Kelimeler arşivi içinde; başında "öf" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. öf ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öf ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖFKELENEBİLMEK
ÖFKELENDİRMEK, ÖFKELENEBİLME
ÖFKELENDİRME
ÖFKESİZLİK, ÖFKESELLİK, ÖFKELENMEK
ÖFLEZİMEK, ÖFKELENME, ÖFKELENİŞ
ÖFÜRTMEK, ÖFKÜRMEK, ÖFENDİRE, ÖFELEMEK, ÖFELEMEÇ
ÖFNEZİK, ÖFKENCE, ÖFKESİZ, ÖFÜRMEK, ÖFLEZİK
ÖFKELİ, ÖFELEK
ÖFLEZ, ÖFNEK
ÖFLÜ, ÖFKE, ÖFRÜ, ÖFEK
ÖF
Usanç, bezginlik, tiksinti ve benzerleri duygular anlatan bir söz. Öf (bıkkınlık bildiren ünlem).
ÖFKELENDİRME
Öfkelendirmek işi.
ÖFÜRTMEK
Üflemek.
ÖFKÜRMEK
Tekkelerde yüksek sesle Tanrı'nın adını söylemek, zikretmek.
ÖFKESİZLİK
Öfkesiz olma durumu.
ÖFKELENME
Öfkelenmek işi.
ÖFELEMEK
Bir şeyi avuç içinde ezerek ufalamak. Ovalamak : Bu leblebileri biraz daha öfelersen kabukları çıkar. Masaj yapmak, ovmak. Hamuru yoğurup yuvarlamak, topaç yapmak. Meyveleri ağaçtan elle kopararak toplamak. Dövmek. Bir nesneyi, avuç içinde ya da iki parmak arasında ufalamak. Yeri ve zamanı değilken tartışmaya girmek. Ufalamak, bk. üfelemek. Ovalamak. Hamuru yoğurup yuvarlamak.
ÖFKELENEBİLME
Öfkelenebilmek işi.
ÖFKELENEBİLMEK
Öfkelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÖFENDİRE
Hayvanları dürtmekte kullanılan ucu bizli değnek, üvendire.
ÖFELEMEÇ
Elle ufalanmış hamurdan yapılan çorba. Ufalanmış yufka ve peynirin karıştırılmasıyla yapılan yemek. İçine ekmek ya da yufka kırıntıları karıştırıldıktan sonra topacıklar durumuna sokulan çökelekten yapılan bölgesel besin maddesi. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).
ÖFLEZİMEK
Lambanın ışığı azalmak, sönmeye yüz tutmak.
ÖFKELENMEK
Öfkeli duruma düşmek, kızmak, hiddetlenmek.
ÖFKESELLİK
Uyaranlar karşısında güç ve önemlerine uygun düşmeyecek biçimde aşırı tepki yapma eğilimi.
ÖFKELENDİRMEK
Öfkelenmesine yol açmak, kızdırmak.
ÖFKELENİŞ
Öfkelenme işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇARPMAK
Hızla değmek, vurmak. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek. Etkisiyle birdenbire hasta etmek. Kalp, hızlı hızlı vurmak. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak. Kurnazlıkla ele geçirmek. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak.
CİNLİ
İçinde cinlerin olduğuna inanılan. Öfkeli, sinirli (kimse).
ALEVLENMEK
Yanmaya başlamak. Sıcaklığı artmak. Öfkelenmek. Şiddeti artmak. Heyecanlanmak.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
DOLGUN
Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış. Çok, bol, fazla, yüksek (ücret, para vb.). Şişkin. Balıketinde. Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu.
BANGIRDAMAK
Öfkelenerek yüksek sesle bağırıp çağırmak, bangır bangır bağırmak.
BABALANMAK
Babaları tutmak, öfkelenmek. Diklenmek, kabadayıca davranmak.
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
DOLMAK
Dolu duruma gelmek. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek. Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak. Süre, hesap tamamlanmak.
FEVERAN
Fışkırma, kaynama. Birdenbire öfkelenme, köpürme, parlama.
BLÖFÇÜ
Blöf yapan kimse.
ASABİLEŞMEK
Kızmak, öfkelenmek, sinirlilik belirtileri göstermek, sinirlenmek.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
CELAL
Büyüklük, ululuk. Öfke, kızgınlık.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
DEMEVİ
Kanlı, kanı çok (kimse). Öfkeli, sinirli.
CELALLENMEK
Öfkelenmek, kızmak.
CİNLENMEK
Öfkelenmek.
ÇIKARMAK
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.