÇLEME, ÖDÜNLEME, ÖDÜRTMEK

7 harfli kelimeler

ÖDEMELİ, ÖDENİLİ, ÖDENMEK, ÖDENMİŞ, ÖDEŞMEK, ÖDEŞÜYH, ÖDETİCİ, ÖDETMEK, ÖDEVCİL, ÖDEVLER, ÖDLEKÇE, ÖDLESKİ, ÖDÜKMEK, ÖDÜNCCE, ÖDÜNÇÇÜ, ÖDÜNSÜZ, ÖDÜRENK, ÖDÜRGÜÇ, ÖDÜRMEK

6 harfli kelimeler

ÖDDEYH, ÖDEBİK, ÖDEGEÇ, ÖDEKCİ, ÖDEKLİ, ÖDEKLÜ, ÖDELEK, ÖDEMEK, ÖDEMİŞ, ÖDEMLİ, ÖDENCE, ÖDENEK, ÖDENİŞ, ÖDENME, ÖDENTİ, ÖDEŞME, ÖDETME, ÖDEVLİ, ÖDEYEN, ÖDGÖNÇ, ÖDLESİ, ÖDÜLLÜ, ÖDÜNCÜ, ÖDÜNLÜ, ÖDÜRGÜ, ÖDÜRLÜ

5 harfli kelimeler

ÖDDEK, ÖDEME, ÖDGEL, ÖDGÜÇ, ÖDLEK, ÖDSEK, ÖDSÜS, ÖDÜNÇ

4 harfli kelimeler

ÖDDE, ÖDEK, ÖDEM, ÖDEN, ÖDEŞ, ÖDEV, ÖDÜÇ, ÖDÜK, ÖDÜL, ÖDÜN

3 harfli kelimeler

ÖDÜ

2 harfli kelimeler

ÖD

Bazı kelimelerin anlamları

ÖD

Safra. Öd ağacı. Bu ağacın kıyılmış parçalarından yapılan tütsü. Zaman. Asmanın budanan, işe yaramayan çubukları. Yüreklilik. Halk dilinde Safra Kesesi. Sığır. Karaciğerden salınan ve oniki-parmak bağırsağına gelerek sindirime yardım eden bir salgı.

ÖDENEKSİZLİK

Ödeneksiz olma durumu.

ÖDEYEBİLİRLİK

Bir kişi veya işletmenin vadesi dolduğunda borçlarını ödeyebilme yeteneği. İşletmenin feshi durumunda mevcut varlıklarıyla yükümlülüklerini karşılayabilme gücü.

ÖDÜLLENDİRME

Ödüllendirmek işi.

ÖDÜLLENDİRİLMEK

Ödüllendirme işi yapılmak.

ÖDÜLLENDİRİLME

Ödüllendirilmek işi.

ÖDÜLLENDİREBİLME

Ödüllendirebilmek işi.

ÖDÜLLENDİRMEK

Bir başarıyı veya bir iyiliği ödülle değerlendirmek, mükâfatlandırmak.

ÖDEVLENDİRİLME

Ödevlendirilmek işi.

ÖDETEBİLMEK

Ödetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÖDÜLLENDİREBİLMEK

Ödüllendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÖDÜLLENDİRİM

Bankalarda tasfiyeye uğramış alacaklar arasında, ödemelerini düzenli yapmış, ancak borçları ödeyememezlik durumuna düşmüş iyi niyetli borçlulara uygulanan taksit kolaylığı ile faiz ve komisyon indirimi. Vergi bağışıklığı, bir verginin kaldırılması veya dışsatımı özendirmek amacıyla bazı dışsatım mallarının vergi dışı bırakılması. Alıcıların uğrayabileceği zararı karşılamak amacıyla ya da fazla miktarda mal satınalanlara satıcının ilave olarak bedelsiz verdiği mal ya da yaptığı fiyat indirimi. Sigorta şirketinin hesap dönemlerinde, acenteden alacağı bedelin bir kısmını indirmesi.

ÖDEVLENDİRME

Ödevlendirmek işi.

ÖDEVLENDİRİLMEK

Ödevlendirme işine konu olmak.

ÖDEVLENDİRMEK

Birine ödev vermek.

ÖDÜLLENDİRİLİŞ

Ödüllendirilme işi.

  -   -   -  

Anlamında ÖD bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖD geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

AYLIKLI

Aylık alan (kimse), maaşlı. Karşılığı aylıkla ödenen.

ARDİYE

Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.

BAĞIŞIK

Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan.

AKONT

Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılmış olan kısmi ödeme.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

ARİYETEN

Eğreti olarak, ödünç olarak.

ASKER

Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.

ALINDILI

Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.

AVİSTO

Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim.

AİDAT

Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

AYLIK

Birine, görevi karşılığı olarak veya geçimi için her ay ödenen para, maaş. Bir ay içinde olan. Bir ay için. Ayda bir kez yapılmış olan veya çıkan. Belirli aydan beri var olan. Bir ay süren, mahiye.

APEL

Anonim ortaklıklarda sermaye artırımı için yapılmış olan ödeme çağrısı.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

AMORTİSMAN

Yıpranma payı. Faizin işlemesine son vermek için bir tahvilin birden ödenmesi.

AMORTİ

Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.

ARMAĞAN

Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ARİYET

Ödünçleme. Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması.