Kelimeler arşivinde; içinde "hep" olan, toplam 100 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hep bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hep ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hep olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SPLENOHEPATİTİS, HEPATOSPLENİTİS, HEPATNAVİRÜSLER, GASTROHEPATİTİS, ENTEROHEPATİTİS
HEPATOVİRÜSLER, PLÖROHEPATİTİS, HEPATOZOONOZİS, HEPATOSELLÜLER, HEPATOPANKREAS, HEPATOLİTYAZİS, HEPATOHÜCRESEL, HEPADNAVİRİDAE
EKSTRAHEPATİK, SEROHEPATİTİS, HEPATOTOKSEMİ, PERİHEPATİTİS, HEPATOKUPREİN, HEPATOBLASTOM
HEPATOTOKSİK, HEPATOTERAPİ, HEPATOTOKSİN, HEPATOPTOZİS, HEPATOPORTAL, HEPATOMEGALİ, MEGALOHEPATİ, HEPATOFLAVİN, HEPATİZASYON, HEPATOCYSTİS
MEZHEPÇİLİK, HEPATOGRAFİ, PERİHEPATİK, HEPATOJENİK, HEPATOLOJİK, HEPATEKTOMİ, HEPATİKOLOZ
HEPATOZOON, HEPATORAFİ, HEPATİCOLA, HEPATOPATİ, HEPŞELEMEK, HEPATOLOJİ
HEPÇİLLİK, HEPATOZİS, HEPTOZLAR, HEPHEPİNE, HEPÇİRMEK, HEPİLEMEK, HEPELEMEK, HEPATOSİT, HEPYÜKSEL, HEPATOLİT, HEPATİTİS, HEPATİKUS, HEPATALJİ
HEPÜCÜĞÜ, HEPYENER, HERHEPSİ, MÜZEHHEP, MEZHEPÇİ, HEPÇEKEN
HEPEDEK, HEPATİT, HEPARİN, HEPATİK, HEPATOM, HEPPİSİ, HEPİCİK, HEPENEK, HEPENGH, HEPENGİ
HEPGÜL, MERHEP, MEZHEP, HEPYEK, HEPTEN, HEPTOZ, HEPŞEN, HEPÇİL, HEPSEM, HEPENK, HEPLEM, HEPİSİ, HEPEYİ, HEPEYH, HEPİCİ, HEPCEK
HEPEK, HEPPİ, HEPAR, HEPEN, HEPER, HEPİS, HEPÜK, HEPSİ, HEPTA, HEPİT, HEPİY
HEPİ
HEP
HEP
Hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak. Sürekli olarak, her zaman, daima.
HEPATOSELLÜLER
Hepatohücresel.
HEPATNAVİRÜSLER
İnsan hepatit B virüsü ve hayvanlardaki hepatit B virüs benzeri virüsleri bünyesinde bulunduran, kısmi çift iplikli DNA genom yapısına sahip, zarflı ve yaklaşık 42 nm büyüklüğe sahip virüslerin oluşturduğu aile, Hepadnaviridae.
HEPATOZOONOZİS
Köpeklerde Hepatozoon canisin neden olduğu, Rhipicephalus sanguineus türü kenelerle bulaşan, aralıklı ateş, hafif anemi, kaslarda aşırı duyarlılık, irinli göz ve burun akıntısı, bazen ishal gibi belirtilerin görüldüğü enfeksiyöz, bazen öldürücü hastalık.
PLÖROHEPATİTİS
Karaciğere yakın göğüs zarı yangısıyla birlikte seyreden karaciğer yangısı.
SPLENOHEPATİTİS
Dalak ve karaciğerin yangısı.
HEPADNAVİRİDAE
İnsanlarda hepatit B hastalığına ve karaciğer tümörlerine sebep olan, 42 nm çapında, çift iplikli DNA içeren, kılıflı, kapsidi ikozahedral şekilli, bir virüs familyası. Hepatnavirüsler.
HEPATOLİTYAZİS
Karaciğerde ve safra kesesinde taş oluşumu.
HEPATOSPLENİTİS
Karaciğer ve dalağın yangısı.
SEROHEPATİTİS
Karaciğer serozasının yangısı.
HEPATOPANKREAS
Salyangozlarda bulunan ve trematodların sporokist evreden serker evresinea geçtiği glanduler organ. Birçok omurgasız hayvanlarda bulunan bir sindirim bezi olup yüksek yapılı hayvanlardaki karaciğer ve pankreasın görevine benzer bir görevi vardır.
EKSTRAHEPATİK
Karaciğerin dışında olan veya bulunan.
HEPATOHÜCRESEL
Karaciğer hücrelerini etkileyen veya karaciğer hücrelerine ait, hepatosellüler.
GASTROHEPATİTİS
Mide ve karaciğerin yangısı.
HEPATOVİRÜSLER
İnsan hepatitis A virüsünün de bulunduğu, Picornaviridae ailesinde bir virüs cinsi.
ENTEROHEPATİTİS
Karaciğer ve bağırsağın birlikte yangısı. Karabaş hastalığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde HEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CUMHURCA
Toplu olarak, hep birlikte.
ARYANİZM
IV. yüzyılda Arius adlı bir papazın kurduğu ve Hristiyan inanışının tersine olarak İsa'nın tanrılığını inkâr eden mezhep.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
CEMİ
Bütün, hep.
BİYOKATALİZÖR
Canlı dokuların hepsinde çok az bulunan ve hayat için gerekli kimyasal tepkimeleri uyandıran veya kolaylaştıran madde.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
CIVILDAŞMAK
Hep birden cıvıldamak.
BİLCÜMLE
Bütün, hep.
BANKO
İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
CEMAN
Toplam olarak, hepsini içine alarak.
BİRDEN
Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.
BÜTÜN
Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.
BAĞRIŞTIRMAK
Bağırmasına yol açmak, hep birden bağırtmak.
BİLUMUM
Bütün, hep, kamu, . -in hepsi.
BİRLİKTE
Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.
BENLİKÇİ
Her konuda hep kendini ileri süren, hep kendinden söz eden. Benlikçilik yanlısı olan.
BOŞALTMAK
Boş duruma getirmek. Dökmek, boca etmek. Gevşetmek, açmak. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak.
BENGİ
Sonu olmayan, hep kalacak olan, ölümsüz, ebedî. Ege ve Güney Marmara bölgesinin halk oyunlarından biri.
BENBENCİ
Kendini çok öven, hep kendinden söz eden, kibirli, gururlu.